Türkiye, Maden Borsasını Kurmak İçin Çalışmalara Başlıyor
Türkiye, bu yıl maden borsası kurma çalışmalarına başladı. Bu adım, altın ve diğer stratejik minerallerin fiyatlarını şeffaf hale getirecek.
Ankara
Başkent Ankara'da basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Yılmaz, 12. Kalkınma Planı'nda da yer alan maden borsası hedefinin bu yıl gerçekleştirilmesi için çalışmaların başladığını duyurdu. Kurulması planlanan borsanın altın, bakır, bor ve nadir toprak elementleri gibi stratejik minerallerin referans fiyatlarının belirlenmesine yardımcı olacağını belirten Yılmaz, fiyatların daha şeffaf ve izlenebilir hale geleceğini ifade etti.
📲 Artık haberler size gelsinTürkiye'nin maden çeşitliliği açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Yılmaz, bu potansiyelin uluslararası piyasalarda yeterince değerlendirilemediğini belirtti. Yılmaz, "Maden borsası sayesinde üretici ve yatırımcılar için daha öngörülebilir bir piyasa oluşturulacak, böylece riskler azaltılacak. İstanbul Finans Merkezi kapsamında planlanan borsanın işletim süreci için EPİAŞ aracılığıyla SPK'ya başvuruda bulunuldu. Onayın ardından, borsa işlemlerinin 2026 yılı içinde başlaması öngörülüyor. EPİAŞ'ın mevcut enerji piyasası altyapısı ve şeffaf fiyat mekanizmaları, yeni borsa için güçlü bir temel oluşturacak." dedi.
Altın Fiyatlarının 5 Bin Dolar Seviyesi Yeni Norm Haline Geldi
Yılmaz, altın fiyatlarının 5 bin dolar seviyesine yükselmesinin artık "yeni normal" olduğunu belirtti. Jeopolitik gelişmelerin yanı sıra ABD ekonomisine dair algının da fiyatlar üzerinde etkili olduğunu ifade ederek, "Altın ithalatı yapan ülkeler için fiyatların yükselmesi negatif bir etki yaratıyor. Altın dolarla işlem gördüğü için ABD açısından büyük bir problem oluşturmuyor ancak bizim gibi ülkeler için durum çok önemli. 2025 verilerine göre, altının onsu her 100 dolar arttığında, Türkiye'nin cari dengesine yaklaşık 400 milyon dolar negatif maliyet ekleniyor." dedi.
Yılmaz, 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye'nin altın üretiminin 28,4 tona gerileyerek sektör hedefinin yarısına düştüğünü ve son beş yılın en düşük seviyesine gerilediğini belirtti. "2025'te Darphane tarafından basılan ziynet ve sikke altın miktarı 49,7 ton iken, yerli üretimimiz bu talebi karşılamadı ve 126,3 ton altın ithal ettik." ifadelerini kullandı.
Dünya Altın Konseyi verilerine göre, yatırım amaçlı altın talebinin mücevher talebini geçtiğini belirten Yılmaz, "Bu eğilim büyük ölçüde artan belirsizlik algısından kaynaklanıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası son 10 yılda dünyanın en büyük resmi altın alıcıları arasında yer aldı ve rezervlerinde yaklaşık 121 milyar dolar değerinde altın bulunuyor." dedi.
Gümüş ithalatında ise endüstriyel kullanımların ve yatırım taleplerinin güçlü bir artış gösterdiğini ifade eden Yılmaz, "Özellikle güneş panelleri ve elektronik sanayinin etkisiyle gümüş ithalatı geçen yıl neredeyse iki kat artarak 860 tona ulaştı." şeklinde konuştu.
Madencilik İhracatı Geçen Yıl Yüzde 3,4 Arttı
Yılmaz, madencilik ihracatının geçen yıl yüzde 3,4 artarak 6,2 milyar dolara ulaştığını belirtti. "Doğal taş ihracatında 2 milyar dolar, metalik cevherlerde ise 2,3 milyar dolar seviyelerine ulaştık. Krom ihracatında Çin pazarındaki daralma nedeniyle 520 milyon dolar seviyesindeyiz. Çin'deki gayrimenkul krizinin etkilerini İspanya ve ABD pazarlarındaki artışla dengelemeye çalışıyoruz. İspanya'ya ihracatımız yüzde 19 arttı." diye ekledi.
Kamu-özel sektör işbirlikleri üzerine de konuşan Yılmaz, "2025'te devletten devlete anlaşmalarla Nijer, Sudan, Somali ve Özbekistan gibi ülkelerde madencilik faaliyetlerine başladık. MTA, Özbekistan'da gümüş ve tungsten ararken, Nijer'de altın üretimine geçiyor. Bu sayede devlet, uluslararası alanda daha etkin bir oyuncu haline geliyor. Ancak yurt içindeki madenlerin devlet tarafından işletilmesi, risk sermayesi ve operasyonel verimlilik açısından özel sektör kadar uygun değil. Bu nedenle devletin daha çok denetleyici ve düzenleyici bir rol üstlenmesi gerekli." dedi.
Kanada ile Madencilik İşbirliği Geliştiriliyor
Yılmaz, Türkiye'nin "Mining Safety Round Table" modelini benimseyerek Güvenli Madencilik Forumu'nu oluşturduğunu ve iş kazaları ile "ramak kala" olaylarının anonim veri tabanında paylaşılacağını belirtti. Raporlamaların "International Council on Mining and Metals" standartlarına göre yapılacağını söyledi.
Kanada ile savunma sanayi, madencilik ve eğitim alanlarında ilişkilerin güçlendiğini ifade eden Yılmaz, Türkiye'nin her yıl katıldığı PDAC Madencilik Zirvesi'nin bu yıl da Mart ayında yapılacağını belirtti.
Yılmaz, "2026 Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı'nda madencilik, ulaştırma ile birlikte en yüksek paya sahip sektörler arasında yer alıyor. Kanada ile madencilik teknolojileri ve finansman konusunda, maden borsasının katkısıyla önemli işbirlikleri gerçekleştireceğiz. Madencilik, gayrisafi yurt içi hasıla içinde yüzde 1 paya sahip olsa da ihracatımız 6 milyar doları aştı ve potansiyelimiz trilyon dolarlar seviyesinde. Tarımdan sonra madencilik ikinci stratejik sektörümüzdür." diyerek sözlerini tamamladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!