Trump'tan Hürmüz Boğazı İçin Radikal Plan: Kontrolü Ele Geçirip Ücret Alacağız
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü üstleneceklerini ve güvenliği sağlama karşılığında gemilerden ücret alacaklarını açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump, Washington ile Tahran hattında askeri gerilimin tırmandığı bir süreçte, küresel enerji koridoru Hürmüz Boğazı'nın yönetimine dair ezber bozan bir çıkış yaptı. Fox News kanalına telefonla bağlanan Trump, ABD’nin stratejik boğazın kontrolünü tamamen eline alacağını öne sürerek, "Boğazın kontrolünü elimize geçireceğiz ve muhtemelen biz yöneteceğiz. Boğazın koruyucusu olacağız. Belki de kendimize boğazın koruyucu meleği diyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Trump, Washington’un yaklaşık yarım asırdır bu bölgede güvenliği bedelsiz sağladığını iddia ederek, bundan sonra boğazdan geçecek gemilerden maddi karşılık talep edeceklerini açıkladı. "Boğazı yıllarca karşılıksız koruduk. Artık bundan para kazanacağız" diyen ABD Başkanı, bu ödemelerin hangi yasal zemin çerçevesinde tahsil edileceğine dair ise somut bir detay sunmadı.
Hürmüz Boğazı'nda ABD ve İran Arasında Egemenlik Mücadelesi
Trump’ın bu çarpıcı çıkışı, iki ülkenin de Hürmüz Boğazı üzerinde egemenlik hakkı iddia ettiği kritik bir konjonktürde gerçekleşti. Tahran yönetimi, boğazdaki deniz trafiğini kontrol etme ve geçiş yapan gemilerden vergi ya da ücret alma hakkının kendisinde olduğunu savunuyor. Buna karşın Washington, uluslararası hukukun garanti altına aldığı seyrüsefer serbestisini öne sürerek İran'ın bu tezlerini kesin bir dille reddediyor.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) da konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın küresel ekonomi için vazgeçilmez bir su yolu olduğunu vurgulayarak, "İran boğazı kontrol etmiyor" değerlendirmesinde bulundu. Savaş öncesi dönemde dünya genelindeki deniz yolu petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatının yaklaşık yüzde 20’sinin gerçekleştirildiği bu stratejik rota, son dönemdeki çatışmalar ve azalan gemi trafiği nedeniyle küresel enerji piyasalarında ciddi endişelere ve petrol fiyatlarının dalgalanmasına yol açıyor.
Trump'tan Tahran'a Sert Suçlamalar ve Çatışma Sinyali
Açıklamalarında İran yönetimine yönelik oldukça sert bir üslup benimseyen Donald Trump, İranlı yetkilileri "kötü insanlar" olarak tanımladı ve ülkenin ABD operasyonları neticesinde çok ağır darbeler aldığını iddia etti. Eski ABD başkanları Barack Obama ve Joe Biden dönemlerini de hedef alan Trump, bu yönetimlerin pasif politikaları yüzünden İran'ın nükleer silaha ulaşmaya "dakikalar kalacak kadar" güçlendiğini öne sürdü.
Son günlerde ABD ordusu ile İran Devrim Muhafızları arasında tırmanan karşılıklı misillemeler, Hürmüz Boğazı'nı adeta sıcak çatışmanın merkez üssü haline getirdi. ABD, İran’a ait radar sistemlerini, hava savunma mekanizmalarını, füze ve insansız hava aracı (İHA) üsleri ile deniz araçlarını vurduğunu açıklarken; İran ise Körfez ülkelerinde konuşlu ABD askeri tesislerini hedef aldığını duyurdu. Bu tırmanış, taraflar arasında geçtiğimiz ay sağlanan ve boğazın trafiğe açılmasıyla 60 günlük bir müzakere sürecini başlatan geçici uzlaşmayı da tamamen çökme noktasına getirdi.
İran'dan Bölgesel Savaş Uyarısı ve ABD'ye Sert Yanıt
ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı kontrol altına alma planlarına ve Washington ile ortak hareket eden bölgesel aktörlere İran cephesinden yanıt gecikmedi. İran Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki Hatemü’l Enbiya Merkez Karargâhı, ABD’nin bu stratejik su yoluna müdahale etmesine kesinlikle müsaade edilmeyeceğini ilan etti. Karargâh Sözcüsü Ebrahim Zolfaghari, İran devlet televizyonu IRIB'e verdiği demeçte, "ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın yönetimine müdahale etmesine izin vermiyoruz ve vermeyeceğiz" dedi.
Zolfaghari, Tahran'ın güvenlik tehdidi olarak gördüğü ve kendi belirledikleri deniz rotalarının dışındaki tüm hareketliliklere en sert şekilde karşılık verileceğini belirtti. Gemilerin yalnızca İran tarafından onaylanan güvenli koridorları kullanması gerektiğini hatırlatan sözcü, ABD'ye askeri veya lojistik destek sağlayan bölge ülkelerini de doğrudan uyardı. Zolfaghari, "ABD ile yapılacak her türlü işbirliği ve bu ülkenin saldırgan ordusuna sağlanacak lojistik destek, İran’ın egemenliğine ve ulusal güvenliğine karşı savaş ilanı olarak kabul edilecektir" diyerek, gerilimin tırmanması halinde çatışmaların tüm bölgeyi içine alacak topyekun bir savaşa dönüşebileceğini vurguladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!