Türkiye, Glutensiz Yaşamın Merkezi Olma Yolunda İlerliyor
Denizli'de çölyak farkındalığı için düzenlenen etkinlik, toplumun ilgisini çekti.
Denizli'de çölyak hastalığına dikkat çekmek için gerçekleştirilen "Glutensiz Buluşma" etkinliği, renkli bir kortej yürüyüşüyle şehri canlandırdı. Gazi İlkokulu'ndan Çınar Meydanı'na kadar uzanan yürüyüşte atılan sloganlar, çölyak hastalarının sesini duyurdu. Meydanda yapılan konuşmalarda erken tanının önemi, güvenilir glutensiz gıdalara ulaşım ve toplumun farkındalığını artırma çağrıları ön plana çıktı.
Denizli Çölyak Derneği öncülüğünde, Denizli Büyükşehir Belediyesi'nin desteği ve Dr. Schr sponsorluğunda düzenlenen "Glutensiz Buluşma" etkinliği, geniş bir katılımla Denizli'de gerçekleştirildi. İki gün süren etkinliğin ilk günü bilimsel oturumlarla başladı.
Hekimler ve diyetisyenler, Çölyak Hastalığı'nın her yönünü tartışırken, Hayal Perdesi'nin sahneye koyduğu ‘Sana Rağmen’ adlı tiyatro oyunu farkındalığı artırdı ve büyük beğeni topladı. Etkinliğin ikinci gününde ise, farkındalığın Denizli sokaklarına yayıldığı kortej yürüyüşü, Çınar Meydanı'ndaki konuşmalar ve Çamlık'ta düzenlenen glutensiz piknik etkinliği ile devam etti.
Çölyak Hastalığına dikkat çekmek ve farkındalığı artırmak amacıyla Denizli'nin tarihi Gazi İlkokulu önünden başlayan ve Çınar Meydanı'nda sona eren kortej yürüyüşü renkli görüntülere sahne oldu. Her yaştan onlarca kişinin katıldığı yürüyüşte, "Çölyak için yan yanayız" ve "Glutensiz hayat için buradayız" sloganları yükseldi. Katılımcılar, çölyak hastalarının karşılaştığı zorluklara dikkat çekerek farkındalığı şehir merkezine taşıdı. Yürüyüş, çölyak hastalarının görünürlüğünü artıran önemli anlardan biri oldu.
Kortejin ardından Çınar Meydanı'nda düzenlenen programda, çölyak hastalarının yaşam mücadelesi ve beklentileri dile getirildi. Denizli Çölyak Derneği Başkanı Keziban Uçar, "Çölyak Hastalığı günlük yaşamı doğrudan etkileyen bir durumdur. Hâlâ yeterince anlaşılmamaktadır. Birçok çocuk, erken tanı alamadığı için sağlığından olmaktadır. Oysaki erken tanı ve doğru beslenme ile tamamen sağlıklı bir yaşam mümkündür" dedi.
"Çölyak bir yaşam biçimidir"
Uçar, glutensiz beslenmenin tek tedavi yöntemi olduğunu belirterek, "Çünkü Çölyak bir hastalık değil, yaşam biçimidir. Tek tedavisi ömür boyu glutensiz beslenmedir. Bugün burada yalnız olmadığımızı göstermek ve toplumun her kesimine çağrıda bulunmak için bir aradayız" ifadelerini kullandı.
"Türkiye’yi stratejik bir üst haline getirdik"
Dr. Schr Türkiye Genel Müdürü Özgür Erdoğan ise konuşmasında hem küresel deneyimi hem de Türkiye’de yürütülen çalışmaları detaylı şekilde aktardı. Şirketin yapısını ve Türkiye’nin konumunu aktaran Erdoğan; "Yüzyılı aşkın süredir özel beslenme alanında faaliyet gösteren, glutensiz ürünlerde ise yaklaşık 40 yıllık deneyime sahip bir markanın temsilcisiyiz. Bugün 18 ülkede aktif olarak faaliyet yürütüyor, 100’den fazla ülkeye ürün ulaştırıyoruz. Türkiye’de 2022 yılında üretime başladık ve çok kısa sürede ülkemizi sadece iç pazar için değil; Orta Doğu, Balkanlar, Asya ve Kuzey Afrika’yı kapsayan geniş bir coğrafya için stratejik bir üretim ve dağıtım üssü haline getirdik. Bu bizim için olduğu kadar Türkiye adına da önemli bir kazanımdır" dedi.
