Türk Bilim İnsanlarından Çığır Açan Keşif: Siyah Havuç ve Şalgam Suyu Kanser Hücrelerini Yok Ediyor
Erciyes Üniversitesi'nde yapılan araştırmalar, siyah havuç ve şalgam suyunun kanser hücrelerinin çoğalmasını yüzde 95'e varan oranda engellediğini ortaya koydu.
Türkiye'de bilim dünyası, kanserle mücadelede çığır açacak nitelikte yeni bir doğal kalkan keşfetti. Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Doğan'ın öncülüğünde yürütülen kapsamlı araştırmalar, geleneksel lezzetimiz şalgam suyunun ve siyah havucun kanser hücreleri üzerindeki güçlü etkisini gözler önüne serdi. Dr. Duygu Aslan Türker tarafından hazırlanan doktora tezinde, siyah havuca mor ve kırmızı rengini veren, yüksek antioksidan deposu antosiyaninlerin laboratuvar ortamında kolon ve karaciğer kanseri hücrelerinin çoğalmasını baskıladığı bilimsel olarak kanıtlandı. Bu önemli araştırma, 2022 yılında prestijli Q1 kategorisindeki "Food and Bioproducts Processing" dergisinde yayımlanarak dünya literatürüne girdi.
Şalgam Suyundaki Gizli Güç: Kanser Hücrelerini Yüzde 95 Oranında Azaltıyor
Yürütülen çalışmanın devamı niteliğinde, Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Yetiman'ın yöneticiliğinde siyah havuç kullanılarak üretilen geleneksel şalgam suyu mercek altına alındı.
"Probiotics and Antimicrobial Proteins" dergisinde 2026 yılında yayımlanan çalışmada, şalgam suyundan izole edilen bazı laktik asit bakterilerinin laboratuvar koşullarında yüksek antioksidan aktivite gösterdiği, kolesterolü ortamdan uzaklaştırdığı, ince ve kalın bağırsak kanseri hücrelerinde hücre çoğalmasını azalttığı tespit edildi. Bu süreçte şalgam suyundan yaklaşık 50-55 farklı laktik asit bakteri türü izole edildi. Bu bakterilerin fonksiyonel özellikleri incelenirken, özellikle fermente gıdalarda ve insan mikrobiyotasında doğal olarak bulunan, çubuk şeklindeki gram-pozitif bakteri türü Lactobacillus brevis'in etkisi test edildi. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Tıp Fakültesi İmmünoloji Bölümü işbirliğiyle gerçekleştirilen hücre kültürü çalışmalarında, bu bakterinin hem ince hem de kalın bağırsak kanser hücrelerini yüzde 90 ila 95 oranında tahrip ederek azalttığı belirlendi.
Gıda Atıklarından Katma Değeri Yüksek Sağlık Ürünlerine
Prof. Dr. Mahmut Doğan, gıda kimyası alanında yürüttükleri çalışmaların temel hedeflerinden birinin, meyve ve sebze atıklarını değerlendirerek ekonomiye kazandırmak olduğunu belirtti. Bu doğrultuda pektin, selüloz ve suda kolayca çözünebilen yarı sentetik bir polimer olan karboksimetil selüloz gibi katma değeri yüksek bileşikleri atık maddelerden ürettiklerini ifade eden Doğan, bu projelerin tamamını lisansüstü ve doktora tezleri kapsamında literatüre kazandırdıklarını vurguladı. Siyah ve turuncu havuçtan doğal renk maddesi üretimi üzerine yoğunlaştıklarını aktaran Doğan, elde edilen bu doğal pigmentlerin kalite parametrelerini detaylıca incelediklerini dile getirdi.
Akademik İşbirlikleriyle Kanıtlanan Antikanser Etki
Siyah havuçtan elde edilen renk maddelerinin biyoaktif özelliklerini araştırırken rotayı kanser araştırmalarına çevirdiklerini söyleyen Prof. Dr. Mahmut Doğan, Hacettepe Üniversitesi ile ortak bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Yapılan ortak çalışmalar sonucunda, siyah havuçtaki antosiyaninlerin kolon ve karaciğer kanseri hücre hatları üzerinde doğrudan antikanser etki gösterdiği doğrulandı. Bu önemli bulgular, uluslararası düzeyde saygın bilimsel dergilerde makale olarak yayımlanarak küresel bilim camiasına sunuldu.
Gazlı İçecekler Yerine Şalgam ve Ayran Tüketilmeli
Üniversitelerde üretilen bilimsel çıktıların toplumsal faydaya veya ülke ekonomisine dönüşmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Doğan, özellikle genç neslin gazlı içeceklere olan eğiliminden endişe duyduğunu belirtti. Doğan, "Gençlerimiz ve orta yaş grubumuz maalesef gazlı içecekleri çok fazla tercih ediyor. Oysa şalgam ve ayran gibi fonksiyonel özellikleri son derece yüksek, sağlığa doğrudan olumlu katkı sağlayan geleneksel içeceklerimizin tüketilmesi büyük önem taşıyor." diyerek sağlıklı beslenme çağrısında bulundu. Elde ettikleri verilerin tıp ve eczacılık fakülteleri için önemli bir zemin hazırladığını kaydeden Doğan, bu kurumların söz konusu çıktıları kullanarak kanser hastalarında veya deneysel hayvan modellerinde yeni çalışmalar yürütebileceğini sözlerine ekledi.
Diğer yandan, bu tür doğal kaynakların tüketiminin ihmal edilmesi modern beslenme alışkanlıklarının getirdiği kanser riskini artırıyor; uzmanlar, hazır ve asitli içecekleri sıklıkla tüketenleri bekleyen sağlık tehlikelerine karşı uyarıyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!