Türkiye'nin Kuantum Starlink Hamlesi: QubitCore Uzaya Taşındı
Qubitrium'un geliştirip uzaya gönderdiği QubitCore, Türkiye'nin kuantum internet hedeflerini güçlendiriyor.
SpaceX'in Transporter-16 görevi kapsamında uzaya gönderilen Türk yapımı kuantum teknolojisini geliştiren Qubitrium'un Kurucusu Dr. Kadir Durak, uzun vadede kuantum internetini hayata geçirmeyi planladıklarını belirterek, “Starlink projesinin kuantum versiyonunu hayata geçirmeye çalışıyoruz” dedi.
Türk firmalarının uzay teknolojileri geliştirme çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Geçtiğimiz ay, ABD merkezli SpaceX'in Transporter-16 görevi kapsamında ASELSAN ve Fergani Uzay'ın yeni uyduları başarıyla uzaya fırlatıldı.
Aynı görev çerçevesinde uzaya gönderilen teknolojiler arasında, Türk şirketi Qubitrium tarafından geliştirilen QubitCore da yer aldı. Bu teknoloji, uzay tabanlı kuantum iletişim görevleri için tasarlanmış bir küp uydu uyumlu kuantum anahtar dağıtım sistemi olarak işlev görüyor.
Kuantum fiziğine dayalı, kırılması zor, hızlı ve güvenli bir iletişim ağı oluşturmayı amaçlayan Qubitrium, çalışmalarını İstanbul'daki merkezinde sürdürüyor.
Qubitrium'un Kurucusu Dr. Kadir Durak, yaptığı açıklamada, kuantum alanındaki çalışmalarının 2008'e dayandığını, şirketin ise 2020 yılında kurulduğunu söyleyerek, “Ekibimiz oldukça genç. Şu an 24 kişilik bir ekibiz. Hollanda'da bir şubemiz mevcut. Ekibin yarısını üniversiteden öğrencilerim oluşturuyor. Akademik araştırmalar yaparken aradığımız yetkinliklere sahip kişiler yetişiyor. Onlarla birlikte ilerliyoruz.” dedi.
Kuantum algılama ve kuantum haberleşme alanlarında ürünler geliştirdiklerini belirten Durak, dağıtımlı kuantum hesaplama çözümleri üzerinde de çalıştıklarını ifade etti.

“STARLİNK PROJESİNİN KUANTUM VERSİYONUNU HAYATA GEÇİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”
Durak, uzayda aktif bir ürünün ticari olarak sunulabilmesi için uzay geçmişinin önemli olduğunu vurgulayarak, bu kapsamda teknolojilerini uzaya göndererek gerekli referansları oluşturduklarını belirtti.
Bir sonraki aşamada kuantum internet ile algılama, haberleşme ve dağıtımlı kuantum hesaplama alanlarında entegre bir sistem kurmayı planladıklarını söyleyen Durak, “Bunun için uzayda bir dolanıklık kaynağına ihtiyacınız var. Yaptığımız iş, uzayda dolanıklık kaynaklarını çalıştırarak dünyaya fotonları, yani ışık parçacıklarını iletmek.” dedi.
Dünya genelinde birçok kuantum teknolojisi şirketi bulunduğunu belirten Durak, şu ifadeleri kullandı:
“Farklı olarak, ağırlık, hacim ve elektrik güç ihtiyacı açısından kuantum teknolojisini minimize ederek ticari olarak daha düşük maliyetle uzaya gönderilebilir hale getiriyoruz. Uzun vadede bir ağ kurarak kuantum internetini hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Küresel kuantum interneti kurmanın yolu küp uydu teknolojisini kullanmaktan geçiyor. Starlink projesinin kuantum versiyonunu hayata geçirmeye çalışıyoruz. Kuantum internetin kurulabilmesi için gerekli teknolojileri geliştirip ticarileştiriyoruz.”
Durak, kısa süre önce yeni bir projeye başladıklarını belirterek, “Uzay tabanlı kuantum bellek geliştiriyoruz. Bunu da yine bir fırlatmayla taçlandırmayı planlıyoruz. AR-GE sürecinin sonunda QubitCore gibi ticari bir ürün haline getirmeyi hedefliyoruz.” dedi.
“MİNYATÜRE EDİP MODÜLER YAPIDA BİRÇOK MODÜLÜ BİRLEŞTİRİP UZAYA GÖNDERDİK”
Hollanda'nın Devlet Araştırma Enstitüsü ile işbirliklerine değinen Durak, “Farklı araştırma enstitüleri bu teknolojiyi erişilebilir görüyor ve bizden satın alıyorlar. Kendi görev yüklerini, kuantum işlerini geliştirip fırlatıyorlar. Bundan sonra da uzaya faydalı yük fırlatma hedeflerimiz var ancak biz kendimizi sürekli uydu fırlatan bir firma değil, uydu fırlattıran ve bunun için kuantum modüllerini sağlayan bir firma olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Geçen ay uzaya fırlatılan QubitCore'un 30 farklı alt modülden oluştuğuna dikkat çeken Durak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“QubitCore'da 8 adet tek foton detektörü var. Normalde bir tek foton detektörü oldukça büyük bir modüldür ve ağırlığı 1 kilogramın üzerindedir. Bizim toplam modülümüz o ağırlıkta. Her bir detektörü baş parmak boyutlarına indirdik. Minyatüre edip modüler yapıda birçok modülü birleştirip uzaya gönderdik ve şu an tamamını test ediyoruz. Fırlatmayı maliyet etkin hale getirmedikçe kuantum internet gerçekleşmez. Ticari örneklere odaklandığımızda teknolojimizle dünya genelinde bu alanda öne çıkıyoruz.”
Durak, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı başta olmak üzere bazı savunma firmalarıyla işbirliği gerçekleştirdiklerini belirterek, “NATO da kuantum teknolojisine ilgi gösterdi ve derin teknolojiler için DIANA isimli bir program başlattı. Biz de NATO'nun desteklediği firmalardan bir tanesiyiz.” değerlendirmesinde bulundu.
SAVUNMA SANAYİSİNDEN TELEKOMÜNİKASYONA BİRÇOK SEKTÖRLE İŞBİRLİĞİ
Türkiye’de kuantum teknolojilerine yönelik ilginin arttığını vurgulayan Durak, savunma, telekomünikasyon, enerji ve finans gibi farklı sektörlere yönelik çözümler geliştirdiklerini ifade etti.
Durak, “Yakın zamanda Türk Telekom’la bir anlaşmamız oldu. Kuantum çözümlerini uygulamak isteyen ve 6G üzerine çalışan AR-GE ekipleriyle işbirliklerimiz sürüyor. Güvenli haberleşme ağları üzerine ürün geliştirme odaklı çalışmalar yürütüyoruz.” dedi.
NATO etkinliği kapsamında dronlarla kuantum haberleşme demosu gerçekleştirdiklerini dile getiren Durak, sözlerini şöyle tamamladı:
“Dronlarla dolanıklık dağıtımı yaptık. Bu kapsamda sürü dronlarla sahada kullanılabilecek bir teknoloji geliştirmeye odaklanıyoruz. Dronların kullanımında kesintisiz haberleşme gerekiyor. Haberleşme kesildiğinde dron kontrolden çıkabiliyor. Bunu engellemek için şu anda fiber çözümler kullanılıyor ancak bu ideal bir yöntem değil. Kuantum haberleşme ile bu sorunu aşmak mümkün. Savunma alanında yürüttüğümüz kuantum LIDAR projesi de bu ihtiyaca çözüm sunuyor.”
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!