Savunma Sanayiindeki Gelişmeler: Türkiye'nin Yükselen Gücü
Türkiye'nin savunma sanayisindeki gelişmeleri ve hedeflerini SAHA 2026 Fuarında ele alan Kacır, yerli üretim ve uluslararası işbirlikleriyle ilgili önemli açıklamalar yaptı.
SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, Anadolu Ajansı'nın (AA) global iletişim ortaklığında, İstanbul Fuar Merkezi'nde kapılarını ziyaretçilere açtı. Bu önemli etkinlik, 9 Mayıs'a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. {{IMG_0}}
Etkinliğin açılışında konuşan Kacır, savunma sanayisinde yalnızca büyük projelerin değil, KOBİ'lerden teknoloji girişimlerine kadar geniş bir ekosistemin varlığının önemini vurguladı. Bu çeşitlilik, Türkiye'nin ulusal güvenlik kapasitesinin temel taşlarından biri olarak görülüyor. Kacır, ülkenin güvenlik kapasitesinin yalnızca fiziksel sınırları koruma gücünden ibaret olmadığını, siber alanda ve uzayda da teknolojik üstünlüğün önem taşıdığını belirtti.
Küresel savunma harcamalarının yükseldiğine dikkat çeken Kacır, 2025 yılına kadar bu harcamaların 2,9 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini ifade etti. Jeopolitik gerilimlerin bu artışın devam edeceğine işaret ettiğini söyleyen Kacır, Türkiye'nin tam bağımsız savunma sanayisi hedefiyle hareket ettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde, AR-GE ve insan kaynağına yapılan yatırımlarla Türkiye'nin bu alanda önemli adımlar attığını vurguladı.
Kacır, Türkiye'nin savunma sanayisinde yerli üretim oranını yüzde 20'lerden yüzde 80'lerin üzerine çıkardığını ve Türk firmalarının dünya genelinde askeri insansız hava araçları pazarında önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Türkiye'nin kendi savaş gemisini tasarlayıp üretebilen 10 ülkeden biri olduğuna dikkat çekti.
Her Yıl Artan Kapasite ve Yeni Yetkinlikler
Türkiye'nin savunma sanayi ürünleri arasında KAAN savaş uçağı, Bayraktar TB3, GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN hava-hava füzeleri, Bayraktar KIZILELMA insansız savaş uçağı, ALTAY tankı ve HÜRJET gibi başarılı projelerin yer aldığını söyleyen Kacır, bu gelişmelerin ülkenin savunma yetkinliğini artırdığını belirtti.
Kacır, siyasi iradenin ve Milli Teknoloji Hamlesi'ni sahiplenen millet desteğinin, Türkiye'nin savunma sanayisindeki başarısının arkasındaki itici güçler olduğunu ifade etti. 100 bini aşkın çalışanı ve 4 bini aşkın şirketiyle Türkiye'nin, dost ve kardeş ülkelerin de güvenlik garantörü olduğunu vurguladı.
Türk firmalarının teknoloji odaklı çözümler sunduğunu, kullanıcı ülkelerin nitelikli personel ihtiyacını karşılayan eğitim programlarıyla güvenilir çözüm ortakları olduklarını dile getiren Kacır, 2002'de 248 milyon dolar olan savunma ihracatının geçen yıl 10 milyar doları aştığını belirtti. Türkiye'nin savunma ihracatında dünya genelinde 11'inci sıraya yükseldiğini ve bu ivmenin artarak devam edeceğini vurguladı.
Projeler ve Yatırımlar
Kacır, Türkiye'nin savunma sanayisinde yerli üretimin önemine değinerek, Avrupa'nın savunma ihtiyaçları karşısında Türkiye'nin önemli bir çözüm ortağı olduğunu belirtti. NATO standartlarında üretim altyapısının, Türk ürünlerinin müttefik ülkelerin platformlarına hızla entegre edilmesine imkan sağladığını ifade etti.
Kacır, 23 yılda 1112 savunma sanayisi yatırımına 460 milyar lira büyüklüğünde teşvik sağladıklarını ve TÜBİTAK destek programlarıyla 2 bin 142 projeye ve 4 bin 300 bilim insanı ile gencine 64,1 milyar lira kaynak sunduklarını belirtti.
Uzay bilimleri ve teknolojilerinde oluşturdukları birikimle uzayın sunduğu fırsatları değerlendireceklerini söyleyen Kacır, milli itki sistemine sahip uzay aracıyla Ay Programı'nın hayata geçirileceğini ve uzay limanı inşasının başladığını aktardı. {{IMG_1}}
Kacır, Türkiye'nin savunma sanayisinde söz sahibi ülkelerden biri olma kararlılığını vurgularken, 5-9 Ekim tarihlerinde Antalya'da 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nin düzenleneceğini hatırlattı.
AR-GE teşvik mekanizmasıyla Türkiye'nin üretim kapasitesini ve teknolojik derinliğini artırdıklarını belirten Kacır, Türkiye'nin imalat sanayi katma değerini 246 milyar dolara çıkardıklarını ve yeni nesil teşvik mekanizmalarıyla ülkeyi yüksek katma değerli üretimin merkezi haline getireceklerini ifade etti.
Gelecek Planları ve Sanayi Alanları
Kacır, Sanayi Alanları Master Planı ile savunma sanayi üretimini geniş bir coğrafyaya yaymayı ve Anadolu'da yeni savunma sanayii kümelenmeleri oluşturmayı hedeflediklerini belirtti. Ankara ve İstanbul'da yoğunlaşan savunma sanayi kümelenmelerinin Anadolu'nun üretim merkezlerinde çoğaltılması gerektiğini söyledi.
Savunma sanayisi hedeflerine ulaşmada kamu kurumları, özel sektör, araştırma merkezleri ve üniversiteler arasındaki işbirliğinin önemini vurgulayan Kacır, SAHA İstanbul'un bu işbirliğini güçlendiren önemli bir platform olduğunu ifade etti.
81 ilde dron üretim merkezleri kurulması çağrısını değerli bulduğunu belirten Kacır, bu sürece katkı sunmak için gerekeni yapacaklarını söyledi. Bilgi, teknoloji ve üretim kabiliyetinin paylaşıldığı ortaklıkların önemine dikkat çeken Kacır, SAHA EXPO'nun Türkiye için verimli ve ufuk açıcı bir buluşma zemini olacağını dile getirdi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!