İçeriğe geç
2 Ekim 2026, Cuma Resmî Gazete'de Bugün
DEVLET.TC Kamu İlanları · Resmî Gazete · Mevzuat
SON HABERLER
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'tan Yeni Parti'nin Genel Kurul'u Terk Etmesine Tepki İstiklal Caddesi'nde Kapkaç Yapan Şüpheli Güvenlik Güçlerince Suçüstü Yakalandı TBMM'de Yeni Yasama Yılı Dolayısıyla Resepsiyon Düzenlendi Cevdet Yılmaz, Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı ve Terörsüz Türkiye Sürecine İlişkin Açıklama Yaptı DMM, Suriye Hükümeti ve Hizbullah'ın MİT Ev Sahipliğinde Görüştüğü İddialarını Yalanladı Pegasus, Çekya Hava Yolları ve Smartwings Grubu'nun Satın Alma İşlemini Tamamladı TFF'de Bahis Soruşturması ve İstifa Dalgası: Yönetim Kurulu Düşecek mi? Ticaret Bakanı Bolat ve Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Reşetnikov Ticari İlişkileri Görüştü Cevdet Yılmaz Fon Koordinasyon Kurulu ve Terörsüz Türkiye Sürecine İlişkin Açıklama Yaptı Fon Soruşturmasında Gözaltına Alınan 8 Şüpheli İçin Tutuklama Talebi
Gündem

Sakarya'da Eşinin Vefatından Sonra 1 Çuval Unla İş Kuran Engelli Kadın 3 Çocuğunu Büyüttü

Sakarya'da yaşayan yüzde 50 engelli Muazzez Akdoğdu, eşinin vefatının ardından bir çuval unla başladığı üretimle 3 çocuğunu büyüterek hayata tutundu.

Sakarya'da Eşinin Vefatından Sonra 1 Çuval Unla İş Kuran Engelli Kadın 3 Çocuğunu Büyüttü

Sakarya'nın Serdivan ilçesi Beşevler Mahallesi'nde yaşayan 54 yaşındaki yüzde 50 engelli Muazzez Akdoğdu, 1994 yılında eşinin vefat etmesinin ardından kalan borçlar nedeniyle hapse girmesine ve büyük maddi zorluklar yaşamasına rağmen, bir çuval unla başladığı ev üretimiyle 3 çocuğunu büyüterek hayata tutundu. Kış aylarında yırtık terlikle temizlik ve yevmiyeli işlere giden Akdoğdu, evinin bir köşesinde ürettiği erişte, kuru yufka, tarhana, baklava, börek ve sarmaları satarak ailesinin geçimini sağladı.

"Engellilik Yok" Diyerek Günde 150 Gözleme Satıyor

Bugün Serdivan Köylü Pazarı'nda gözleme tezgahı işleten Akdoğdu, bir elini tam olarak kullanamamasına rağmen günde 50 ila 150 arasında gözleme satarak geçimini sürdürüyor. Fiziksel engelinin üretmeye engel olmadığını vurgulayan Muazzez Akdoğdu, "Açamadığım elimle gözleme yapıp satabiliyorum burada. Yüzde 50 engelliyim. Engelli olan kimse kendini engelli görmesin. Engellilik yok. Günlük en az 50 tane yapıyorum, bir yerden sonra saymadım. 150'yi falan bulduğu oluyor. Her gün olmuyor, keşke her gün 150 tane satsak, yanımıza 3-5 tane kadın alırız onlara da kazandırırız diye düşünüyorum. Müşterilerim çok iyi. Ben de güler yüzlü olmaya çalışıyorum. Kimisine parayı eksik veriyorum, kimisine fazla veriyorum unutkanlıktan. Müşteriler verdiğim fazla parayı geri getiriyor. Müşteri parasını ya da çantasını unutuyor ben koşarak gidip götürüyorum. Profesör bile burada defterlerini unutup gitmiş, 3 gün sonra geldi aldı. Artık müşteri demiyorum, komşu diyorum onlara. Onlar beni benimsedi, ben de onları benimsedim. Geçinip gidiyoruz" dedi.

Bir Çuval Unla Başlayan Girişimcilik Hikayesi

Eşinin kolon kanseri tedavisi gördüğünü ve ardından geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini belirten Akdoğdu, sıfırdan başlama sürecini şu sözlerle anlattı: "Eşim trafik kazasında vefat ettiğinde çalışmaya başladım. Yevmiyelere gittim, temizliğe gittim, okul işleri yaptım. Kış günleri iş olmuyordu. Ben de elime geçen hurda bir telefonla sosyal medyaya girdim. Baktım bir tane kadın bir şeyler satıyordu. Ona sordum, o bana nasıl yapılacağını anlattı. Ben de başladım; baklava, börek, sarma, erişte, tarhana... Hepsini sosyal medyaya yüklemeye başladım, beğendiler. Bu şekilde çocuklarımı okula da gönderdim, büyüttüm de. Gün geldi aç kaldık. 94 yılında eşim vefat etti. Vefat etmeden önce hastalandı, kolon kanseri oldu. Hastanelerde gezindik. Eşim ölünce ayağa kalktım. Bir çuval un aldım. Evim eskiydi ama bir köşesini temizledim. Aldığım un ile erişte yaptım, kuru yufka yaptım, tarhana yaptım. Onları sattım, o da çoğaldı. Müşteriler benimsedi, kapıma kadar geldiler. Arabam yoktu. Arabam olsa daha çok satış yapardım. İmkanım yoktu, olduğu kadar yaptım."

Eşi ölünce hayatı karardı Önce hapse girdi sonra 1 çuval unla işini kurdu: Her gün 150 tane sattım

Köydeki diğer kadınların da üretime katılması ve kendi paralarını kazanması için mücadele ettiğini aktaran Muazzez Akdoğdu, geçmişte yaşadığı zorlukları şu ifadelerle dile getirdi: "Biz kadınlarla hep konuşuyorduk. Herkes bir şeyler yapmak istiyordu ama kimsede imkan yoktu. Evlerinde reçelini yapıyorlar ama kime ne götüreceklerini bilmiyorlar. Eşleri desteklemiyor. Bir gün evde otururken elime defteri alıp köyde gezmeye çıktım. Yaparız ederiz diyen tüm kadınların isimlerini aldım. Muhtara söyledim 'Biz bir şeyler yapmak istiyoruz' dedim. 'Bize bir kooperatif kur' dedim. Köylü kadınlar olarak ürettiklerimizi Sakarya içerisinde satalım dedik, olmadı. Ben de dedim ki pazar yeri kuralım. Ben yüzde 50 engelliyim. Ben çalışabiliyorsam herkes çalışır. Eşim kaza geçirince biz çok zorluklar çektik. Gün geldi milletin kurtlu unlarını aldım, çocuklarıma yemek yaptım. Hapishanelere düştüm eşimin borcu yüzünden. Çocuklarımı okula gönderemedim. Kışın ortasında ayağımda yırtık terlik ile temizliğe ya da yevmiyeye gittim."

Kaynak: Milliyet

Etiketler kurdu hayati Gün Girdi Önce Her Eşi sonra 150 tane işini çuval unla karardı hapse ölünce sattım
Bu haberi paylaş

Gündem

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumlar moderatör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!