Şanlıurfa'nın Kahramanlık Hikayesi 106. Yılında
Şanlıurfa'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 106. yıl dönümü anılırken, kentin destansı mücadelesi ve kahramanlık hikayeleri geleceğe aktarılıyor.
AA muhabirinin elde ettiği bilgilere göre, Mondros Mütarekesi'nin 7. maddesini bahane eden İngilizler, Mart 1919'da Urfa'yı işgal edip 1. Süvari Alay Komutanı Binbaşı Hüseyin Bey'den alayın şehri terk etmesini talep etti.
Yetkililere durumun bildirilmesinin ardından, subay komutasında bir süvari takımı Urfa'da bırakılarak, alay önce Karaköprü'ye, ardından Siverek'e çekildi. İngilizler, şehir merkezindeki Ermenilere özel ilgi göstererek silahlandırdı ve atış eğitimi verdi. Davranışlarından memnun olmadıkları Mutasarrıf Nusret Bey'i görevden alarak İstanbul'a sürgün edilmesini sağladılar.
İşgale karşı koymak isteyen Cumhuriyetin Kurucusu Mustafa Kemal Paşa, Urfa Müftüsü ve şehir ileri gelenlerine telgraf çekerek, bağımsızlık mücadelesinin ilk adımını attı.
Bu telgrafın ardından, Eski İdare Meclisi üyelerinden Belediye Başkanı Hacıkamilzade Hacı Mustafa Efendi, Barutçuzade Hacı İmam Efendi, tüccar Hacıkamilzade Hacı Mustafa Reşit Efendi, Mollazade Mahmut Efendi, 5. Polis Komiserliğinden ayrılan Arabi Katibizade Şakir Efendi, Güllüzade Osman Efendi, esnaftan Şellizade Ali Ağa, tüccar Nebozade Hacı İmam Efendi, Hacı Bedirağazade Halil Ağa, Jandarma Tabur Mülhakı İzmirli Adil Hulusi Efendi, takım komutanlarından Mülazımı Evvel Hüseyin Pertev Efendi ve Jandarma Çavuşu Sofizade Hacı Mustafa Çavuş bir araya gelerek bağımsızlık mücadelesinin temellerini attılar.
Yöre halkı tarafından "Onikiler" olarak anılan bu grup, işgali sona erdirmek için ant içti ve Jandarma Kumandanı Binbaşı Ali Rıza Bey başkanlığında toplanarak cemiyet kurup Sivas'taki Heyet-i Temsiliye Başkanlığı'na bildirimde bulundu.
15 Eylül 1919'da Paris'te yapılan ve "Suriye İtilafnamesi" olarak bilinen anlaşma ile Urfa ve çevresi Fransızlara devredildi. Mustafa Kemal, Urfa Müftüsü ve ileri gelenlerine "Milli direnişi genişletin. Her türlü haksızlığı protesto edin ve gerektiğinde fiilen karşı koyun." talimatını verdi. İngilizler, Ekim ayı sonunda Urfa'yı boşaltarak Fransızlara devrettiler.
Urfa Jandarma Komutanlığı görevine atanan Yüzbaşı Ali Saip Bey, Aralık ayı sonunda Urfa'ya gelerek, görüşmeler sonucunda 3 bin kişilik bir kuvvet oluşturdu. Hacı Mustafa Hacıkamiloğlu'nun başkanlığında kurulan Kuvayımilliye ordusu, 7 Şubat 1920'de şehirdeki Fransız komutana bir ültimatom vererek 24 saat içinde Urfa'yı boşaltmalarını istedi.
Fransız komutanın zaman kazanmak için verdiği yanıt ve İngilizleri devreye sokarak Osmanlı Hükümetine baskı yapmaya çalışmaları üzerine, 8-9 Şubat gecesi Fransızlara karşı saldırıya geçildi. Çarpışmalar 10 Nisan 1920'ye kadar sürdü. 10 Nisan'ı 11 Nisan'a bağlayan gece Fransız birlikleri, iki koldan Suruç yönüne doğru hareket etti.
Özveri gösteren Urfa halkı, bu tarihte birliklerinin yarısını kaybeden Fransızları şehirden çıkarmayı başardı.
Urfa Milletvekili Osman Doğan ve 17 arkadaşı, Kurtuluş Savaşı'ndaki kahramanlıklarından dolayı Urfa'nın adının "Şanlıurfa" olarak değiştirilmesi için TBMM'ye kanun teklifi sundu. Teklif, 12 Haziran 1984'te kabul edilerek yasalaştı. Urfa ilinin adının Şanlıurfa olarak değiştirilmesine dair 3020 sayılı kanun, "22 Haziran 1984 tarih ve 18439 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Kurtuluş Savaşı sırasında gösterdiği destansı mücadelelerle büyük kahramanlık sergileyen kente, 7 Nisan 2016'da TBMM Genel Kurulunda oy birliğiyle İstiklal Madalyası verildi.
Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tüm Şanlıurfalıların düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünü kutlayarak şehitlere rahmet diledi.
Gülpınar, bu destansı mücadelenin gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekerek şunları söyledi:
"Bugün bölgemizdeki şartlara baktığımızda, işgalci zihniyetlere karşı mücadele etmenin ne kadar önemli olduğunu, aradan 100 yıldan fazla geçse de zihniyetin değişmediğini açıkça görebiliyoruz. Bu İstiklal Madalyası'nı sonsuza dek korumak, muhafaza etmek ve aynı zamanda bu zihniyeti canlı tutmak büyük önem taşımaktadır. İşgalci zihniyetlere karşı bilincimizi kaybetmeden, birlik ve beraberliğimi nasıl 106 yıl önce koruduysak, bunu sonsuza dek devam ettirmemizi simgeleyen en önemli unsurlardan biri bu madalyadır."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!