Türkiye'ye Yönelik Stratejik Tehditler: 'NATO'yu Sarsacak Hamleler'
KKTC'de danışman Prof. Dr. Hasgüler, NATO'yu sarsacak Türkiye-İsrail gerilimi hakkında uyarılarda bulundu.
KKTC'de danışman olarak görev yapan Prof. Dr. Mehmet Hasgüler, dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Güney Kıbrıs ve Atina'ya verdiği destek ile bölgedeki jeopolitik değişimlere dikkat çeken Hasgüler, ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi eski Başkanı Joe Kent'in, 'NATO'dan çıkacağız ki Türkiye ile İsrail Suriye'de çatışmaya girdiğinde İsrail'in yanında durabilelim' şeklindeki sözlerinin bir itiraf niteliğinde olduğunu belirtti. Aynı zamanda İsrail parlamentosu Knesset'ten de benzer açıklamalar geldiğini ifade etti.
Prof. Dr. Hasgüler, 'Bunlar tesadüf değil, uzun zamandır planlanan bir projeksiyonun parçası. Şu anda odak İran'da ancak sonraki kriz alanı, 'dondurulmuş çatışma' olarak görülen Kıbrıs olacak. İsrail, ABD ve AB'nin yanı sıra Hindistan ve bazı Arap ülkelerini de yanına almayı planlıyor' diye konuştu.
İSRAİL'İ SINIRIMIZA YAKLAŞTIRIYORLAR
Prof. Dr. Hasgüler, Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ittifakının KKTC ve Türkiye'ye karşı denizden ve havadan fiili saldırı hazırlığında olduğunu iddia ederek şunları ekledi:
İsrail, bu işgal girişimine bile bir isim buldu: Mağusa'nın eski adı “Amalek”. Bu terim, Yahudi kutsal metinlerinde düşman kavimleri tanımlamak için kullanılır. Kıbrıs'ta uzun süredir bir “NATO dengesi” kavramından söz edilir. Bu dengenin ilk unsuru, NATO üyesi olan Türkiye ve Yunanistan'ın birbirleriyle savaşmayacağı varsayımıdır. İkinci unsur ise Birleşik Krallık'ın Kıbrıs'ın güneyindeki egemen üsleridir. Ancak bu denge eskisi kadar güçlü değil. Kıbrıs odaklı bir savaş, NATO'nun ölüm fermanı anlamına gelir. Trump’ın çıkışları ve ABD-Avrupa'daki Birliğin geleceği hakkındaki tartışmalar göz önünde bulundurulmalıdır. İsrail, geniş çaplı bir krizin hazırlayıcı unsuru olarak NATO'nun iflasını istiyor ve bunun Türkiye-Yunanistan savaşıyla başarılacağına inanıyor. Bu kaçınılmaz felakete en güçlü yanıt, Karpaz'da büyük bir askerî üs kurmak olacaktır. Savaş ya da barış fark etmeksizin bu güvenlik kuşağını Kıbrıs’ta inşa etmeliyiz. Yunanistan ve Rumlar, İsrail'i Türkiye sınırına taşıyor.

KIBRIS'TA İLERİ HAT
İsrail hükümeti, son bir yıldır Türkiye'ye karşı açacağı cepheye kendi kamuoyunu hazırlıyor. Kendi medyalarında sürekli bu yönde haberler ve analizler yapılıyor. İleri hat olarak Kıbrıs'ı seçtiler. Çünkü siyonistlerin gözünde Kıbrıs, vadedilmiş topraklar arasında yer alıyor. İsrail, son yıllarda Rum Kesimi ile ilişkilerini o kadar geliştirdi ki, güvenlik ve istihbarat gibi alanlarda büyük bir işbirliği içindeler. Ayrıca İsraillilerin Kıbrıs’ın hem kuzeyinden hem güneyinden mülk edindiği biliniyor. Bugün güneydeki Larnaka ve Limasol’da Rumların dahi giremediği Yahudi mahalleleri var.
İkinci yol ise savaşsız bir çözümdür. Türkiye'ye Karpaz’da egemen üs verilerek enerji üzerinden bir ortaklık devreye girebilir. Bu, meşhur 'Acheson Planı'nın yeniden devreye sokulması arayışını da beraberinde getirebilir. Bu senaryoda, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki İsrail-Kıbrıs doğalgazını ve petrolünü Avrupa’ya aktarması beklenebilir. Her iki durumda da, 1964 yılından beri çözümsüz kalan Kıbrıs meselesinde Pandora'nın kutusunun açılması demektir.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!