AB ve Kanada Arasında Tarihi Yakınlaşma: Savunma, Ticaret ve Stratejik Ortaklıkta Yeni Dönem
AB ve Kanada, savunmadan kritik ham maddelere, dijital ticaretten Arktik güvenliğine kadar uzanan kapsamlı bir entegrasyon anlaşması için harekete geçti.
Avrupa Birliği (AB) ile Kanada, küresel jeopolitik dengelerin hızla değiştiği bir dönemde ilişkilerini benzeri görülmemiş bir seviyeye taşımaya hazırlanıyor. Politico'nun Birlik kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre, iki taraf arasında ticari entegrasyonu derinleştirecek ve savunma alanındaki işbirliğini en üst düzeye çıkaracak stratejik adımlar üzerinde yoğun bir çalışma yürütülüyor. Bu kapsamda, Kanada Başbakanı Mark Carney'nin bu hafta Strazburg'da Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kuruluna hitap etmesi planlanırken, ekim ayında Montreal'de gerçekleştirilecek AB-Kanada Zirvesi öncesinde diplomatik temaslar hız kazandı. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in de 16 Eylül'de yapacağı geleneksel "Birliğin Durumu" konuşmasında Kanada ile kurulacak bu yeni ortaklığa dair somut ve kapsamlı öneriler sunması bekleniyor.
Tek Pazar Entegrasyonu ve Küresel Ticarette Yeni Ufuklar
İki müttefik arasındaki müzakerelerin en dikkat çekici boyutlarından birini, Kanada'nın AB Tek Pazarı ile olan bağlarının kuvvetlendirilmesi oluşturuyor. Masadaki iddialı senaryolar arasında, Kanada'nın Birlik ile olan ticari ilişkilerinin, İsviçre ve Norveç gibi ülkelerin AB ile sahip olduğu derin entegrasyon seviyesine yaklaştırılması yer alıyor. Eğer bu formül hayata geçirilirse, Kanada vatandaşlarına AB ülkelerinde yaşama ve çalışma hakkı tanınabilecek. Aynı şekilde, Kanadalı şirketler yaklaşık 450 milyon tüketiciden oluşan devasa AB pazarına doğrudan ve kolaylaştırılmış erişim imkanı elde edecek. Coğrafi olarak Avrupa'nın dışında yer alan bir ülkeye böylesine geniş haklar tanınmasının dünya diplomasisinde başka bir örneğinin bulunmaması, bu hamlenin ne denli tarihi bir nitelik taşıdığını gözler önüne seriyor.
Kanada Başbakanı Mark Carney, Toronto'da yaptığı açıklamada ülkesinin AB'ye tam üye olmayı hedeflemediğini, ancak ortak değerler ve tamamlayıcı ekonomik yetenekler üzerine inşa edilmiş "özgün bir ittifak" kurmak istediklerini vurguladı. 17 Eylül'de AP'de yapacağı konuşmada bu stratejinin detaylarını paylaşacak olan Carney, tam üyelik dışındaki en kapsamlı işbirliği modellerini araştırmak üzere özel bir temsilci de görevlendirdi.
Kritik Ham Maddeler ve Dijital Ticarette Stratejik Ortaklık
Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği günümüzde, Kanada'nın sahip olduğu yer altı kaynakları AB için hayati bir önem taşıyor. Bakır, nikel, lityum, kobalt, molibden, alüminyum ve nadir toprak elementleri gibi kritik ham maddeler açısından zengin rezervlere sahip olan Kanada, modern sanayi ve yeşil dönüşüm süreçlerinde AB'nin en güvenilir tedarikçisi olmaya aday gösteriliyor. İşbirliği planları sadece ham madde ticaretiyle de sınırlı kalmıyor; Kanada'nın AB'nin prestijli eğitim programı Erasmus'a katılımının genişletilmesi, sanatçıların seyahatlerini kolaylaştıracak vize kolaylıkları ve mesleki yeterliliklerin karşılıklı olarak tanınması gibi sosyal adımlar da masada bulunuyor.
Ticari ilişkilerin hukuki zeminini sağlamlaştırmak amacıyla, 2016 yılında imzalanan ancak bazı AB ülkelerinin parlamento onay süreçlerinin tamamlanmaması nedeniyle tam olarak yürürlüğe giremeyen Kapsamlı Ekonomi ve Ticaret Anlaşması'nın (CETA) da tamamen onaylanması amaçlanıyor. Ayrıca taraflar, internet üzerinden yürütülen ticari faaliyetleri düzenleyecek olan AB-Kanada Dijital Ticaret Anlaşması'nı yıl sonuna kadar nihayete erdirmeyi hedefliyor.
Savunma Sanayisi ve Arktik Güvenliğinde Güç Birliği
Savunma, güvenlik ve Arktik bölgesinin korunması, iki taraf arasındaki yeni dönemin en kritik sacayaklarından birini oluşturuyor. Kanada, AB'nin 150 milyar avro bütçeli Avrupa Güvenlik Eylemi (SAFE) savunma finansmanı programına erişim sağlayarak bu alandaki kararlılığını şimdiden gösterdi. Yeni dönemde Kanadalı şirketlere, AB'nin yeşil ve enerji yoğun sektörlerde yerli üreticilere öncelik veren düzenlemeleri kapsamında kamu ihalelerine ayrıcalıklı erişim hakkı tanınması da değerlendiriliyor.
Ekonomisi uzun yıllardır ABD pazarıyla güçlü bir şekilde entegre olan Kanada, Washington ile ilişkilerinde son yıllarda artan belirsizlikler karşısında dış ticaretini çeşitlendirmeyi ve Avrupa başta olmak üzere diğer küresel ortaklarıyla bağlarını güçlendirmeyi stratejik bir zorunluluk olarak görüyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!