SAHA 2026'da Tedarik Zincirinin Geleceği ve Kritik Ham Maddeler Masaya Yatırıldı
SAHA 2026 Fuarı'nda kritik ham madde ve tedarik zinciri stratejileri uzmanlar tarafından masaya yatırıldı.
Avrupa ve Türkiye'nin en büyük savunma, havacılık ve uzay kümelenmesi olan SAHA İstanbul tarafından düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi'nde kapılarını açtı.
Fuar kapsamında gerçekleştirilen "Kritik Hammaddeler ve Stratejik Tedarik Zinciri Yönetimi Paneli", Anadolu Ajansı'nın (AA) Global İletişim Ortağı olarak destek verdiği etkinlikler arasında yer aldı. Panelde, TUSAŞ Motor Sanayii AŞ (TEI) Yönetim Kurulu Başkanı ve TUSAŞ Genel Müdür Yardımcısı Fahrettin Öztürk, ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Ahmet Turan Özdemir, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Başkanı Burcu Özsoy ve Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Mehmet Kul gibi önemli isimler yer aldı.
TEI Yönetim Kurulu Başkanı Öztürk, konuşmasında Türk savunma ve havacılık sanayisinin prototip aşamasından seri üretime geçtiğine dikkat çekti. Öztürk, dışa bağımlılığın azaltılmasının önemine vurgu yaparak, yerel KOBİ'lerin büyümesiyle altyapı, teknoloji ve insan kaynağı kapasitesinin artırılmasının gerekliliğini dile getirdi.
Öztürk, dünya genelinde yaşanan krizlerin ve salgınların tedarik zincirine olan etkilerini vurgulayarak, tek kaynağa bağımlılığın üretimde kesintilere neden olabileceğini belirtti. Bu sebeple, stratejik stok yönetimi ve alternatif tedarik kaynaklarının oluşturulmasının önemine değindi.
Yerlileştirmenin sınırlı kaynaklarla "maliyet etkin" ve "sürdürülebilir" bir şekilde yapılması gerektiğini söyleyen Öztürk, dijitalleşme ve yapay zekanın tedarik zincirinde etkin bir şekilde kullanılmasının Türkiye'ye büyük avantajlar sağlayacağını ifade etti.
"Dijitalleşme ve yapay zeka, karar destek mekanizmaları olarak süreçlere entegre edilmeli," diyen Öztürk, bu teknolojilerin izlenebilirliği artıracağını ve risklerin önceden analiz edilmesine olanak tanıyacağını belirtti.
Savunma sanayisindeki bağımsızlığın yalnızca üretimle değil, üretimin sürdürülebilir kılınmasıyla sağlanabileceğine dikkat çeken Öztürk, entegre bir planlama mekanizmasının önemine işaret etti ve tüm paydaşların aynı hedef doğrultusunda ilerlemesi gerektiğini söyledi.
ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Özdemir ise, savunma sanayisinde görev ve emniyet odaklı bataryalar geliştirdiklerini hatırlattı. Özdemir, uluslararası standartların pazara girişte engel teşkil edebildiğini belirterek, Türkiye'nin kendi test ve sertifikasyon süreçlerini oluşturması gerektiğini savundu.
Özdemir, Türkiye'nin ham madde saflığı ve ticari maden altyapısı konularında bazı zorluklarla karşılaştığını ifade etti. ABD ve Avrupa Birliği'nin "batarya pasaportu" uygulamalarına dikkat çeken Özdemir, stratejik platformlarda kullanılan elektrikli araç bataryalarının geri dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.
TÜBİTAK MAM Başkanı Özsoy, teknolojik erken uyarı sistemlerinin ve veri temelli izleme politikalarının önemini vurguladı. Özsoy, ithalat bağımlılığı ve risk analizleri yaparak kapsamlı risk haritaları oluşturduklarını ve küresel patent akışlarını yakından takip ettiklerini söyledi.
Özsoy, olası ham madde kesintilerine karşı laboratuvar ölçekli çözümler geliştirdiklerini ve atıkların geri kazanımının kriz anlarında stratejik bir avantaj sağladığını belirtti.
Özsoy ayrıca, dost ve müttefik ülkelerle yapılan ham madde ticareti ve ortak işletme girişimlerinin bu süreçte önemli adımlar olacağını kaydetti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!