Kısaca
- Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 19 ülke, Kolombiya'nın Kudüs'te büyükelçilik açma kararını uluslararası hukuka aykırı bularak şiddetle kınadı.
- Söz konusu ülkeler, bu adımın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) ilgili kararlarına aykırı olduğunu ve iki devletli çözüm temelindeki barış çabalarını sekteye uğrattığını belirtti.
Türkiye, Cezayir, Cibuti, Endonezya, Filistin, Katar, Kuveyt, Lübnan, Libya, Malezya, Mısır, Pakistan, Somali, Sudan, Suriye, Suudi Arabistan, Umman, Ürdün ve Yemen dışişleri bakanları, Kolombiya Cumhuriyeti’nin Kudüs’te büyükelçilik açma kararını ortak bir açıklama ile kınadı. Söz konusu ülkeler, bu adımın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) ilgili kararlarına aykırı olduğunu ve iki devletli çözüm temelindeki barış çabalarını sekteye uğrattığını belirtti.
Kudüs'ün statüsü neden korunmalı?
Dışişleri bakanları, işgal altındaki Kudüs’ün tarihi ve hukuki statüsünü değiştirmeyi amaçlayan veya kenti İsrail’in başkenti olarak tanıyan her türlü girişimin hükümsüz olduğunu vurguladı. Yapılan açıklamada, bu tür tedbirlerin uluslararası hukuk nezdinde hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağı net bir dille ifade edildi.
BM kararları doğrultusunda hangi çağrılar yapıldı?
Bakanlar, Kolombiya hükümetini uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uymaya ve Kudüs’teki diplomatik misyonlarını geri çekmeye çağırdı. Bu tutumun, 1967 yılında işgal edilen Filistin topraklarının bir parçası olan Kudüs'e yönelik BM Güvenlik Konseyi’nin 476 ve 478 sayılı kararlarıyla uyumlu olduğu belirtilirken, Filistin halkının başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız devlet kurma hakkına vurgu yapıldı.
Türkiye ve 18 farklı ülkenin dışişleri bakanları, Kolombiya'nın Kudüs'te büyükelçilik açma kararını uluslararası hukuka aykırı bularak reddetti. Ortak açıklamada, söz konusu kararın geri alınması talep edilirken, Kudüs'ün statüsünü değiştirmeye yönelik her türlü girişimin geçersiz olduğu BM kararları referans gösterilerek ilan edildi.
Uluslararası hukukta Kudüs'ün statüsü, BM Güvenlik Konseyi'nin 1980 tarihli 476 ve 478 sayılı kararlarıyla güvence altına alınmıştır. Bu kararlar, devletlerin Kudüs'te diplomatik misyon bulundurmasını reddetmekte ve bölgenin statüsünün ancak taraflar arasındaki müzakerelerle belirlenebileceğini öngörmektedir. İlgili ülkeler, bu diplomatik süreci takip ederek kararın geri alınması için uluslararası platformlarda baskı oluşturmaya devam etmektedir.
Çıkarılacak sonuç
Söz konusu 19 ülkenin ortak tepkisi, Kudüs'ün statüsünün korunması konusunda uluslararası toplumda geniş bir mutabakatın varlığını ortaya koymaktadır. Bu durum, diplomatik adımların sadece ikili ilişkilerle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda küresel barışın tesisi için BM kararlarının temel referans noktası olarak kabul edildiğini göstermektedir.
Kolombiya'nın kararına karşı sergilenen bu kararlı duruş, Kudüs'ün statüsünü değiştirmeye yönelik tek taraflı girişimlerin uluslararası meşruiyet kazanmasının zor olduğunu kanıtlamaktadır. Diplomatik baskının, ilgili devletin kararını yeniden değerlendirmesi üzerinde etkili bir araç olduğu değerlendirilmektedir.
Muhtemel etkiler
Kolombiya hükümetinin bu kınama metni sonrasında kararını gözden geçirmesi beklenebilir. Çok taraflı bu diplomatik tepki, benzer adımlar atmayı düşünen diğer ülkeler için caydırıcı bir örnek oluşturabilir ve Kudüs'ün hukuki statüsüne yönelik uluslararası farkındalığı artırabilir.
Ayrıca, bu gelişmenin Türkiye ve diğer 18 ülkenin Kolombiya ile olan diplomatik ilişkilerinde yeni bir süreç başlatması muhtemeldir. Kararın geri alınmaması durumunda, söz konusu ülkelerin diplomatik düzeyde daha ileri adımlar atması veya uluslararası platformlarda konuyu daha sık gündeme getirmesi beklenebilir.
Kaynak: Milliyet
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!