UAEA'dan Tarihi Karar: Suriye'nin Esad Döneminden Kalan Nükleer Dosyası Resmen Kapatıldı!
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, Suriye'nin Esad rejimi döneminden kalan nükleer dosyasını oybirliğiyle kapattı. Türkiye kararı memnuniyetle karşıladı.
Avusturya'nın başkenti Viyana'da basına kapalı olarak gerçekleştirilen Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu toplantısında, Suriye'ye ilişkin tarihi bir karara imza atıldı. Devrik Beşar Esad rejimi döneminden bu yana uluslararası gündemi meşgul eden Suriye'nin nükleer dosyası, yeni yönetimin şeffaf adımları neticesinde resmen kapatıldı. Suriye'nin 2011 yılında tespit edilen yükümlülük ihlallerini tamamen giderdiğini tescil eden karar tasarısı, kurul üyelerinin oybirliğiyle kabul edildi.
Şam Yönetiminin Şeffaflık Adımları ve UAEA Kararının Detayları
Kabul edilen tarihi kararda, Suriye'deki yeni hükümetin UAEA denetçilerine gerekli tüm bilgi, belge ve fiziksel erişimi sağladığı vurgulandı. Daha önce uluslararası kamuoyuna beyan edilmemiş olan nükleer malzemelerin tamamının Ajansın güvence denetimleri kapsamına alındığı belirtildi. Şam yönetiminin geçmiş dönemdeki nükleer faaliyetlerine yönelik tüm soru işaretlerini giderdiği aktarılırken, 2011 yılındaki ihlallerin ortadan kaldırılması için atılan yapıcı adımlar takdirle karşılandı.

Alınan bu kararla birlikte, Esad rejimi döneminde Suriye'nin yükümlülüklerini ihlal ettiğine hükmeden 2011 tarihli kararın geçerliliği sona erdi. "Suriye'de Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) Güvence Denetimi Anlaşması'nın Uygulanması" başlıklı dosya, UAEA Yönetim Kurulu'nun gündeminden tamamen çıkarıldı. Suriye, bundan sonraki süreçte nükleer silaha sahip olmayan diğer taraf devletler gibi standart ve rutin UAEA denetimlerine tabi tutulacak. UAEA Başkanı Rafael Mariano Grossi'nin, Deyrizor bölgesindeki kazı çalışmaları da dahil olmak üzere yürütülen tüm faaliyetler tamamlandığında kurulu yeniden bilgilendirmesi ve hazırlanan raporun BM Güvenlik Konseyi ile üye ülkelere iletilmesi kararlaştırıldı.
Türkiye'den Suriye'ye Tebrik ve Tam Destek Mesajı
Türkiye, Viyana'da alınan bu tarihi kararı memnuniyetle karşıladığını duyurdu. Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Viyana Ofisi Nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Mustafa Kibaroğlu, toplantıda söz alarak Şam yönetiminin attığı adımları övdü. Kibaroğlu, yaptığı açıklamada, "Bu tarihi günde Suriye'yi tebrik ediyor, Suriye hükümetinin uluslararası toplumla devam eden normalleşme çabalarını takdir ediyoruz. Türkiye'nin tüm platformlarda Suriye'ye desteğinin devam edeceğini vurguluyoruz." ifadelerini kullandı.

Deyrizor Saldırısından Bugüne: Nükleer Dosyanın Geçmişi
Suriye'nin nükleer programına ilişkin krizin kökenleri 2007 yılına kadar uzanıyor. Deyrizor'da bulunan ve nükleer reaktör olduğu iddia edilen tesis, Eylül 2007'de İsrail savaş uçakları tarafından düzenlenen bir hava operasyonuyla imha edilmişti. Dönemin Esad rejimi, yıkılan yapının askeri ancak nükleer olmayan bir tesis olduğunu savunmuştu. Ancak UAEA tarafından yapılan detaylı incelemeler, söz konusu yapının Ajansa bildirilmesi zorunlu bir nükleer reaktör olduğunu ortaya koymuş ve UAEA Yönetim Kurulu, 2011 yılında Suriye'nin NPT kapsamındaki yükümlülüklerini çiğnediğine karar vermişti.
Ülkede yaşanan yönetim değişikliğinin ardından işbaşına gelen yeni hükümet, 2025 yılında UAEA ile kapsamlı bir işbirliği sürecini başlattı ve şüpheli tesislere tam erişim izni verdi. UAEA Başkanı Rafael Mariano Grossi'nin 1 Eylül tarihli raporuna yansıyan bilgilere göre, Suriye'nin bildirdiği yeni bir sahada yaklaşık 73 ton doğal uranyum metali tespit edildi. Bu miktarın 55 tonunun 8 bin 808 adet yakıt çubuğundan, 18 tonunun ise uranyum hurdası ve atıklarından oluştuğu belirlendi. Temmuz 2026'da UAEA denetçileri tarafından da doğrulanan bu nükleer malzemelerin tamamı, şu an itibarıyla tamamen UAEA'nın koruma, muhafaza ve gözetim tedbirleri altında bulunuyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!