Türkiye'de Sosyal Medya Kullanımı Haftada 6 Günü Geçiyor: Çarpıcı Veriler
Türkiye'de sosyal medya, haftada ortalama 25 saat kullanım süresiyle dünya ortalamasını aşıyor. Sosyal medya bağımlılığı ciddi bir sorun haline geliyor.
Sosyal medya kullanım alışkanlıkları her geçen gün daha da yaygınlaşırken, Türkiye'de bu durum ciddi bir bağımlılık seviyesine ulaştı. Ülkemizde haftalık ortalama sosyal medyada geçirilen süre 25 saati buluyor ve bu rakam, dünya genelindeki ortalama olan 19 saatin oldukça üzerinde.
Sosyal medya ve mesajlaşma platformları arasında WhatsApp, YouTube ve Instagram öne çıkan uygulamalar arasında. Erkek kullanıcılar bu uygulamaları, kadın kullanıcılara oranla daha fazla tercih ediyor.
Türkiye Yeşilay Cemiyeti, toplumda bağımlılıkla mücadele ve farkındalığı artırmak amacıyla yaptığı çalışmalarına bir yenisini ekledi. Daha önce “Bağımlılıkların Ekonomiye Maliyeti”, “Kumar Raporu” ve “Tütün Raporu” gibi çalışmaları yayımlayan Yeşilay, bu kez Sosyal Medya Araştırma Raporu'nu kamuoyuna sundu.
Tüm Türkiye genelinde 1.195 kişi üzerinde yapılan bu araştırma, sosyal medya kullanımının bağımlılık boyutunu çok yönlü bir şekilde ele alarak, politika belirleyiciler, eğitimciler ve ebeveynler için önemli bir kaynak oluşturuyor.

KATILIMCILARIN %70’İ HER GÜN 3 SAAT VE ÜZERİ SOSYAL MEDYADA
Araştırma sonuçları, katılımcıların %70'inin her gün 3 saat veya daha fazla sosyal medya kullandığını gösteriyor. Bu kullanıcıların çoğu, sosyal medyayı duygusal bir kaçış aracı olarak görüyor.
Artan sosyal medya kullanımı ile birlikte bireylerin ilişki kurma, stresle başa çıkma ve plan yapma gibi yaşam becerilerinin olumsuz etkilendiği de gözlemleniyor.
SOSYAL MEDYA KULLANICILARININ %30'U KUMAR İÇERİKLERİYLE KARŞILAŞIYOR
Araştırma raporunda, gençlerin zararlı içeriklerle karşılaşma riskinin oldukça yüksek olduğu vurgulanıyor. Kullanıcıların %30'u sosyal medya platformlarında kumar ve bahis içeriklerine maruz kaldığını belirtirken, %20'si ise tütün ve alkol içeriklerine denk geliyor.
12-19 yaş grubundaki gençlerin, uyuşturucu içerikli paylaşımlara maruz kaldıklarında madde kullanım risklerinin 30 kat arttığı da raporda yer alan önemli bulgulardan biri.
DUYGUSAL ÇIKMAZLAR VE KAÇIŞ YOLLARI ARASINDA SOSYAL MEDYA
Araştırma, sosyal medya bağımlılığının sadece bir alışkanlık değil, duygusal düzenleme, kaçış ve ödül mekanizmalarıyla beslenen bir döngü olduğunu ortaya koyuyor.
Katılımcıların önemli bir kısmı sosyal medyayı bırakmayı denediklerinde başarısız olduklarını ve mutluluğu sosyal medyada arayanların sayısının yüksek olduğunu ifade ediyor.
Katılımcıların %58'i sosyal medya bağımlılığını teşvik eden içeriklerden rahatsız olduklarını belirtirken, bu durum toplumsal bilinçlendirme ihtiyacını açıkça gösteriyor.

YILLIK TAKİPTE KULLANIM SÜRESİNDE AZALMA GÖZLEMLENİYOR
Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) verilerine göre, internet bağımlılığı başvurularının büyük kısmını sosyal medya kullanıcıları oluşturuyor ve danışanların çoğu akıllı telefonlarını sosyal medya uygulamalarına erişmek için kullanıyor.
Sosyal medya bağımlılığı nedeniyle YEDAM’a başvuran bireylerin kullanım süreleri ve bağımlılık belirtilerinin çeşitli zaman aralıklarında izlendiği, ortalama 6 saat olan kullanım süresinde bir yıllık takip sonucunda belirgin bir düşüş sağlandığı belirtiliyor.
“TOPLUMSAL BİR TEHDİT OLUŞTURUYOR”
Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, davranışsal bağımlılıkların toplum için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurgularken, Yeşilay olarak önleme, rehabilitasyon ve savunuculuk alanlarında bütüncül bir yaklaşımla çalıştıklarını belirtti.
Bu süreçte, mevcut durumun bilimsel zeminde tüm boyutlarıyla tespit edilmesini ve doğru şekilde anlaşılmasını önemsiyoruz. “Politikalarımızın ise insanımız için etkili, uygulanabilir ve çözüm odaklı olmasına özen gösteriyoruz. Bu nedenle hem problemin bilimsel olarak ortaya konulması hem de çözüm odaklı önerilerin geliştirilmesi amacıyla kapsamlı raporlar hazırlıyoruz” dedi.

