Suudi Arabistan ve Türkiye Arasında Stratejik İşbirliği Gelişiyor
Suudi Arabistan Sanayi Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Türkiye ile sanayi ve madencilik alanlarındaki stratejik ilişkileri özetledi.
Suudi Arabistan Sanayi ve Madencilik Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, OECD'nin Yükselen Piyasalar Forumu kapsamında düzenlenen Kritik Mineraller Forumu'na katılmak üzere İstanbul'u ziyaret etti. Bu vesileyle Anadolu Ajansı'na özel açıklamalarda bulunan Hureyf, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin özellikle sanayi ve madencilik alanlarında özel bir yere sahip olduğunu vurguladı.
Bakan Hureyf, iki ülke arasındaki işbirliği fırsatlarına değinerek, Türkiye'nin sanayi stratejisinde belirlediği hedef sektörlerde önemli potansiyel barındırdığını ifade etti. Ayrıca, Türkiye ile demiryolu bağlantı projesinin, bölgenin karşılaştığı zorluklara karşı rekabetçi bir çözüm sunabileceğini belirtti.
İşbirliğinin önemine dikkat çeken Hureyf, madencilik sektöründe büyük fırsatlar bulunduğunu söyledi. Günümüz dünyasının madenlere olan acil ihtiyacını vurgulayarak, bu ihtiyacın karşılanmasında ülkeler arası işbirliğinin hayati önem taşıdığını ifade etti. Hureyf, doğal kaynakların ve ara sanayilerin bu işbirliği sayesinde daha etkin kullanılabileceğini belirtti.
Bakan Hureyf, bölgedeki krizlerin lojistik çözümler ve ulaşım hizmetleri açısından stratejik etkiler oluşturduğuna değindi. İran savaşı sırasında yaşananların, Kovid-19 sürecinde olduğu gibi, bölge için yeni fırsatlar doğurduğunu söyledi. Suudi Arabistan’ın bu dönemde ilaç sanayisinde önemli gelişmeler kaydettiğini hatırlattı.
Sanayi sektörü hakkında değerlendirmelerde bulunan Hureyf, petrol dışı ihracatın Suudi Arabistan Vizyonu 2030'un başarısının önemli bir göstergesi olduğunu belirtti. Bugün sanayi sektöründe atılan adımların meyvelerini ihracat yoluyla almaya başladıklarını ifade etti.
Hureyf, küresel pazarlara yönelik ihracatın rekabetçi ürünler gerektirdiğini belirterek, Suudi Arabistan'ın sanayi stratejisi sayesinde hem yerel hem de uluslararası düzeyde önemli yatırımlar çekmeyi başardığını söyledi. Büyük şirketlerin Suudi Arabistan’ı yatırım için cazip bir yer olarak gördüğünü vurguladı.
Madencilik sektörüne değinen Hureyf, bu alanın Vizyon 2030 kapsamında umut vadeden bir sektör haline geldiğini ve başlangıçta ciddi yatırım eksiklikleri olduğunu belirtti.
Doğal kaynakların birçok ülkede bulunduğunu ancak bunların işlenebilmesi için gerekli ekonomik altyapının önemini vurgulayan Hureyf, teknoloji, sistem ve mevzuat istikrarının bu kaynakların sanayiye kazandırılmasında kritik rol oynadığını ifade etti.
Bu sektörü desteklemek için düzenlenen Uluslararası Madencilik Konferansı'nın, hükümetler, büyük madencilik şirketleri, finans kuruluşları ve akademisyenleri bir araya getirerek önemli bir platform oluşturduğunu söyledi.
Mevzuatın yatırımcıların karşılaştığı zorlukları aşmada ve lisans sürelerini kısaltmada kolaylık sağladığını dile getiren Hureyf, Suudi Arabistan'ın bu alanda bir model oluşturduğunu ve bu deneyimin diğer ülkelere de fayda sağlayabileceğini belirtti.
Veliaht Prens Muhammed bin Selman liderliğinde yürütülen Beşeri Kapasiteyi Geliştirme Programı kapsamında eğitim ve yurt dışı eğitim imkanlarının genişletildiğini aktaran Hureyf, bu programın ülkede bilgi ve beceri düzeyini artırmayı hedeflediğini söyledi.
"Geleceğin Fabrikaları" programıyla tesislerin yapay zeka ve sanayideki yeni devrimlere uyumlu hale getirildiğini belirten Hureyf, bu dönüşümün gençler için yeni iş imkanları yaratacağını vurguladı.
Suudi Arabistan Vizyonu 2030'un 2026 itibarıyla üçüncü aşamasına geçeceğini dile getiren Hureyf, bu aşamanın ülkenin ekonomik çeşitliliğini zirveye taşıyacağını kaydetti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!