'Varlık Barışı' İçeren Teklif TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Ele Alındı
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, önemli ekonomik reformları içeren bir kanun teklifini görüştü. Bu teklifler, Türkiye'nin ekonomik altyapısını güçlendirmeyi hedefliyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş'un başkanlığında toplandı. Oturumda, muhalefet milletvekilleri usul üzerine söz aldı. Muhalefet partilerinden Demokrasi ve Etik Partisi (DEM) Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, geçtiğimiz haftalarda komisyonda görüşülen ve daha sonra genel kurula sevk edilen torba teklif hakkında konuştu. Oluç, "Yakın zamanda yine bir torba teklif gündeme geldi. Bu teklifi uzun uzun tartıştık ve bazı maddeler kabul edilip genel kurula gönderildi. Genel kurulda kripto varlıkların vergilendirilmesi ve değerli taşlardan alınacak ÖTV maddeleri gibi bazı önemli maddeler çıkarıldı. Bu durum, Plan ve Bütçe Komisyonu'nun önemini kaybetmesine neden oluyor. Arka planda çözüm arayışları yapamaz mıyız? Elbette yapabiliriz," dedi.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da Oluç'un değerlendirmelerine katılarak, "Plan ve Bütçe Komisyonu'nun itibarı oldukça önemlidir ve bu itibarın korunmasında başta komisyon başkanımız olmak üzere herkesin sorumluluğu vardır. İşleyiş ve itibar açısından en büyük sorumluluk sizde, bunu belirtmek istiyorum," şeklinde konuştu.
YENİ BİR STRATEJİK REFORM PAKETİ
İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta ve Yeni Yol Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık'ın usul üzerine değerlendirmelerinin ardından, teklifin ilk imzacısı olan AK Parti Osmaniye Milletvekili Seydi Gülsoy bir sunum yaptı. Gülsoy, "Bu yasa teklifi, Türkiye'nin küresel ekonomi içindeki yerini daha da sağlamlaştırmayı, yatırımcı güvenini artırmayı, üretimi ve ihracatı desteklemeyi, teknolojik girişimciliği büyütmeyi, İstanbul Finans Merkezi'nin uluslararası cazibesini artırmayı ve ülkemize döviz girişini teşvik etmeyi amaçlayan bir stratejik reform paketidir. Dünya ekonomisi son yıllarda tarihi kırılmalar yaşamaktadır. Küresel salgınlarla başlayan süreç, tedarik zincirinde ciddi sorunlar yaratmış, bölgesel savaşlar, enerji krizleri, yüksek enflasyon baskısı, ticaret savaşları, finansal dalgalanmalar ve jeopolitik gerilimler dünya ekonomisini derinden etkilemiştir. Artık hiçbir ülke, yalnızca kendi sınırları içinde aldığı kararlarla ekonomik geleceğini güvence altına alamaz," diye belirtti.
KOBİ'LERE DESTEK
Gülsoy, Türkiye'nin küresel ekonomik değişimlere uyum sağlaması gerektiğini ve küresel sermayenin güvenli liman arayışında olduğunu ifade ederek, "Kanun teklifimizin önemli başlıklarından biri, kamu borçlarının tecil ve taksitlendirilmesine yönelik düzenlemedir. 'Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle, vergi ve diğer kamu borçlarının tecil işlemlerinde mükelleflerimize önemli kolaylıklar sağlıyoruz. Mevcut durumda 36 ay olan azami taksit süresini 72 aya çıkarıyoruz. Teminat aranmaksızın tecil edilecek borç tutarını ise 50 bin liradan 1 milyon liraya yükseltiyoruz. Bu düzenleme, borcunu ödemek isteyen ancak geçici ekonomik zorluklarla karşılaşan vatandaşlarımızın ve işletmelerimizin yanında olduğumuz anlamına gelmektedir. Devlet, alacağını tahsil ederken mükellefin ödeme kapasitesini de gözetmelidir. Bu durumda sisteme cezalandırıcı değil kolaylaştırıcı, dışlayıcı değil kazançlı bir yaklaşım ortaya koyuyoruz. Ekonomide esas olan sürdürülebilirliktir. İşletmelerimizin ayakta kalması, üretimin devam etmesi, istihdamın korunması ve kamu alacaklarının etkin şekilde tahsil edilmesi, birbirini tamamlayan hedeflerimizdir. 72 aya çıkarılan taksit süresi ve 1 milyon liraya yükseltilen teminatsız tecil imkanı özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerimiz açısından ciddi bir nefes olacaktır. Böylece, ödeme niyetinde olan mükelleflerimize daha uzun vadeli, daha makul ve daha uygulanabilir bir ödeme zemini oluşturmaktayız," dedi.
