Türk Şirketleri Kompozit Teknolojileriyle Paris'te Öne Çıkıyor
Türk firmaları, Paris'teki JEC World 2026 fuarında stratejik kompozit teknolojileriyle dikkat çekiyor.
İstanbul
Dünyanın en prestijli kompozit malzemeleri ve teknolojileri etkinliklerinden biri olan JEC World 2026, Paris'te başladı.
Türkiye, İstanbul Ticaret Odası (İTO) öncülüğünde, milli katılım kapsamında 23 firma dahil olmak üzere toplamda 50 firma ve kuruluş ile fuarda yer alıyor. Bu katılımla Türkiye, Çin ve Almanya'nın ardından en büyük üçüncü katılımcı ülke konumunda bulunuyor. 61. kez düzenlenen fuara 27 ülke pavilyonu ve 94 ülkeden 1400'den fazla firma katıldı.

Küresel kompozit malzeme pazarının 100 milyar dolar seviyesine yaklaştığı günümüzde, Türk şirketleri havacılıktan otomotive, kimyadan makineye, yazılımdan biyoteknolojiye kadar geniş bir yelpazede yeteneklerini sergiliyor.
Türkiye'nin milli katılım organizasyonu, İTO tarafından 2013 yılından beri düzenleniyor.
Kompozit malzemeler, iki veya daha fazla farklı materyalin birleşmesiyle elde edilen ve bu birleşimi oluşturan bileşenlerin tek başına sunamayacağı üstün özelliklere sahip olan malzemelerdir. Hafiflik, yüksek dayanıklılık, korozyon direnci ve tasarım esnekliği gibi özellikleriyle otomotiv, havacılık, savunma ve yenilenebilir enerji gibi birçok endüstride önemli bir yer tutuyor.

Son yıllarda kompozitler, enerji depolama, kendi kendini algılama ve termal düzenleme gibi akıllı malzeme işlevleriyle dikkat çekiyor ve bu yönleriyle sektörün sınırlarını genişletiyor.
Hidrojen enerjisiyle çalışan araçların yüksek basınçlı depolama tankları, karbon fiber takviyeli kompozit kaplardan üretilirken, uzay sektöründe SpaceX'in Starship'i ve Rocket Lab'in Neutron'u gibi yeni nesil roketlerin gövdeleri karbon fiber kompozitlerle inşa ediliyor. Fransa'da ise eski yolcu uçaklarından elde edilen termoplastik kompozit parçalar, yeni uçaklarda kullanılıyor.
"Kompozitte Merkez Olma Fırsatını Değerlendirmeliyiz"
İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, Paris'teki fuarda yaptığı açıklamada, kompozitin Türkiye'nin stratejik sektörlerinden biri olduğunu ifade etti.

Avdagiç, Türkiye'nin artık sadece kompozit üreticisi değil, döngüsel ekonominin kurallarını belirleyen ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "2026, bu dönüşümün başlangıç yılı olacak. Küresel tedarik zincirinin yeniden şekillendiği, enerji verimliliği ve sürdürülebilirliğin ön plana çıktığı bu dönemde kompozitte merkez olma şansımızı iyi değerlendirmeliyiz." dedi.
Kompozit sektörünün yüksek katma değer yaratma kapasitesine dikkat çeken Avdagiç, "Kompozit, geleceğin hangi ülkenin daha gelişmiş olacağını belirleyebilecek bir sektör." değerlendirmesinde bulundu.
"Kompozit Pazarındaki Payımızı Artırmayı Hedefliyoruz"
Avdagiç, Türkiye'nin genç ve dinamik üretim yapısı ile mühendislik yeteneklerinin kompozit alanında küresel rekabette avantaj sunduğunu belirtti. Firmaların AR-GE ve inovasyon yatırımlarıyla katma değeri yüksek ürünlere yönelmesinin ihracatı artıracağını vurguladı.
Kompozit sektörünün, diğer sektörleri de harekete geçiren bir yapıya sahip olduğunu belirten Avdagiç, "Türkiye'nin dünya kompozit pazarındaki payını artırması için bu fuara katılımı organize ettik." dedi.
Avdagiç sözlerine şöyle devam etti:
"100 milyar dolarlık dünya kompozit pazarından aldığımız payı artırmayı hedefliyoruz. İlerleyişimizi kalıcı adımlarla güçlendirmek için çalışıyoruz. Türkiye'de 2025 yılına kadar 3 milyar dolara yaklaşacak kompozit pazarının ve 820 milyon doları aşan ihracatımızın daha da büyümesini öncelikli görüyoruz."
JEC World 2026 Fuarı, 12 Mart'a kadar Paris'te ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!