Türkiye ve Romanya Arasında Ekonomik İşbirliği Büyüyor
Türkiye ve Romanya arasındaki ticari ilişkiler güçleniyor. İki ülke arasındaki işbirliği, Avrupa Birliği bağlamında stratejik bir önem taşıyor.
Türkiye ile Romanya arasındaki ticari ilişkiler, Avrupa Birliği bağlamında giderek daha stratejik bir hale geliyor. Romanya'nın Avrupa Birliği üyesi olması, Türk şirketleri için bu ülkeyi Avrupa pazarına açılan önemli bir kapı haline getiriyor ve üretim, ihracat ve yatırım süreçlerinde büyük avantajlar sağlıyor.
TİM Başkanı Gültepe: Türkiye'nin Üretim Gücü ve NATO Üyeliği Avrupa İçin Önemli
Avrupa Birliği'nin geniş iç pazarı, fon mekanizmaları ve ticaret düzenlemeleri, iki ülke arasındaki işbirliğini daha da güçlendiriyor. Artan ticaret hacmi ve karşılıklı ekonomik entegrasyon, tarafların birbirini tamamlayan yapısını ortaya koyarken, Avrupa Birliği'nin tedarik zincirlerindeki dönüşüm süreci de bu ilişkileri destekliyor.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Türkiye-Romanya Ticaret Heyeti ve B2B Görüşmeleri" için Bükreş'e kalabalık bir heyetle geldiklerini, Romanya'nın Türkiye için, Türkiye'nin de Romanya için önemli bir iş ortağı olduğunu belirtti.
İki ülke arasındaki işbirliğinin uzun bir geçmişe sahip olduğunu ve daha da gelişme potansiyeli taşıdığını ifade eden Gültepe, "Mevcut ticaret hacmimiz yaklaşık 13,5 milyar dolar seviyesinde. Bunun yaklaşık 8,5 milyar doları ihracat, 4,5 milyar doları ise ithalat oluşturuyor." dedi.
Gültepe, Türkiye'nin Romanya'ya ihracatında en büyük payı kimya sektörünün aldığını belirterek, "Kimya sektörünü, otomotiv ve çelik sektörleri takip ediyor. İthalatta ise Romanya'daki yatırımlar nedeniyle yine otomotiv ve özellikle tarım sektörleri öne çıkıyor." diye ekledi.
"İstanbul'dan Uçakla 50 Dakikada, Kara Yolu ile 7-8 Saatte Ulaşılabilir"
TİM Başkanı Mustafa Gültepe, Romanya'nın yılda yaklaşık 150 milyar dolarlık ithalat yaptığını belirterek, Türkiye'nin bu ithalattan sadece 8,5 milyar dolar pay aldığını ve bu payı artırmak için Bükreş'te bulunduklarını söyledi.
İki ülke arasındaki ticarette enerji, makine sektörü, savunma sanayisi ve teknoloji alanlarında potansiyel gördüklerini ifade eden Gültepe, "Son dönemde bu alanlarda büyük yatırımlar yapılıyor. Özellikle tarım makinelerinde önemli bir açık ve potansiyel var. Romanya, bu alanda en çok Almanya'dan ithalat yapıyor." dedi.
Gültepe, Romanya'nın Türk firmaları için Avrupa Birliği'ne açılan bir kapı olduğunu vurgulayarak, "Burada şirket kuran girişimcilerimiz, AB üyesi bir ülkede faaliyet göstermenin tüm avantajlarından yararlanabiliyor. Ayrıca coğrafi yakınlık büyük bir avantaj; İstanbul'dan uçakla 50 dakikada, kara yoluyla ise 7-8 saatte buraya ulaşılabiliyor. Bu lojistik avantaj, rekabetçilik gücümüzü artırıyor." diye belirtti.
“Türkiye Savunma Sanayisinde Küresel Bir Odak Noktası Oldu”
TİM Başkanı Gültepe, Türkiye'nin savunma sanayisinde dünya çapında önemli bir oyuncu haline geldiğini ifade etti.
Şu anda 10 milyar dolar seviyesinde olan savunma sanayisi ihracatının, dünya genelindeki mevcut savaş durumu nedeniyle daha da artacağını belirten Gültepe, "Ülkeler artık bütçelerinin büyük bir bölümünü güvenliğe ayırmak zorunda kalıyor. Türkiye'nin hem üretim gücü hem de NATO ülkesi olması, Avrupa için bizi vazgeçilmez kılıyor." dedi.
Gültepe, 2026 yılına kadar 282 milyar dolarlık ihracat hedefi koyduklarını ve İsrail ile Amerika'nın İran'a yönelik hamleleri gibi öngörülemeyen gelişmelere rağmen bu hedefi 280 milyar doların üzerine çıkarmak için çalıştıklarını söyledi.
"Vergi Oranlarının Düşmesi Yabancı Yatırımcıyı Çekecek"
Mustafa Gültepe, son yapılan düzenlemelerle İstanbul Finans Merkezine yatırım yapacak firmalara önemli vergi avantajları sağlandığını belirtti ve üretici ile ihracatçı firmalar için vergi oranlarının yüzde 20-25'ten yüzde 9'a düşürülmesinin Türkiye'ye yabancı yatırımcı çekmek için büyük bir fırsat sunduğunu söyledi.
Gültepe, rekabetçiliğin düzenlenmesi gerektiğine işaret ederek, "Şu anda gittiğimiz her ülkede Türkiye'nin 'pahalı' kaldığı ifade ediliyor. Eğer yeni stratejiler ve proaktif yaklaşımlarla maliyet dengesini kurabilirsek, savunma, otomotiv, kimya ve hazır giyim gibi öncü sektörlerimizde çok daha güçlü bir konuma geleceğiz." dedi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!