Sadece Bir Tıkla 700 Milyar Dolarlık İsraf: İade Ekonomisi Tehlike Çanlarını Çalıyor
700 milyar dolarlık iade ekonomisi, çevrimiçi alışverişin artmasıyla büyük bir israf ve çevresel maliyet oluşturuyor.
Küresel ölçekte artan iade oranları, tek bir tıkla verilen kararların 700 milyar dolarlık bir yük oluşturmasına neden oluyor. Özellikle çevrimiçi alışverişin yaygınlaşmasıyla birlikte iade süreçlerinin hızlanması, şirketlerin maliyetlerini artırırken aynı zamanda kaynak tüketimini de büyütüyor.
İade edilen ürünler sadece ekonomik bir kayıp değil, aynı zamanda enerji ve çevre üzerinde de ciddi bir israfa yol açıyor.
Tarım yazarı Mine Ataman, Haber7’ye verdiği demeçte iade süreçlerinin görünmeyen maliyetlerini ve israfı detaylandırdı.
Tersine Lojistik 700 Milyar Dolara Ulaştı
Tarım yazarı Mine Ataman, tersine lojistik pazarının küresel çapta hızla büyüdüğünü ve ulaştığı çarpıcı boyutları verilerle ortaya koydu.
Her iade edilen ürünün sadece lojistik değil, üretim süreçlerinde kullanılan su, enerji ve karbon maliyetini de yeniden tetiklediğine dikkat çeken Ataman, “Bugün 700 milyar dolarlık bir iade ekonomisinden söz ediyoruz. 2029’da bu pazarın 954 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Ancak bu büyüme, ekonomik kazançtan ziyade israf ve çevresel maliyet anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

“İadelerin Sadece Yüzde 20’si Gerçekten Sorunlu”
Ataman, araştırmalara göre iade edilen ürünlerin yalnızca yüzde 20’sinin gerçekten kusurlu olduğunu belirtti ve şu şekilde devam etti:
“Geri kalan büyük kısmı tüketici davranışlarından kaynaklanıyor.
Markalar ücretsiz iade seçenekleri sunduğu için, tüketiciler ‘beğenmezsem iade ederim’ düşüncesine sahip oluyorlar.
Bu durum, uzun vadede kargo şirketlerinin büyümesine ve karbon emisyonunun artmasına neden oluyor.
Özellikle tekstil alanında birden fazla beden ve renk alıp denedikten sonra iade etmek yaygın bir alışkanlık haline geldi.”
ABD’de tüketicilerin yüzde 62’si bu alışkanlığı benimsemiş durumda. ABD’de internetten alınan kıyafetlerin yüzde 50’si, Almanya’da ise yüzde 41’i iade ediliyor.

“İnternet Alışverişinde Her 10 Üründen 5’i Geri Gönderiliyor”
Online alışverişin iade oranlarını ciddi şekilde artırdığına vurgu yapan Ataman, “Mağazadan alınan ürünlerde iade oranı yüzde 5 civarındayken, internet alışverişinde her 10 üründen 5’i geri gönderiliyor. Bu durum lojistik yükünü artırıyor” dedi.
ABD’de her gün yaklaşık 1 milyon iade paketi gönderiliyor ve bu, kargo ve depolama süreçlerinde büyük bir baskı yaratıyor.
“Her Yıl 4.5 Milyar Pound Ürün İsraf Ediliyor”
Mine Ataman, her yıl yaklaşık 4.5 milyar pound ürünün doğrudan çöpe gittiğini vurgulayarak, özellikle tekstil ürünlerinde bu oranın yüksek olduğunu belirtti.
Şili’deki Atacama Çölü’nün, reddedilmiş moda ürünleriyle dolu bir alan haline gelmesi bu durumun en çarpıcı örneklerinden biri. Bu durum sadece ekonomik değil, aynı zamanda çevresel bir kriz olarak karşımıza çıkıyor.

“Ücretsiz İade Tüketiciyi Teşvik Ediyor”
Ataman, şirketlerin karlarının iade oranlarından daha yavaş arttığını belirterek, “İade maliyetleri çok daha hızlı artıyor. İşletmelerin yüzde 91’inde iade oranları, gelir artışını geçmiş durumda.
Bu da lojistik giderlerini yükseltiyor ve ciddi miktarda ürünün çöpe gitmesine yol açarak şirketlere ekstra yük bindiriyor.
Markaların sunduğu ücretsiz iade politikaları, tüketici davranışlarını etkiliyor. ‘Nasıl olsa iade ederim’ düşüncesi yaygınlaştı. Bu tabloyu frenlemek için 2022’den itibaren perakendecilerin yüzde 31’i iade süreçlerinde ücret almaya başladı.
Araştırmalar gösteriyor ki, iade ücretsiz olduğunda tüketici daha kolay geri gönderiyor, yani maliyet katlanıyor. Türkiye’de birçok firma doğrudan iade yerine değişim politikası uyguluyor.
Dünyada ise iade hala ‘müşteri hakkı’ olarak görülse de, şirketler artık kargo ücretini alıcıya yükleyerek bu alışkanlığı yavaş yavaş azaltmaya çalışıyor.”
“Her Bir Paket Neredeyse Bir Ağaç”
Ambalaj atıklarının da ciddi bir sorun haline geldiğini belirten Ataman, “İnternetten yapılan alışverişler, mağazaya göre yüzde 480 daha fazla ambalaj atığı oluşturuyor. Kullanılan ambalajların yüzde 91’i geri dönüştürülemiyor. Neredeyse her bir paket için bir ağaç yok oluyor” dedi.
Mine Ataman, artan paketleme ihtiyacının ormanlar üzerindeki baskıyı da artırdığını ifade etti.
“Karbon Maliyeti 3 Milyon Araca Eşdeğer”
İade süreçlerinin karbon ayak izine de dikkat çeken Ataman, “Sadece ABD’de kıyafet iadelerinin oluşturduğu karbon emisyonu, 3 milyon aracın bir yıllık salınımına eşdeğer. Lojistik sektörü küresel emisyonların yüzde 3’ünü oluşturuyor ve iade süreçleri bu oranı her geçen gün artırıyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Milyarca Dolarlık Yük Cebimizden Çıkıyor”
Ataman, iade kültürünün sadece şirketleri değil, bütün ekonomiyi etkilediğini vurgulayarak, “700 milyar dolarlık bu yük aslında dolaylı olarak hepimizin cebinden çıkıyor. Daha yüksek fiyatlar, daha fazla vergi ve artan maliyetler olarak geri dönüyor. Bu sadece bir tüketim alışkanlığı değil, küresel bir ekonomik sorun” ifadelerini kullandı.
“Sosyal Medyadaki ‘Paket Açma’ Trendi İsrafı Körüklüyor”
Mine Ataman, sosyal medyada popüler olan “paket açma” trendine de değinerek, “İnsanlar sadece paket açmak için sipariş veriyor. Hatta takipçilerine ‘kalsın mı gitsin mi’ diye soruyorlar. Bu durum iade oranlarını daha da artırıyor. Bazı ülkeler bu içerikleri özendirici bulduğu için sınırlamaya başladı” dedi.
Ataman, tüketim alışkanlıklarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Paranız çöpe gitmesin: Gıdaya ayrılan bütçenin %30’u israf
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!