İçeriğe geç
7 Kasım 2026, Cumartesi Resmî Gazete'de Bugün Bağımsız haber ve ilan rehberi · Resmî kurum değildir
DEVLET.TC Kamu İlanları · Resmî Gazete · Mevzuat Bağımsız haber ve ilan rehberi · Resmî kurum değildir
Gündem

Sosyal medya ve felaket kaydırmasının etkileri

Felaket haberlerine sürekli maruz kalmak, bireylerin ve toplumların psikolojik sağlığını nasıl etkiliyor? Uzmanlar, sosyal medya alışkanlıklarının bu süreci nasıl tetiklediğini değerlendiriyor.

Kısaca

  • Uzmanlar, sosyal medya alışkanlıklarının bu süreci nasıl tetiklediğini değerlendiriyor.
  • Psikiyatrist Prof. Dr. Kemal Sayar'a göre, "felaket kaydırması" olarak bilinen bu fenomen, özellikle COVID-19 pandemisi sırasında popülerlik kazanmıştır.
  • Salgınla birlikte, ölüm ve vaka sayılarının borsa endeksi gibi takip edilmesi, insanları sürekli bir stres ve korku döngüsüne sokmuştur.

Felaket Kaydırması: Sosyal Medyada Negatif İçeriklerin Yükselişi

Sosyal medya, olumsuz haberlerin hızla yayılmasına olanak tanırken, bu durumun hem bireysel hem de toplumsal psikoloji üzerindeki etkileri giderek daha fazla araştırılmaktadır.

Psikiyatrist Prof. Dr. Kemal Sayar'a göre, "felaket kaydırması" olarak bilinen bu fenomen, özellikle COVID-19 pandemisi sırasında popülerlik kazanmıştır. Salgınla birlikte, ölüm ve vaka sayılarının borsa endeksi gibi takip edilmesi, insanları sürekli bir stres ve korku döngüsüne sokmuştur.

Tehdit Algısı ve Sürekli Kortizol Salınımının Etkileri

İnsanlık, tarih boyunca çeşitli tehditlerle başa çıkmak zorunda kalmış ve bu süreçte "tehlike" algısı geliştirmiştir.

Prof. Dr. Sayar, modern çağda sürekli hale gelen felaket algısının, kortizol adı verilen stres hormonunun aşırı salgılanmasına neden olduğunu belirtmektedir.

Bu durumu, otoimmün hastalıklar ve psikosomatik rahatsızlıklarla ilişkilendiren Sayar, depresyon ve kaygı bozukluklarının da bu süreçten etkilendiğini dile getiriyor.

Enformasyon Çığının Birey ve Toplum Üzerindeki Yıkıcı Etkisi

Enformasyonun çığ gibi büyümesi, bireylerde çaresizlik ve yorgunluk hissi yaratırken, modern toplumlarda kaygı, depresyon ve yalnızlık riskini artırmaktadır.

Sayar, Byung Chul Han'ın "performans toplumu" kavramına atıfta bulunarak, bireylerin sürekli bir şeyler yapma zorunluluğu hissettiklerini ama çoğu zaman çaresiz kaldıklarını vurgulamaktadır. Bu durum, ekran sürelerinin uzaması ve uyku düzeninin bozulması gibi sorunlara yol açmaktadır.

Algoritmaların Rolü ve Negatif İçerik Döngüsü

Medipol Üniversitesi'nden Doç. Dr. İhsan Eken, sosyal medya algoritmalarının genellikle daha fazla dikkat çeken negatif içerikleri öne çıkardığını belirtmektedir.

Bu eğilim, insanların "asrın felaketi" olarak adlandırılan olayları dahi merakla takip etmelerine ve böylece ikincil travmatik stres yaşamalarına neden olmaktadır. Algoritmalar, ekonomik çıkar doğrultusunda maksimum etkileşim sağlamak için tasarlandığından, uzun vadeli kullanıcı memnuniyetine odaklanmalıdır.

Olumlu İçerikler ve Umut Kaydırması
Olumsuz içerik odaklı döngüyü kırmak için, Prof. Dr. Sayar, "umut kaydırması" kavramını önermektedir.

Bireylerin sosyal medya kullanımında dikkatli olması ve olumlu içeriklere yönelerek, medya okuryazarlığını geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Sayar, bu süreçte takip edilen hesapların seçici bir şekilde daraltılmasının önemine de değinmektedir. Medyanın, gerçeği sadece sunmakla kalmayıp toplumsal fayda çerçevesinde etik olarak da değerlendirmesi gerekmektedir. .

Kaynak: AA

Bu haber kaynak haberden yapay zekâ desteğiyle derlenmiştir. Nasıl çalışıyoruz?

Bu haberi paylaş
Devlet.TC Haber Masası

Devlet.TC Haber Masası

Bu haber, kaynağı gösterilen içerikten Devlet.TC yayın ilkelerine göre derlenmiştir. Hata bildirimi ve düzeltme talepleri için bize yazın.

Tüm yazıları görüntüle

Gündem

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayımlanmaz, yalnızca moderasyon için kullanılır. Gizlilik Politikası

Yorumlar moderatör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!