Uzmanlar Dijital Platformların Şiddeti Normalleştirme Tehlikesine Dikkat Çekiyor
Dijital platformların şiddeti normalleştirme riskine dikkat çeken uzmanlar, sosyal medya ve oyunların gençler üzerindeki etkilerini inceliyor.
Türkiye'de Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta iki okulda yaşanan saldırılar, sosyal medya ve şiddet içerikli oyunların çocuklar üzerindeki etkilerini yeniden gündeme taşıdı.
Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi ve Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Selman Tunay Kamer, dijital dünyanın artık sadece eğlence amaçlı kullanılmadığını ve şiddet kültürünü besleyen bir ortam haline geldiğini ifade etti.
Kamer, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki saldırıların arkasında derin sosyolojik ve psikolojik faktörlerin bulunduğunu belirtti.
Film ve dizilerdeki şiddet sahnelerinin yanı sıra PUBG ve GTA gibi oyunlarda şiddetin ödüllendirilerek meşrulaştırıldığını dile getiren Kamer, "Şiddet, gözlem ve taklit yoluyla öğrenilen bir davranıştır. Bu tür vakalar, bu yüzden maalesef yaşanabiliyor." diye konuştu.
Prof. Dr. Kamer, genç yaşlarda şiddet eğiliminin sadece Türkiye'ye özgü olmadığını, küresel bir sorun haline dönüştüğünü vurguladı.
Okul saldırılarının ABD, Almanya ve Finlandiya gibi ülkelerde de görüldüğünü hatırlatan Kamer, dijitalleşmenin bu olaylardaki payını değerlendirdi.
"Özellikle Telegram ve Discord gibi sosyal medya platformlarında ciddi sorunlar var. Çocuklar bu platformlarda patlayıcı yapmayı veya silah kullanmayı öğrenebiliyor. Ülkeler bu duruma yönelik düzenlemeler yapmaya çalışıyor ama çoğu zaman bu hızla başa çıkamıyorlar. Bu sorunun tüm yönleriyle ele alınması gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Kamer, okulda dışlanma veya yok sayılma yaşayan çocukların ergenlik döneminde kendilerini kanıtlama çabası içine girdiklerini belirtti.
Kahramanmaraş'taki saldırıda yer alan İsa Aras Mersinli'nin, ABD'de saldırı düzenleyen Elliot Rodger'i örnek almış olabileceğini hatırlatan Kamer, çocukların sosyal medyadaki rol modelleri benimseyerek şiddeti normalleştirdiğini söyledi.
Türkiye'de bakanlıkların konuya dair farkındalık çalışmaları yürüttüğünü belirten Kamer, "Dijital Denetim Kurulu'nun kurulması önemli bir adım olacaktır." dedi.
Çocuk Gelişimi ve Eğitimcileri Derneği Başkanı Başak Öztürk de Telegram gibi platformların tehlikeli etkilerine dikkat çekti.
Öztürk, "Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırıları, Telegram'daki kapalı grupların şiddeti körükleme rolünü ortaya koydu." dedi.
Öztürk, Telegram gruplarındaki şiddet övgüleri, saldırı organizasyonları ve siber zorbalık gibi tehditlerin altını çizdi.
Sosyal medyanın dezavantajlı gençler için hem fırsat hem de ciddi bir risk alanı olduğunu belirten Öztürk, şu yorumda bulundu:
"Sosyal medya etkilerini sosyal karşılaştırma, yetersizlik hissi, ruh sağlığı riskleri, siber zorbalık ve olumsuz rol modeller ile ilişkilendirebiliriz."
Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, dünya genelinde 3 milyardan fazla insanın dijital oyun oynadığını belirtti.
Eraslan, Türkiye'de 10-18 yaş aralığındaki yaklaşık 30 milyon çocuğun oyunlarla aktif olarak etkileşimde olduğunu açıkladı.
Telegram gibi güvenli olduğu sanılan platformların kötü niyetli kişilerce çocuklara ulaşmak için kullanıldığını belirten Eraslan, bu platformlar üzerinden yönlendirme riskinin bulunduğunu ifade etti.
Türkiye'de bu tür platformlar için kapsamlı düzenlemelerin henüz yapılmadığını belirten Eraslan, ilgili kurumların durumu dikkatle incelemesi gerektiğini söyledi.
Ebeveynlerin çocuklarını sosyal medya ve dijital platformlarda yalnız bırakmaması gerektiğini vurgulayan Eraslan, "Anne ve babalar çocuklarının telefonlarındaki uygulamaları tanımalı ve dijital arkadaşları gibi görmelidir." dedi.
PUBG, Counter-Strike ve GTA gibi oyunları "dijital tehlikeli oyunlar" olarak tanımlayan Eraslan, bu oyunların çocuklarda şiddeti normalleştirme riskini artırdığını belirtti.
Eraslan, dijital oyunların rekabetçi yapısının çocuklar üzerinde "kanıtlama ve üstün olma" motivasyonunu beslediğine dikkat çekti.
Bu durumun sosyal ve eğitsel faaliyetlere olan ilgiyi azalttığını aktaran Eraslan, dijital oyunların tamamen yasaklanması yerine bilinçli kullanımın esas alınması gerektiğini vurguladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!