Uzmanlar Zararlı İçerikler İçin 'Etik Algoritma' Geliştirilmesini Öneriyor
Uzmanlar, sosyal medya algoritmalarının tehlikeli içerikleri öne çıkarmasını önlemek için etik algoritmaların geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi ve Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Tolga Arıcak, AA'ya yaptığı açıklamada, kullanıcı deneyimini iyileştirmek amacıyla geliştirilen algoritmaların, kullanıcı davranışlarına göre şekillendiğini ve içerik akışını buna göre düzenlediğini belirtti.
Arıcak, algoritmaların olumlu yönlerinin yanı sıra bazı olumsuz etkilerinin de olabileceğine dikkat çekerek, "Kullanıcı bir konuya ne kadar fazla ilgi gösterirse, algoritmalar da o konudaki içerikleri daha fazla ön plana çıkarmaya başlıyor. Akademik konulara ilgi duyduğunuzda, algoritma o konuda daha fazla yayını karşınıza çıkarıyor. Ancak intihar yöntemleri veya başka zararlı içerikle ilgili araştırma yaptığınızda, algoritma bu tür içerikleri de önünüze getirebilir. Bu yüzden algoritmaların yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Etik olmayan ve tehlikeli içeriklerin önüne geçebilecek yazılımlar geliştirilmelidir." diye konuştu.
Arıcak, algoritmaların reklam ve sponsorlu içerikleri ön plana çıkardığını ve bu durumun istenmeyen içeriklerin de görünür hale gelmesine neden olabileceğini belirtti. Dark Web'de yer alan zararlı bir içeriğin, çok fazla arama sonucunda öne çıkmasının ciddi bir risk taşıdığını ifade etti.
Arıcak, dijital platformlar için etik algoritmaların önemine vurgu yaparak şöyle devam etti:
"Belirli doğrulama süreçlerinden geçmemiş bilgi ve belgelerin ön plana çıkmasını engellemek mümkün olur. Örneğin, tamamen yalanlardan oluşan bir içeriği YouTube'da paylaşın ve reklamla öne çıkarın. Bu içerik hızla yayılabilir ve insanlar tarafından izlenebilir, yanlış olduğu halde. Bu nedenle doğrulanmamış, etik olmayan veya çocuklar için uygun olmayan içeriklerin filtrelenmesi ve öne çıkmaması için algoritmaların gözden geçirilmesi gerekiyor. Platformlar, sorumlu ve etik kullanım için önlem almalıdır."
Algoritmaların kullanıcıları yaş, cinsiyet, meslek gibi özelliklere göre analiz edebildiğini belirten Arıcak, mikrofonun açık olduğu durumlarda yapılan konuşmalara göre reklamların öne çıkarıldığını söyledi.
Prof. Dr. Arıcak, algoritmaların sosyal medya bağımlılığını arttırabileceğini belirterek, "İlgi alanlarınızla ilgili araştırma yaparken, yapay zekâ destekli algoritmalar yaşınıza, cinsiyetinize ve kişilik özelliklerinize göre analizler yapabiliyor. İlgilinizi çekebilecek içerikleri ön plana çıkararak, sosyal medya bağımlılığı riskini artırabilir. Bu bağımlılığın nedeni değil ama riski artıran bir faktördür." şeklinde konuştu.
Sosyal medyanın kamuya açık bir alan gibi düşünülerek sorumluluk bilinciyle kullanılması gerektiğini ifade eden Arıcak, "Etik sorumluluk sadece kullanıcılarda değil, aynı zamanda sosyal medya platformlarında da olmalıdır. X ve Instagram gibi platformların sahiplerinin ve mühendislerinin algoritmaları daha insancıl ve etik bir şekilde filtreleyip denetlemesi gerekmektedir. Koyduğunuz bir içerik, 10 yaşındaki bir çocuğun yaşamını etkileyebilir veya birinin hayatını mahvedebilir. Bu nedenle etik ve sorumlu kullanım büyük önem taşımaktadır." dedi.
Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç ise sosyal medya algoritmalarının en çok çocukları etkilediğine dikkat çekerek, şunları söyledi:
"Algoritma tuzağı diye bir kavram var. Bu tuzak, çocukların ilgi duydukları veya aradıkları şeylerin daha fazlasını sürekli olarak karşılarına çıkarıyor. Geçtiğimiz yıllarda İngiltere'de 14 yaşında bir kız çocuğu, yaşadığı zorluklar nedeniyle intihar hakkında araştırma yapıyordu. Araştırma yaptıkça karşısına daha fazla içerik, video ve resim çıkıyordu. Sonunda bu içeriklere maruz kalan kız intihar etti. Bu durumu algoritmaya kaybettik."
Dinç, buzdağı benzetmesi yaparak, görünmeyen daha büyük hikayelerin olduğunu belirtti.
Yeşilay Danışmanlık Merkezlerinde bu tür vakalarla karşılaştıklarını ifade eden Dinç, "Türkiye Yeşilay Cemiyeti olarak etik algoritma çağrısında bulunuyoruz. Etik algoritma, mutlaka gözetilmesi gereken bir sorumluluk olarak karşımızda duruyor. Sorumlu kullanım dediğimizde bütün yükü çocukların ve gençlerin üzerine bırakıyoruz. Bu durum, çocukların ve gençlerin ciddi risk altında olduğu bir süreçtir. Bu nedenle, algoritma ile ilgili etik çerçeveyi ilgili şirketlerin oluşturması bir sorumluluk olarak karşımızda duruyor." dedi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!