20 YIL BOYUNCA GELİR VERGİSİNDEN MUAFİYET
Gülsoy, Türkiye'ye yabancı sermaye girişini artırmak ve nitelikli yatırımcıları teşvik etmek amacıyla teklif kapsamında düzenlemeler yaptıklarını belirterek, "Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen düzenleme ile son 3 yıl Türkiye'de yerleşik olmayan gerçek kişilerin yurt dışından elde ettikleri kazançları 20 yıl boyunca gelir vergisinden muaf tutuyoruz. Ayrıca, bu kişiler için veraset yoluyla mal intikallerinde vergiyi yüzde 1 oranında uygulamayı öngörüyoruz. Teklifimizin en önemli başlıklarından biri de nitelikli hizmet merkezleridir. Düzenleme kapsamında, dünya ekonomisinde mal ihracatı kadar hizmet ihracatının da büyük bir önemi bulunmaktadır. Finansal danışmanlık, stratejik yönetim, teknoloji danışmanlığı, yazılım, veri analitiği, bölgesel operasyon yönetimi ve kurumsal destek hizmetleri artık küresel ekonominin yüksek katma değerli alanlarındandır. Bu teklifte Türkiye'nin nitelikli hizmet ihracatını artırmak ve uluslararası firmalar için bölgesel bir merkez olmasını sağlamak amacıyla 'nitelikli hizmet merkezi' tanımı yapılmaktadır. En az 3 ülkede faaliyeti olan ve yıllık hasılatının önemli bir bölümünü yurt dışındaki ilişkili şirketlerden elde eden sermaye şirketlerinin Türkiye'de nitelikli hizmet merkezi kurabilmelerinin önü açılmaktadır. Bu merkezlerde istihdam edilecek nitelikli personel için de önemli vergi avantajı getirilmektedir. Nitelikli hizmet personeli ücretlerinin brüt asgari ücretin 3 katını aşmayan kısmı, gelir vergisinden istisna tutulmaktadır. İstanbul Finans Merkezi bünyesinde faaliyet gösterecek olan merkezde ise bu istisna tutarı 5 kata kadar uygulanacaktır. Mevcut asgari ücret istisnasıyla birlikte değerlendirildiğinde toplamda brüt asgari ücretin 4 ve 6 katı oranında önemli bir vergi avantajı sağlanmaktadır," dedi.
Gülsoy, ihracatçı kurumlardan alınan yüzde 25'lik Genel Kurumlar Vergisi'nin yüzde 9'a indirileceğini vurguladı. "Bu oran, 16 puanlık bir indirim anlamına gelmektedir. Diğer ihracatçı kurumların kazançlarına ise yüzde 14 oranında vergi uygulanması öngörülmektedir. Bu da 11 puanlık bir indirime tekabül eder. Bu düzenleme, ihracatçımızın küresel pazarlarda daha rekabetçi olmasını sağlayacaktır. İhracatçılarımıza sağlanan 16 puanlık vergi avantajı, üretimi ve ihracatı aynı anda teşvik eden stratejik bir tercihtir. Teklifimizin önemli düzenlemelerinden biri de transit ticaret ve nitelikli hizmet faaliyetlerinden elde edilen kazançlara yönelik vergi indirimlerinin kapsamının genişletilmesidir. Bu teklifle, İstanbul Finans Merkezi katılımcılarının transit ticaret faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlara yönelik indirim oranı da yüzde 50'den yüzde 100'e çıkarılmaktadır. İstanbul Finans Merkezi dışında faaliyet gösteren kurumlar için ise transit ticaret kazançlarının yüzde 95'i vergi dışı bırakılmaktadır. Bu teklifle ayrıca İstanbul Finans Merkezi'nin küresel rekabet gücünü artıracak önemli düzenlemeler yapıyoruz. İstanbul Finans Merkezi'nin hizmet ihracat kazançlarına uygulanan yüzde 100 oranındaki kurumlar vergisi indirimi süresini 2031'den 2047'ye kadar uzatıyoruz. Ayrıca, katılımcı finansal kuruluşların finansal harçlardan muafiyet süresi, 5 yıldan 20 yıla çıkarılmaktadır," açıklamasında bulundu.
'31 TEMMUZ 2027'YE KADAR MİLLİ EKONOMİYE DAHİL EDİLECEK'
Teklifle kayıt dışı varlıklar ile ilgili düzenleme yaptıklarını dile getiren Gülsoy, "Vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla gerçek veya tüzel kişilerin yurt dışında bulunan veya yurt içinde olup, kanuni defter kaydında yer almayan varlıkların sisteme kazandırılmasını teşvik etmektedir. 31 Temmuz 2027 tarihine kadar yapılacak bildirimlerde para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının milli ekonomiye dahil edilmesini sağlayacaktır. Varlıkların devlet iç borçlanma senetleri veya kira sertifikaları gibi araçlarda tutulması süresine göre yüzde 0 ile yüzde 5 arasında değişen kademeli vergi oranı uygulanacaktır," dedi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!