Üretici İsyan Etti: Tarlada 395 TL Olan Antep Fıstığı Tezgahta 550 TL!
Güneydoğu Anadolu'nun yeşil altını Antep fıstığında hasat sürerken, üretici ile market fiyatları arasındaki yüzde 40'lık dev uçurum tepki topluyor.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en prestijli tarım ürünü olan ve "yeşil altın" olarak adlandırılan Antep fıstığında hasat dönemi tüm hızıyla sürüyor. Ancak büyük umutlarla başlayan hasat, üreticiler için hayal kırıklığına dönüştü. Tarlada kilosu 395 liradan alıcı bulan fıstık, market ve tezgah raflarında 550 liraya kadar yükseliyor. Aradaki bu fahiş fiyat farkı, yıl boyunca emek veren üreticilerin sert tepkisine yol açtı. Çiftçiler, emeklerinin komisyoncular tarafından sömürüldüğünü belirterek yetkilileri acilen denetim yapmaya ve kalıcı çözümler üretmeye çağırıyor.
Bölgedeki fıstık bahçelerinde kavurucu sıcaklara rağmen yoğun bir mesai harcanıyor. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tarlalara giren tarım işçileri, yaklaşık 40 dereceyi bulan sıcaklığın altında günde 8 saat boyunca ter döküyor. Ağaçların altına serilen dev brandalar üzerine dallardan tek tek elle toplanan fıstıklar, çuvallara doldurularak traktörlerle ayrıştırma tesislerine taşınıyor. Ancak bu ağır emeğin karşılığında üreticinin eline geçen kazanç, yüksek maliyetler ve aracıların yüksek kar marjları nedeniyle eriyip gidiyor. Fıstık üreticisi Mehmet Doğan, yaşadıkları mağduriyeti, "Çiftçi tam 12 ay boyunca bu ürünü bekliyor, aracı ise sadece 1 ayda bütün karı cebine koyuyor" sözleriyle özetliyor.

Gaziantep'te Rekolte Beklentilerin Altında Kaldı
Gaziantep Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Cuma Yiğit, bu yıl iklim koşullarının fıstık rekoltesini olumsuz etkilediğini belirtti. Geçmiş yıllarda yaşanan kuraklığın etkilerinin sürdüğünü ifade eden Yiğit, "Son 2-3 yıldır bölgemizde ciddi bir kuraklık hakimdi ve bu durum mahsul kalitesini düşürmüştü. Bu sene çok şükür yağışlar iyi gitti. Normal şartlarda bu yıl fıstığın 'var yılı' olmalıydı ancak ağaçlarda yeterli ürün yok. Bölge bölge değişiklik gösteriyor, bazı yerlerde ise hiç fıstık yok. Fıstık ağacı bir yıl önceden göz atar, ışkın sürer ve sonraki yıl mahsul verir. Geçen yıl kuraklıktan dolayı göz atamadığı için bu yıl yeterli rekolteye ulaşamadık. Bu sene Gaziantep genelinde tahmini fıstık rekoltemiz maalesef sadece 50 bin ton civarında kalacak" dedi.
Yüksek Girdi Maliyetleri ve Aracıların Yüzde 40 Karı
Fıstık üretiminin son derece yüksek maliyetli ve zahmetli bir süreç olduğunu vurgulayan Cuma Yiğit, üreticilerin fiyat politikasından dolayı büyük bir mağduriyet yaşadığını söyledi. Her hasat döneminde benzer bir senaryoyla karşılaştıklarını belirten Yiğit, "Fiyatlar ne yazık ki hasat biter bitmez iki katına çıkıyor. Bu sıcağın altında gece gündüz demeden çalışan çiftçimizin emeği korunmalı. Tarlada farklı, pazarda farklı, markette farklı fiyat olmamalı. Sabit ve adil bir fiyat politikası uygulansa hem üretici ne kazanacağını bilir hem de tüketici mağdur olmaz" açıklamasında bulundu.
Maliyet kalemlerine de değinen Yiğit, fıstık bahçelerinin yılda en az 6 kez sürülmesi gerektiğini ve her yıl düzenli budama yapılması gerektiğini hatırlattı. Bir budama işçisinin günlük yevmiyesinin 2 bin 500 lira, hasat işçisinin yevmiyesinin ise 2 bin lira olduğunu belirten Yiğit, "Bu yüksek maliyetlere rağmen fıstık fiyatları hasat döneminde bilinçli olarak düşürülüyor. Tarlada 395 liraya satılan fıstık, markette 550 liraya satılıyor. Arada net yüzde 40 kar marjı var. Bir ay sonra bu fark yüzde 100'e ulaşacak. Yetkililerden komisyoncular üzerinde sıkı bir denetim mekanizması kurmalarını ve bu duruma acilen müdahale etmelerini talep ediyoruz" dedi.
"Çiftçi 12 Ay Bekliyor, Aracı 1 Ayda Kazanıyor"
Fıstık üreticiliğinin kendilerine dedelerinden miras kaldığını belirten örnek çiftçi Mehmet Doğan ise fıstık ağaçlarının tam verime ulaşmasının 25 ile 35 yıl arasında sürdüğünü söyledi. 40 derece sıcağın altında büyük bir özveriyle çalıştıklarını ancak emeklerinin karşılığını alamadıklarını ifade eden Doğan, "Yılda sadece bir kez hasat yapabiliyoruz. Gübre, ilaç, budama ve traktör sürüm maliyetleri belimizi büküyor. Mazot fiyatlarının yüksekliği nedeniyle tarlayı yeterince süremiyoruz, bu da doğrudan verimi düşürüyor. Şu an fıstığı toplama ve kurutma aşamasındayız. Bizden 380-400 TL bandında alınan fıstık, marketlerde yüzde 50'ye varan karla satılıyor. Bu düzende ezilen hep üretici oluyor" diye konuştu.
Çiftçilerin borç ve kredi yükü altında ezildiğini, bu yüzden hasat zamanı ürünü değerinin altında satmak zorunda kaldıklarını vurgulayan Doğan, "Çiftçinin acil ödemeleri olduğu için mahsulü ucuza elinden çıkarmak zorunda kalıyor. Aracılar ise bunu fırsat bilip ürünü depoluyor ve daha sonra yüksek fiyattan satıyor. Yeşil altınımızın yok olmaması için devlet büyüklerimizden destek bekliyoruz. Geçen yıl 800 TL'ye sattığımız boz baklavalık fıstığı, bu yıl hasat döneminde fırsatçılık yaparak 600-650 TL'ye kadar düşürdüler. Devletimiz çiftçiye verdiği desteği artırmalı ve mahsulümüzün hak ettiği değerden satılmasını güvence altına almalıdır" diyerek sözlerini tamamladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!