Türkiye'de Böbrek Sağlığı Tehlikede: 10 Milyon Kişi Risk Altında
Türkiye'de yaklaşık 10 milyon kişi böbrek hastalığı riski altında. Erken teşhis ve organ bağışı büyük önem taşıyor.
Prof. Dr. Aydın Türkmen, Türkiye'de yaklaşık 10 milyon kişinin böbrek hastalıkları riskiyle karşı karşıya olduğunu açıkladı.
Dünya Böbrek Günü kapsamında bir açıklama yapan Türkiye Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın Türkmen, ülkede kronik böbrek hastalığının önemli düzeylere ulaştığını belirtti. Türkmen, bu durumun organ bağışını ve erken teşhisi daha da önemli hale getirdiğini vurguladı.
Yapılan araştırmalara göre, Türkiye'de kronik böbrek hastalığının görülme oranı yüzde 16'ya ulaştı. Bu oran, yaklaşık 10 milyon kişinin böbrek yetmezliği tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Türkmen, hastalığın sinsi ve ilerleyici doğasına dikkat çekerek, erken teşhisin hayati önem taşıdığını ve süreci durdurabileceğini ya da yavaşlatabileceğini ifade etti. Vatandaşların düzenli sağlık kontrolleri yaptırmasının önemine değinen Türkmen, böbrek fonksiyonları yüzde 15'in altına düştüğünde diyaliz ya da organ naklinin kaçınılmaz olduğunu belirtti.
Her yıl yaklaşık 13 bin yeni hastanın diyaliz tedavisine başladığına işaret eden Türkmen, Türkiye'de organ nakli sayısının yıllık ortalama 3 bin 500 civarında kaldığını belirtti. Organ naklinin, hastalara sadece daha iyi bir yaşam kalitesi sunmakla kalmayıp, aynı zamanda yaşam sürelerini de anlamlı bir şekilde uzattığını söyledi.
Türkiye'nin organ nakli cerrahisinde önemli başarılara imza attığını dile getiren Türkmen, ancak bağış oranlarının istenilen seviyede olmadığını kaydetti. Batı ülkelerinde organ nakillerinin büyük çoğunluğunun kadavradan yapıldığını belirten Türkmen, Türkiye'de ise bu oranın tam tersine, nakillerin yüzde 90'ının canlı donörlerden olduğunu açıkladı. Türkiye'de kadavra bağış oranının milyon kişi başına 5 iken, bu rakamın ABD ve İspanya gibi ülkelerde 50 seviyelerine ulaştığını ifade etti.
Çapraz nakil sisteminin organ bağışlarının artırılmasında önemli bir rol oynayabileceğini belirten Türkmen, doku veya kan grubu uyumsuzluğu nedeniyle nakil yapılamayan ailelerin ulusal bir havuzda toplanmasının nakil sayısını en az yüzde 10 artırabileceğini söyledi. Beyin ölümü gerçekleşen vakalarda aile bilgilendirme sürecinin yeni yönetmeliklerle kolaylaştırılmasının bilimsel açıdan olumlu bir gelişme olduğunu belirten Türkmen, toplumsal bilincin artırılması gerektiğini vurguladı.
Organ naklinin yalnızca bir tedavi yöntemi değil, aynı zamanda yeni bir yaşam başlangıcı olduğunu belirten Türkmen, diyaliz aşamasındaki kadın hastaların anne olma olasılığının oldukça düşük olduğunu ifade etti. Başarılı bir böbrek nakli sonrasında birçok kadının sağlığına kavuşarak anne olabildiğine dikkat çeken Türkmen, kliniklerinde nakil sonrası anne olan yaklaşık 200 hastalarının bulunduğunu belirtti.
Türkmen, erken teşhisin, organ bağışı bilincinin artırılmasının, nakil sonrası düzenli takiplerin ve merkezlerin sağ kalım oranlarına göre denetlenmesinin Türkiye'nin böbrek sağlığı politikası açısından önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!