“KAYGI VERİCİ RAKAMLARLA KARŞI KARŞIYAYIZ”
Dinç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kullanıcıların yüzde 30'u kumar ve bahis içeriklerine, yüzde 20'si ise tütün ve alkol reklamlara maruz kalıyor. Araştırmamızda bu reklamları izleyen çocukların yüzde 58'i içeriği değiştiriyor. Yüzde 43'ü ise platform üzerinden bu durumla ilgili şikayette bulunuyor. Yüzde 13'ü resmi kurumlara şikayet ediyor. Ancak bizi en çok endişelendiren rakam, gençlerimizin yüzde 12'sinin kumar ve bahis reklamlarını pasif olarak izlemeye devam ediyor olması. Bu oran azımsanacak bir rakam değil. Bu sebeple yaşam becerileri olarak adlandırdığımız hayır deme, öz kontrol, stresle başa çıkma, duygu yönetimi gibi becerilerin kazandırılması kritik önem taşıyor.”

“BAĞIMLILIK RİSKİNİ YÜKSELTİYOR”
Dinç, sosyal medyanın kontrolsüz ve yoğun kullanımının özellikle gençler başta olmak üzere toplumun farklı kesimlerinde bağımlılık riskini artırdığına işaret ederek, şu önerilerde bulundu:
“Dijital okuryazarlık eğitimlerinin yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor. Aynı zamanda sosyal medya kullanımına yönelik minimum yaş sınırının belirlenmesi ve zararlı içerik ile reklamların etkin bir şekilde denetlenmesi gerektiğini her fırsatta vurguluyoruz.
Gençlerimize yönelik hedef odaklı önleme programlarını güçlendirmeli ve sosyal medya kullanımının etkilerini bilimsel olarak izleyebileceğimiz bağımsız bir davranışsal bağımlılıklar araştırma merkezini hayata geçirmeliyiz.”

Türkiye Sosyal Medya Araştırma Raporunun dikkat çekici bulguları:
Türkiye’de sosyal medya kullanımı oldukça yaygın olup, katılımcıların yaklaşık %70’inin sosyal medya platformlarında günde 3 saat ve üzeri zaman geçirdiği; kullanımın büyük ölçüde mobil cihazlar üzerinden (%98,9) gerçekleştiği görülmektedir.
Sosyal medya kullanımında WhatsApp (%83,1), Instagram (%66,9) ve YouTube (%53,3) öne çıkmaktadır.
Kadın katılımcılar, WhatsApp ve Instagram’ı erkeklere kıyasla daha sık kullanırken YouTube kullanım oranları iki cinsiyet arasında benzerlik göstermektedir.
Sosyal medya kullanımın temel motivasyonları arasında gündemi takip etme ve bilgi alma (%54,6), eğlence ve zaman geçirme (%52,8) ve sosyal bağlantı ve iletişim kurma (%51,0) yer almaktadır.
Katılımcıların, sosyal medya platformlarında özellikle kumar/bahis içerikleri (yaklaşık %30) başta olmak üzere tütün ve alkol içeriklerine (yaklaşık ) oldukça sık oranda maruz kaldıkları görülmektedir.
Bağımlılık yapıcı madde ve davranışların özendirildiği içeriklerle oldukça sık karşılaşan katılımcıların oranları %18 ila %30 arasında değişmekte iken katılımcıların yaklaşık beşte biri sosyal medya platformlarında tütün ürünlerinin ve alkollü içeceklerin satıldığı içeriklere denk gelmektedir.
Katılımcılar genelde, bağımlılık yapıcı madde ve davranışların yer aldığı içerikleri görmezden gelmekte veya platformun kendisine şikâyet etmektedir. Ancak katılımcıların büyük çoğunluğu bu tür içeriklerin denetlenmesi gerektiğini düşünmektedir.
Sosyal medya kullanıcılarının önemli bir kısmı sosyal medyayı aşırı düşünme, kullanım isteğinde artış ve sorunlardan kaçış amacıyla kullanma gibi davranışlar sergilediğini ifade etmektedir. Ayrıca katılımcıların %22,34’ü kendini iyi hissetmek amacıyla sosyal medyayı sıklıkla kullandığını, %50,88’i ise bunu zaman zaman yaptığını belirtmektedir.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!