"Glutensiz ürünlerde güven olmalıdır"
Glutensiz üretimde hassasiyetin altını çizen Erdoğan, "Glutensiz ürün söz konusu olduğunda en küçük bir hata dahi kabul edilemez. Bu nedenle bizim üretim anlayışımızın merkezinde güvenilirlik yer alıyor. Üretim hatlarımızda glutensiz ürün dışında hiçbir üretim yapılmıyor. Çapraz bulaşma riskini ortadan kaldıracak şekilde tüm süreçler kontrol altında tutuluyor. Açık bir şekilde ifade etmek gerekirse; gluten bizim üretim alanımıza giremez. Çünkü bu konu, doğrudan insan sağlığıyla ilgilidir" dedi.
"Piyasada ciddi bir risk var"
Erdoğan, piyasadaki denetim sorunlarına dikkat çekerek,
"Yapılan bazı akademik çalışmalarda, ‘glutensiz’ etiketiyle satılan ürünlerin bir kısmında gluten tespit edildiği görülüyor. Bu da şu anlama geliyor; tüketici marketten güvenle aldığını düşündüğü bir üründe riskle karşı karşıya kalabiliyor. Basit bir örnekle anlatmak gerekirse, birkaç ürün aldığınızda bunlardan birinde gluten çıkma ihtimali söz konusu olabiliyor. Bu durum çölyak hastaları için son derece ciddi bir sorundur ve üzerinde hassasiyetle durulması gerekir" ifadelerini kullandı.
"Bu sadece beslenme değil, yaşam kalitesi"
Glutensiz ürünlerde lezzetin önemine de değinen Erdoğan, "Glutensiz beslenme sadece fiziksel bir ihtiyaç değil, aynı zamanda yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir unsurdur. ‘Yeter ki doysun’ yaklaşımı gerçekçi değildir. İnsanlar nasıl günlük hayatlarında lezzetli ürünler tüketmek istiyorsa, çölyaklı bireyler de aynı beklentiye sahiptir. Bizim hedefimiz, ürettiğimiz glutensiz ürünlerin lezzet açısından da en az standart ürünler kadar güçlü olmasıdır ve bu alanda önemli bir noktaya ulaştığımızı söyleyebilirim" dedi.
"Erişilebilirlik herkes için olmalı"
Erişilebilirlik ve toplumsal bilinç vurgusu yapan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Erişilebilirlik iki boyutludur. Birincisi ürüne ulaşabilmek, ikincisi ise o ürünü satın alabilecek ekonomik şartlara sahip olmak. Türkiye’de üretime başlamamızla birlikte özellikle fiyat konusunda önemli bir iyileşme sağladık. Hedefimiz, ithal ürünleri azaltarak yerli üretimi artırmak ve daha fazla insanın glutensiz ürünlere ulaşabilmesini sağlamak. Farkındalık çalışmalarında iki temel hedefimiz var. Birincisi teşhis sürecinin hızlanması; insanların yıllarca bu hastalıkla yaşamak zorunda kalmaması. İkincisi ise toplumun empati kurabilmesi. Çölyaklı olmayan bireylerin de bu yaşamın zorluklarını anlaması ve buna göre davranması gerekiyor. Bu süreçte derneklerle yapılan iş birlikleri bizim için son derece kıymetli"
Özgür Erdoğan, Denizli’de düzenlenen etkinliğin yalnızca bir buluşma olmadığını vurgulayarak; "Denizli’de ortaya konan bu güçlü birliktelik, çölyak konusunda farkındalığın ne kadar büyüdüğünü gösteriyor. Bu tür organizasyonlar sayesinde hem erken teşhis bilinci artıyor hem de glütensiz yaşamın toplumsal karşılığı güçleniyor. Bizim hedefimiz sadece ürün sunmak değil, çölyaklı bireylerin hayatını kolaylaştıracak bir ekosistem oluşturmak. Denizli’de gördüğümüz bu katılım ve duyarlılık, doğru yolda olduğumuzu bir kez daha ortaya koydu" ifadelerini kullandı.
Çınar Meydanı’ndaki programın ardından etkinlik, Çamlık Piknik Alanı’nda düzenlenen glütensiz piknik organizasyonuyla devam etti. Katılımcılara glütensiz ikramlar sunulurken, çocuklara yönelik etkinliklerle gün boyu süren buluşma sosyal dayanışma ortamına dönüştü.

Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!