Sakarya'nın 2027 Sıfır Atık Hedefleri Belirlendi
Sakarya, 2027 yılına kadar sıfır atık hedeflerini belirledi. Sıfır Atık Vakfı'nın çalışmaları, ulusal politikalardan küresel sürdürülebilirlik modeline dönüşüyor.
Sakarya, Sıfır Atık Vakfı'nın "Yerelden Ulusala İsraf ve Atık" teması kapsamında düzenlediği etkinlikte, COP31 Süreci çerçevesinde Türkiye'nin çevre ve iklim değişikliği konularında önemli adımlar atmaya hazırlanıyor. Sakarya Üniversitesi'nde gerçekleştirilen çalıştayın ardından düzenlenen Sonuç Konferansı'nda, şehrin 2027 yılına kadar ulaşmayı planladığı sıfır atık hedefleri açıklandı. Bu hedeflerin koordine edilmesi için Sıfır Atık İl Koordinasyon Kurulu kuruldu ve Sakarya'nın yeni yol haritası belirlendi.
SIFIR ATIK: ULUSAL POLİTİKADAN KÜRESEL MODELE
Sıfır Atık Vakfı'nın çalışmaları, Emine Erdoğan'ın öncülüğünde yürütülen Sıfır Atık Hareketi'nin bir parçası olarak ulusal bir politikadan küresel bir sürdürülebilirlik modeline doğru genişliyor. Sakarya'da düzenlenen çalıştay, üniversiteler, yerel yönetimler ve kamu kurumlarının katılımıyla çok paydaşlı bir dönüşüm modeline dönüştü. Bu iş birliği ile Sakarya, Türkiye'nin sıfır atık alanındaki dönüşümüne katkı sağlıyor.
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Türkiye'nin sıfır atık yaklaşımının dünya genelinde kabul gördüğünü belirterek, "Sıfır Atık Hareketi artık 193 ülke tarafından benimsenmiş küresel bir yapıya dönüştü. Bu durum sadece çevresel değil, aynı zamanda ekonomik bir paradigma değişikliğini de ifade ediyor" dedi.

Konferansta paylaşılan veriler, Türkiye'nin atık yönetiminde kaydettiği ilerlemeleri gözler önüne serdi. Geri kazanım oranının 2017'de yüzde 13 iken, 2025 itibarıyla yüzde 37,5'in üzerine çıkacağı ve 90 milyon tonun üzerinde atığın ekonomiye yeniden kazandırıldığı bilgisi paylaşıldı. Sakarya'da ise depozito iade sistemi kapsamında 7 milyon içecek ambalajı toplandı ve bu sistemin yıl sonuna kadar 81 ilde yaygınlaştırılması planlanıyor.
SAKARYA'NIN DÖNÜŞÜMÜ: KAYNAK YÖNETİMİ
Sakarya'nın güçlü tarım altyapısı, sanayi kapasitesi ve turizm potansiyeline rağmen karşılaştığı sorunlar, sürdürülebilir büyüme üzerinde baskı oluşturuyor. Plansız yapılaşma, atık yönetim altyapısındaki eksiklikler ve artan nüfus gibi zorluklar, kaynakların verimli yönetilmesi gerektiğine işaret ediyor. Bu çerçevede belirlenen stratejik hedefler arasında kaynağında ayrıştırma sistemlerinin yaygınlaştırılması ve enerji verimliliği yatırımları yer alıyor.
KAMU VE ÜNİVERSİTELERDEN DESTEK
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, Türkiye'nin sıfır atık alanında önemli ilerlemeler kaydettiğini ve geri kazanım oranındaki artışın başarının göstergesi olduğunu belirtti. Depozito iade sisteminin genişletilmesi ile atık yönetiminde yeni bir aşamaya geçileceği vurgulandı.
Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, sıfır atık yaklaşımının çevresel olmanın ötesinde bir kalkınma meselesi olduğuna dikkat çekti ve yerel yönetimlerin atıkları ekonomiye kazandırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.
Sakarya Valisi Rahmi Doğan, kentin doğal kaynaklarının korunmasının önemine işaret ederek, su kaynakları ve tarım arazilerinin sürdürülebilirliğini sağlamak için çalışmaların devam ettiğini belirtti. Akademi dünyasında ise Sakarya Üniversitesi ve Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, sıfır atık yaklaşımını eğitim, araştırma ve projelerle destekliyor.
COP31 VE TÜRKİYE'NİN KÜRESEL ROLÜ
Samed Ağırbaş, COP31 sürecinin küresel ölçekteki etkilerine değinerek, "COP31 kapsamında dünyanın farklı bölgelerinde çalışmalar yürütüyoruz ve devlet dışı aktörlerin sürece katılımını artırmayı hedefliyoruz" dedi. Türkiye'nin sıfır atık vizyonunun, ekonomik ve toplumsal dönüşümün ana unsurlarından biri haline geldiği vurgulandı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!