Sürat Lojistik, Teknolojiyle Donatılmış Lojistikte Geleceği İnşa Ediyor
Sürat Lojistik, otomatik depolama ve akıllı rota sistemleriyle operasyonlarını yeniden yapılandırarak, lojistik süreçlerinde verimlilik artışı sağlıyor.
Sürat Lojistik, lojistik süreçlerini optimize etmek için otomatik depolama ve akıllı rota sistemlerini kullanarak geleceğe yönelik bir dönüşüm başlatıyor. Şirketin Genel Müdürü Tarkan Türkel, "Geleceği beklemiyoruz, onu biz inşa ediyoruz" diyerek, teslimat sürelerini saatlere indirme hedeflerini vurguladı.
Lojistik, veri analizi, yapay zekâ ve sürdürülebilirlik ile yeniden şekillenirken, Sürat Lojistik 2025'te yüzde 100 büyüme hedefiyle sektörde fark yaratmayı amaçlıyor. Türkiye'nin lojistik potansiyelini yüksek teknolojiyle birleştiren şirket, süreçlerini otomasyonla daha verimli hale getiriyor.
Yapay zekâ destekli algoritmalar ve veri odaklı yönetim anlayışıyla operasyonel verimliliği artıran Sürat Lojistik, teslimat sürelerini kısaltmayı hedefliyor. Türkel, "Operasyonlarımızı algoritmalarla yönetiyoruz ve sahada aktif olarak bu sistemleri uyguluyoruz," dedi.
Lojistik sektöründeki dönüşümün iki ana trendi veri/yapay zekâ ve sürdürülebilirlik olarak tanımlanıyor. Türkel, bu dönüşümün henüz farkındalık aşamasında olduğunu belirtirken, Sürat Lojistik'in bu sistemleri aktif şekilde uyguladığını vurguladı.
Otomatik depolama sistemleri, mal kabulünden sevkiyata kadar tüm süreçlerin sensörler ve yapay zekâ destekli algoritmalarla yönetilmesine olanak tanıyor. Türkel, "Bu sistem, talebi önceden tahmin eden algoritmalarla çalışıyor ve stok yönetimini otonom hale getiriyor," dedi.
Akıllı rota sistemleri, lojistik dönüşümde önemli bir rol oynuyor. Bu sistemler, araçların en kısa sürede ve en düşük maliyetle ulaşmasını sağlıyor. Türkel, "Sistemlerimiz, hangi gün, hangi bölgede ne kadar taşıma yapılacağını hesaplıyor ve filoyu buna göre yönlendiriyor," dedi.
Türkel, akıllı sistemlere geçişle sağlanan faydaları, maliyet kontrolü, müşteri deneyimi ve operasyon yönetilebilirliği olarak özetledi. Müşteriler için şeffaflık ve güvenin arttığını belirtti.
Otomasyonun amacının insanı devreden çıkarmak değil, onları daha katma değerli işlerde kullanmak olduğunu belirten Türkel, ekiplerini veri yönetimi ve sistem kontrolü konusunda eğittiklerini söyledi.
"İnsan sezgisi ile yapay zekânın veri işleme gücünü birleştirdik," diyen Türkel, karar süreçlerinin veri odaklı hale geldiğini ve hata oranlarının azaldığını belirtti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!