Terörsüz Türkiye İçin Tarihi Adım: Meclis Onayladı, Gözler Sahadaki Kritik Süreçte
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Meclis'ten geçti. TSK, Jandarma ve MİT koordinasyonunda sahada yeni bir dönem başlıyor.
AYDIN HASAN / ANKARA - Türkiye’nin terörle mücadelesinde tarihi bir dönüm noktası yaşanıyor. "Terörsüz Türkiye" vizyonunun yasal zeminini oluşturan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Bu tarihi gelişmenin ardından gözler, sahada yürütülecek olan çok boyutlu, sabır ve hassasiyet gerektiren operasyonel sürece çevrildi. Terörün tamamen bitirilmesinde bugüne kadar cansiperane görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Jandarma ve istihbarat birimleri; bundan sonraki süreçte PKK/KCK terör örgütü ile bağlantılı tüm yapıların fiili varlığına son verdiğini ve ellerindeki silah ile mühimmatı teslim ettiğini resmi olarak tespit etmekle görevlendirildi.
47 Yıllık Kanlı Terör Geçmişi ve Mücadelenin Ağır Bilançosu
Temelleri 1978 yılında Diyarbakır'ın Lice ilçesine bağlı Fis köyünde Abdullah Öcalan liderliğindeki 21 kişilik bir grup tarafından atılan bölücü terör örgütü PKK, 47 yıllık kanlı tarihin ardından geçtiğimiz yılın mayıs ayında kendini feshetme ve silah bırakma kararı aldığını duyurmuştu. İlk silahlı eylemini 15 Ağustos 1984 tarihinde Siirt'in Eruh ve Hakkari'nin Şemdinli ilçelerinde gerçekleştiren örgüte karşı Türkiye, 42 yıldır kesintisiz bir mücadele yürütüyor. Bu süre zarfında vatan savunmasında şehit düşen güvenlik güçlerimizin ve hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 15 bine yaklaştı. Kararlı operasyonlar neticesinde etkisiz hale getirilen PKK'lı terörist sayısı 50 bini aşarken, 12 binden fazla terörist ise sağ ya da yaralı olarak yakalandı. Böylece etkisiz hale getirilen toplam terörist sayısı yaklaşık 75 bin dolayına ulaştı. Kırk yılı aşan bu süreç, Türkiye ekonomisine ve Doğu ile Güneydoğu Anadolu bölgelerinin kalkınmasına da çok büyük darbeler vurdu.
Türkiye, terörle mücadele stratejisinde 2015 yılında köklü bir konsept değişikliğine gitti. Güvenlik güçlerinin yurt içinde gerçekleştirdiği sınır ötesi kalitedeki nokta operasyonlarla terör örgütünün "hendek-çukur" stratejisi tamamen çökertildi. Aynı yılın sonbaharında örgütün kırsal alandaki varlığını hedef alan geniş kapsamlı operasyonlar başlatıldı ve terörist unsurlar Türkiye sınırlarının dışına süpürüldü.
Sınır Ötesi Operasyonlar ve MİT Koordinasyonundaki Yeni Dönem
Yurt içinde sağlanan huzur ortamının ardından tehdidi kaynağında yok etmek amacıyla Irak'ın kuzeyinde kararlı adımlar atıldı. 2019 ile 2021 yılları arasında başarıyla icra edilen Pençe 1, Pençe 2, Pençe 3, Pençe Kartal 1, Pençe Kartal 2 ve Pençe Kaplan operasyonları, terör örgütüne ağır darbeler indirdi. Bu harekatlar zincirinin son halkası ise 17 Nisan 2022'de başlatılan Pençe Kilit Operasyonu oldu. Bu operasyon sayesinde özellikle Zap bölgesindeki terör yuvaları yerle bir edilerek TSK tarafından bölgede tam bir alan hakimiyeti kuruldu.
Askeri kaynaklar, sınır hattındaki mağara ve sığınaklarda sıkışan az sayıda terörist kaldığını değerlendiriyor. Örgütün ana omurgası ve yönetici kadroları ise Kandil, Sincar, Mahmur ve Süleymaniye kırsalında varlığını sürdürmeye çalışıyor. Irak'ın kuzeyindeki toplam terörist varlığının 3 bin ile 3 bin 500 civarında olduğu tahmin ediliyor.
Terör örgütünün fesih kararının ardından silah bırakma ve teslim olma süreçlerinin yönetimi, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) koordinasyonuna verilmişti. Çerçeve yasanın Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle birlikte hızlıca bir "Takip ve Koordinasyon Kurulu" kurulacak. Silahların teslim alınması ve doğrulanması süreci sahadaki MİT koordinesinde zamana yayılarak titizlikle yürütülecek. Güvenlik birimlerince hazırlanacak tespit raporları Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantılarında değerlendirilecek. MGK'nın teyit kararının Resmi Gazete'de ilan edilmesinin ardından ise hükümlerin infazının ertelenmesi dahil yasal prosedürler devreye sokulacak.
Meclis Tarihinin En Yüksek Kabul Oylarından Biri: Siyasi Partilerin Tutumu
AYŞEGÜL KAHVECİOĞLU / ANKARA - Terörsüz Türkiye hedefine giden yolda tarihi bir dönemeç olan bu yasa, parlamento tarihinin en yüksek uzlaşı ve kabul oyu alan düzenlemelerinden biri olarak kayıtlara geçti. Yapılan oylamada kullanılan 467 kabul oyunun 367'si, sürecin öncüsü konumundaki AK Parti, MHP ve DEM Parti sıralarından geldi. AK Parti grubunda bulunan 277 milletvekilinin 268'i oylamaya katılarak firesiz "kabul" oyu verdi. MHP'de ise 46 milletvekilinin 44'ü salonda yer alarak yasaya destek verdi. Böylece Cumhur İttifakı toplamda 312 oyla tasarının arkasında durdu. Düzenlemeyi "yetersiz" bulduğunu belirten DEM Parti de oylamada blok hareket etti; rahatsızlığı nedeniyle katılamayan 1 vekil hariç 55 milletvekili "kabul" oyu kullandı.
Muhalefet kanadında ise farklı refleksler öne çıktı. İYİ Parti, 29 milletvekiliyle oylamaya katılarak blok halinde "ret" oyu verdi. TBMM'de 91 sandalyesi bulunan YENİ Parti'de ise bölünme yaşandı; vekillerden 35'i "kabul" oyu kullanırken, 54'ü tercihini "ret" yönünde yaptı, 2 milletvekili ise oylamaya katılmadı.
Oylamadaki en çok konuşulan tablolardan biri de ana muhalefet partisi CHP'de yaşandı. 45 milletvekiline sahip CHP grubunda 14 milletvekili oylamaya katılmadı. Sandığa giden 31 milletvekilinden 29'u "kabul" oyu verirken, 2 milletvekili "ret" oyu kullandı. Parti yönetiminin yasa tasarısına "kabul" oyu verileceğini açıklamasına rağmen, grup üyelerinin yaklaşık üçte birinin oylamaya katılmaması, parti içindeki siyasi dağınıklığın ve fikir ayrılıklarının devam ettiği şeklinde yorumlandı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!