Türkiye, Denizlerde Stratejik Güç Kazanıyor: Yerli Dinamik Konumlandırma Sistemi
İTÜ ve TPAO, denizcilikte devrim yaratan yerli "akıllı sabitleyici" teknolojisi geliştirdi.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), denizcilik sektöründe devrim niteliği taşıyan bir ortak çalışmaya imza attı. Geliştirilen "akıllı sabitleyici" teknolojisi, gemilerin denizde sabit kalmasını sağlıyor.
Geleneksel yöntemlerde gemilerin sabitlenmesi için zincir ve çapalar kullanılırken, açık denizlerde bu yöntemler hem zorlayıcı hem de operasyonel olarak sınırlayıcı olabiliyor. Dinamik Konumlandırma Sistemi ise gemilere, çapa kullanmaksızın, motorları aracılığıyla konumlarını koruma imkanı tanıyor.
İTÜ Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Ömer Kemal Kınacı, AA'ya yaptığı açıklamada, denizde rüzgarın gemileri nasıl etkilediğini anlattı. Kınacı, "Gemiler, denizde rüzgarın etkisiyle sürüklenmeye başlarlar. Limanda gemiyi güvenli bir şekilde sabitlemek mümkün olsa da, açık denizlerde aynı şekilde bir destek bulmak mümkün değil," dedi.
Deniz tabanında sondaj yapılırken gemilerin pozisyonlarını korumalarının önemine değinen Kınacı, "Dinamik Konumlandırma Sistemi, geminin çapa kullanmadan, rüzgar, akıntı ve dalga gibi dış etkilere rağmen pozisyonunu korumasını sağlar," diye ekledi.
Kınacı, bu sistemin klasik otopilot sistemlerinden çok daha gelişmiş olduğunu belirterek, "Otopilot, sadece geminin rotasını düz tutar. Ancak Dinamik Konumlandırma Sistemleri, kaptana danışmadan gemiyi sabit tutabilir," ifadelerini kullandı.
Bu teknolojinin yıllardır ithal sistemlerle sağlandığını ifade eden Kınacı, yerli üretim çalışmalarının İTÜ tarafından devam ettirildiğini ve 2023'te TPAO'nun desteğiyle projeye yeni bir ivme kazandırıldığını söyledi.
Kınacı, "Projeyi hayata geçirmedeki en önemli itici güç, deniz operasyonlarında bağımsızlık sağlamaktı," dedi. İTÜ ve TPAO'nun, Türkiye'nin denizlerdeki stratejik özerkliğini artırma hedefiyle projeyi sürdürdüklerini vurguladı.
Sistemin sensörler aracılığıyla aldığı verilerle geminin matematik modeline ulaştığını belirten Kınacı, "Bu model, karşı kuvvetler üreterek geminin sabit kalmasını sağlıyor," dedi. Yapılan testlerde sistemin yüksek hassasiyetle çalıştığı gözlemlendi.
Kınacı, bu sistemin, insan hatalarını minimize ederek deniz kazalarını azaltabileceğini belirtti. Dinamik Konumlandırma Sistemleri sayesinde operatörlerin yükü azalırken ani manevra hataları da önlenmiş oluyor.
Kınacı, yerli üretilen sistemlerin yapay zekayla desteklenerek daha da geliştirilebileceğini, böylece otonom gemiler için de bir adım atılmış olacağını söyledi. Kınacı, "Bu sistemler, tam otonom gemilere giden yolda önemli mihenk taşlarıdır," dedi.
Yerli sistemlerin, dış kaynaklı sistemlere bağımlılığı azaltarak operasyonel ve stratejik bağımsızlık sağladığını belirten Kınacı, yerli GPS uygulamalarının da geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kınacı, Dinamik Konumlandırma Sistemlerinin sadece sondaj gemilerinde değil, destek ve araştırma gemilerinde de kullanılabileceğini belirtti. Ayrıca, bu sistemlerin bazı askeri gemilerde de kullanım alanı bulabileceğini ifade etti.
Kınacı, "Yerli ve açık mimarili bir çözüm, uluslararası pazarda rekabetçi bir ihracat ürünü olabilir," diyerek bu sistemin ekonomik potansiyeline dikkat çekti.
Dünya genelinde tam otonom gemi geliştirme yarışı devam ederken, İTÜ'nün geliştirdiği bu sistemin önemli bir başlangıç olduğunu belirten Kınacı, "Bu teknolojiyi geliştirme süreci, tam otonom gemilere ulaşmak için atılmış bir adımdır," dedi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!