Türkiye'nin Yeşil Enerji Devrimi: Güneşin Elektrik Üretimindeki Payı 10 Yılda 28 Katına Çıktı
Türkiye, yenilenebilir enerjide tarihi bir dönüşüme imza atarak güneşin elektrik üretimindeki payını son 10 yılda 28 kat artırmayı başardı.
Türkiye, enerji sektöründe son on yılda gerçekleştirdiği köklü reformlar ve yatırımlarla yeşil enerji dönüşümünde küresel bir başarı hikayesine imza atıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 2016 yılında hayata geçirilen Milli Enerji ve Maden Politikası, ülkenin sadece fosil yakıtlar alanında değil, rüzgar ve güneş gibi temiz enerji kaynaklarında da bağımsızlığını ilan etmesinin önünü açtı. Bu stratejik hamleler sayesinde Türkiye, elektrik üretim portföyünde yenilenebilir kaynakların ağırlığını her geçen yıl katlayarak artırmayı başardı.
Milli Enerji Politikası ile Başlayan Büyük Dönüşüm
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji sepetinde son 10 yılda yaşanan bu olağanüstü değişime dikkat çekti. Bakan Bayraktar, yapılan yatırımların sadece çevre dostu bir gelecek inşa etmekle kalmadığını, aynı zamanda "Enerjide Tam Bağımsız Türkiye" vizyonunun en somut kanıtı olduğunu vurguladı. Elde edilen bu küresel başarıyı Antalya'da gerçekleştirilecek olan COP31 zirvesinde dünya kamuoyuna sunacaklarını belirten Bayraktar, yeni dönemde rüzgar ve güneş potansiyelini daha da yukarı taşıyarak, güvenilir ve uygun maliyetli temiz enerjiyi toplumun her kesimi için erişilebilir kılacak güçlü bir altyapı inşa etmeye kararlılıkla devam edeceklerini ifade etti.
Güneş ve Rüzgarda Rekor Üretim Seviyeleri
Son on yıllık süreçte, özellikle güneş enerjisi yatırımlarında adeta bir patlama yaşandı. 2016 yılında Türkiye'nin toplam elektrik üretiminde yalnızca yüzde 0,4 paya sahip olan güneş enerjisi, bu yılın temmuz ayı verilerine göre tam 28 katlık rekor bir artış kaydederek yüzde 11,6 seviyesine ulaştı. Benzer şekilde rüzgar enerjisi de istikrarlı yükselişini sürdürdü. On yıl önce elektrik üretimindeki payı yüzde 5,7 olan rüzgar enerjisinin payı, bu yılın temmuz ayı itibarıyla 1,1 kat artış göstererek yüzde 12,1 seviyesine yükseldi.
Üretimdeki bu devasa sıçrama, kurulu güç kapasitesindeki büyüme oranlarıyla da doğrudan paralellik gösteriyor. Güneş enerjisinin 2016 yılında toplam elektrik kurulu gücü içindeki yüzde 1,1 olan payı, yaklaşık 19 kat artarak bu yılın temmuz ayında yüzde 21,7'ye ulaştı. Rüzgar enerjisinin kurulu güçteki payı ise on yıl önceki yüzde 7,3 seviyesinden yaklaşık yüzde 66 oranında bir artışla yüzde 12,1 seviyesine tırmandı.
Kurulu Güçte Yeşil Enerjinin Payı Yüzde 33'ü Aştı
Türkiye'nin toplam elektrik kurulu gücü, 2026 yılının temmuz ayı sonu itibarıyla 126 bin 476 megavat seviyesine ulaşarak tarihi bir eşiği geride bıraktı. Bu kapasite içerisinde güneş enerjisi kurulu gücü 27 bin 507 megavat ile yüzde 21,7'lik bir paya sahip olurken, rüzgar enerjisi kurulu gücü ise 15 bin 358 megavat seviyesine ulaşarak yüzde 12,1'lik bir pay aldı. Böylelikle sadece güneş ve rüzgarın toplam kurulu güçteki payı yüzde 33,8'e ulaşırken, toplam kapasiteleri ise 42 bin 865 megavat olarak kayıtlara geçti.
Yenilenebilir enerjideki bu kapasite artışı, doğrudan üretim rekorlarını da beraberinde getirdi. Haziran ayında kırılan tarihi üretim rekorunun hemen ardından, temmuz ayında güneş enerjisinden elektrik üretimi yeni bir zirveye ulaştı. Temmuz ayında güneş kaynaklı elektrik üretimi 5,37 milyar kilovatsaat olarak gerçekleşti ve bu rakam aylık bazda tüm zamanların en yüksek üretim değeri olarak kayıtlara geçerek Türkiye'nin yeşil enerji dönüşümündeki kararlılığını bir kez daha tescilledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!