Trump'tan Tarihi Casusluk İtirafı ve Medyaya Beyaz Saray Ambargosu
ABD Başkanı Donald Trump, Pekin ile casusluk savaşlarını itiraf ederken, muhalif Amerikan medyasını Beyaz Saray'dan tamamen men etmekle tehdit etti.
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da basın mensuplarının karşısına geçerek küresel dengeleri sarsacak açıklamalarda bulundu. Çin ile yürütülen gizli istihbarat savaşlarından İran'ın nükleer programına yönelik askeri müdahalelere, Rusya'nın Doğu Avrupa'daki tehditlerinden Amerikan basınına uygulanacak yeni yaptırımlara kadar pek çok kritik konuya değinen Trump, Washington'ın da Pekin'e karşı aktif olarak casusluk faaliyetleri yürüttüğünü açıkça itiraf etti.
Medya Savaşında Yeni Perde: New York Times ve Washington Post Hedefte
Beyaz Saray'da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump'ın hedefinde, sıklıkla "yalan haber" üretmekle suçladığı Amerikan medyası vardı. Daha önce CNN, Politico ve MS NOW gibi önde gelen yayın organlarına yönelik Beyaz Saray'a giriş yasağı getireceğini açıklayan ABD Başkanı, bu sansürün kapsamının genişleyebileceğini belirtti. Gazetecilerin bu kararın gerekçesine yönelik soruları üzerine Trump, "Yazdıkları haberler tamamen yalan. Bu listeye başka yayın kuruluşları da eklenebilir. Eğer kendilerine çeki düzen verirlerse onları yeniden içeri almayı düşünebiliriz. Ancak bu ülkenin her şeyden önce dürüst haberciliğe ihtiyacı var" ifadelerini kullandı.
Basın mensuplarının, bu yasakların kapsamına hangi yeni kuruluşların dahil edileceğini sorması üzerine Trump, doğrudan Amerikan basınının iki devini hedef gösterdi. Listede New York Times ve Washington Post gazetelerinin de olduğunu belirten Trump, "Büyük olasılıkla bu gazeteleri artık Beyaz Saray sınırları içinde bulundurmayacağız. Henüz onları tamamen dışarı atacak resmi adımı atmadık ancak bu an meselesi" diyerek medyaya gözdağı verdi.
İran'a B-2 Bombardımanı ve Yükselen Akaryakıt Fiyatları
Dış politikada Tahran yönetimine yönelik sert tutumunu savunan Trump, görev süresi boyunca elde ettiği en büyük başarılardan birinin İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu vurguladı. Bu askeri stratejinin küresel enerji piyasalarında fiyat artışına neden olduğunu kabul eden Trump, Amerikan halkının güvenliği için bunun gerekli bir bedel olduğunu ifade etti. Trump, "Bu hamlemiz nedeniyle insanlar benzine biraz daha fazla ödemek zorunda kalacak. Ancak insanlara 'ucuz benzin mi yoksa nükleer silaha sahip bir İran mı?' diye sorsak, ezici bir çoğunluk nükleer tehdidin ortadan kalkmasını seçerdi. İnsanlar İran'ın bu silaha sahip olmasını istemiyor ve asla olamayacaklar. Bölgedeki savaş da yakın zamanda sona erecek" dedi.
Akaryakıt fiyatlarının askeri gerilimin düşmesiyle birlikte normal seviyelere çekileceğini kaydeden Trump, geçmişte düzenlenen hava operasyonlarına ilişkin de önemli bir detay paylaştı. Başka bir seçeneğinin olmadığını dile getiren Trump, "Eğer onları B-2 bombardıman uçaklarıyla vurmasaydık, şu anda nükleer silaha sahip olmuşlardı. Vurmamış olsaydık bile bu kapasiteye ulaşmaları sadece birkaç günlük bir meseleydi" şeklinde konuştu.
Pekin ile İlişkiler ve Tarihi Casusluk İtirafı
Basın toplantısında, gazeteciler üzerinde ağır baskılar kurduğu bilinen Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in gerçekleştireceği resmi ziyaret öncesinde Beyaz Saray'ın Amerikan medyasına yasak getirmesinin nasıl bir diplomatik mesaj verdiği soruldu. Trump bu soruya, kendi yönetiminin de sert yöntemler kullandığını kabul ederek, "Bence biz de baskıcıyız. Bizde de sürekli yalan haberler servis ediliyor. Gerçi doğrudan fiziksel bir baskı uygulamıyoruz ama onların yalan haber yazmasının önüne geçmeliyiz" yanıtını verdi.
Çin lideri Xi Jinping ile kişisel ilişkilerinin son derece güçlü olduğunu belirten Trump, iki ülke arasındaki ticari müzakerelere ve gümrük vergilerine de değindi. Çin'in ABD'ye ciddi oranlarda gümrük vergisi ödediğini hatırlatan Trump, "Bir dönem bu vergi oranını yüzde 145 seviyesine kadar yükseltmiştim. Ancak bu oran oldukça fazlaydı ve Çin ekonomisine gerçekten büyük zarar veriyordu, bu yüzden bunu sürdürmek istemedim. Yakında Çin ile çok önemli ve farklı anlaşmalara imza atacağımız kritik toplantılar gerçekleştireceğiz" dedi.
İki süper güç arasındaki istihbarat savaşlarına değinen Trump, tarihe geçecek bir itirafta bulunarak casusluk faaliyetlerinin karşılıklı yürütüldüğünü doğruladı. Trump, "Çin'in ABD'ye karşı casusluk faaliyetleri yürüttüğü söyleniyor. Belki de yapıyorlardır ama biz de Çin'e karşı casusluk faaliyeti yürütüyoruz. Burada herhangi bir devlet sırrını veya gizli bilgiyi ifşa etmek istemem ancak bizim de onlara karşı casusluk yaptığımız bir gerçek" ifadelerini kullandı.
"Rusya Müttefiklere Beş Yıldır Saldırıyor"
Toplantının son bölümünde Doğu Avrupa'daki jeopolitik riskler ve Rusya tehdidi de masaya yatırıldı. Polonyalı liderlerin, Rusya'nın Ukrayna'yı destekleyen müttefik ülkelere doğrudan saldırabileceği yönündeki endişelerinin hatırlatılması ve bu görüşe katılıp katılmadığının sorulması üzerine Trump, dikkat çekici bir analizde bulundu. Rusya'nın bu saldırıları zaten başlattığını savunan Trump, "Bence Rusya, Ukrayna'nın müttefiklerine yönelik saldırılarını zaten gerçekleştirdi. Yaklaşık beş yıldır bu müttefiklere karşı farklı yöntemlerle saldırıyorlar" dedi.
Bir gazetecinin, Polonyalı yetkililerin endişesinin doğrudan Polonya topraklarına yönelik fiziki bir askeri saldırı ihtimali olduğunu üstelemesi üzerine ise Trump, Polonya yönetimine güvendiğini belirterek, "Polonya Cumhurbaşkanı durumu tamamen kontrol altında tutuyor" diyerek müttefikine olan desteğini yineledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!