Vergi Teşvikleri ve İndirimleri Hakkında Yeni Kanun Teklifi TBMM'de
AK Parti'nin sunduğu vergi teşvikleri ve indirimlerini içeren yeni kanun teklifi TBMM'de görüşülüyor. Teklif, yatırımcılar ve genç girişimciler için önemli fırsatlar sunuyor.
AK Parti, vergi teşvikleri ve kurumlar vergisi oranlarında indirimi kapsayan yeni bir kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sundu.
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, toplam 15 maddeden oluşan bu kanun teklifinin TBMM Başkanlığı'na sunulduğunu duyurdu. Güler, basın toplantısında yaptığı açıklamada, "Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile Strateji ve Bütçe Başkanlığımızın iş birliği ile uzun süredir üzerinde çalıştığımız bu teklifi nihayet tamamladık. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde açıkladığı ekonomi ve yatırım stratejileri çerçevesinde, Türkiye'nin yatırım ve finans merkezi olma hedefini daha da ileriye taşımayı amaçlıyoruz. Küresel belirsizliklerin arttığı bu dönemde, Türkiye'nin güvenli bir liman olma konumunu somut adımlarla güçlendiriyoruz. İstanbul Finans Merkezi (İFM) ile yatırımcı dostu düzenlemeler ve artırılmış vergi teşvikleriyle güçlü bir yatırım ortamı oluşturuyoruz." dedi.
Güler, İstanbul'un sermaye, ticaret ve karar alma süreçlerinin merkezlerinden biri olmasını sağlamak için kapsamlı reformlar yapmayı planladıklarını belirtti. "Bu yeni adımların, üretim, ihracat, teknoloji ve girişimcilik alanlarında sürdürülebilir büyümeye ciddi katkılar sunmasını bekliyoruz. Cumhurbaşkanımızın tüm dünyaya duyurduğu vizyon, bakanlıklarımız ve AK Parti üyelerimizin uzun süredir birlikte çalıştığı bir sürecin ürünü. Bu teklif, Türkiye'nin küresel finans ve teknoloji liginde üst sıralara çıkmasında önemli bir adım olacak." ifadelerini kullandı.
Kurumlar Vergisi Oranlarında İndirim Yapılacak
Teklifin yatırımcılara, ihracatçılara ve genç girişimcilere önemli fırsatlar sunduğunu açıklayan Güler, "Üretim ve ihracatı teşvik etmek amacıyla kurumlar vergisi oranlarında indirime gidiyoruz. İmalatçı ihracatçılarımızın doğrudan ihraç ettikleri mallardan elde ettikleri kazançlar için uygulanan vergi oranını yüzde 9'a, diğer ihracatçı kurumlar için ise yüzde 14'e indiriyoruz. Böylece ihracatçı firmalarımıza 16 puanlık bir vergi avantajı sağlamış oluyoruz. Ayrıca, İstanbul Finans Merkezi katılımcılarına transit ticaret faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar için tam muafiyet sağlayarak vergi indirim oranını yüzde 50'den yüzde 100'e çıkarıyoruz. Bu teşviki İFM dışındaki kurumlara da yayarak transit ticaret kazançlarının yüzde 95'ini vergiden muaf tutuyoruz. Ülkemize nitelikli yatırımcı ve döviz girişini artırmak amacıyla, son üç yıldır Türkiye'de yerleşik olmayan bireylerin yurt dışı kazançlarını 20 yıl süreyle gelir vergisinden muaf tutuyoruz. Bu kişilerin veraset yoluyla elde ettikleri varlık intikallerinde ise vergi oranını sadece yüzde 1 olarak uygulayarak mülkiyet geçişini kolaylaştırıyoruz." dedi.
Kuluçka Girişimcileri Üç Yıl Boyunca Oda Aidatlarından Muaf
Türkiye'yi uluslararası şirketler için bölgesel bir operasyon ve yönetim merkezi yapmak istediklerini vurgulayan Güler, "En az üç farklı ülkede aktif faaliyet gösteren küresel gruplara hizmet verecek nitelikli hizmet merkezleri kurma imkanı tanıyoruz. Bu merkezlerde çalışacak nitelikli personel ücretlerine, mevcut asgari ücret istisnasına ek olarak, İstanbul Finans Merkezi bünyesinde beş katına kadar gelir vergisi istisnası getiriyoruz. Böylece, uluslararası yatırımları koruma altına alıyoruz. Genç girişimcilere ve teknoloji ekosistemine önemli destekler sağlıyoruz. Tekno girişim şirketlerinde çalışan personele verilen pay senetlerindeki vergi istisnası sınırını mevcut yıllık brüt ücretin iki katına çıkarıyoruz. Ayrıca, bu pay senetlerinin elde tutulma süresini kısaltarak gelişim ekosistemini daha hareketli hale getiriyoruz. Böylece nitelikli personelin teknoloji şirketlerine ortak olmasını kolaylaştırıyoruz. Dijital şirket tanımıyla yeni nesil girişimlerin kuruluş faaliyetlerini minimum düzeye indiriyoruz. Kuluçka girişimcilerini ise üç yıl boyunca oda aidatlarından muaf tutuyoruz." ifadelerini kullandı.
Yatırımcıyı Koruma ve Esnafa Destek Sağlama
Güler, başka bir maddeyle vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla yurt dışında bulunan para, altın, döviz ve menkul kıymetlerin 31 Temmuz 2027'ye kadar ekonomiye kazandırılmasının önünü açtıklarını belirtti. "Sadece yurt dışı değil, yurt içinde olan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklar da bankalar veya aracı kurumlar aracılığıyla sisteme dahil edilebilecek. Normalde yüzde 5 olan vergi oranını, varlıkların devlet iç borçlanma senetlerinde veya kira sertifikalarında tutulma taahhüdüne göre sıfıra kadar indiriyoruz. Bildirilen bu varlıklar için hiçbir şekilde vergi incelemesi yapılmayacağını kanunla garanti altına alıyoruz. İşletmelerin bünyesine alınan bu kıymetlerin, iki yıl geçmedikçe sermaye ilavesi dışında başka bir amaçla kullanılmamasını ve sermaye yapılarını güçlendirmeyi hedefliyoruz. Diğer bir maddeyle İstanbul Finans Merkezi'nin küresel rekabet gücünü korumak için kurumlar vergisi indirim süresini 2047 yılına kadar uzatıyoruz. Finansal faaliyet harç muafiyetini ise beş yıldan yirmi yıla çıkararak yatırımcıya uzun vadeli bir hukuki öngörü sağlıyoruz. Bu düzenlemelerle vergi verip borcunu ödemek isteyen ancak zorluk çeken her bir esnafımızı, tacirimizi ve vatandaşımızı da gözetiyoruz." dedi.
Silah Bırakma Sürecine Katkı
Basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Güler, Terörsüz Türkiye süreci hakkında konuştu. "Bu süreçte silah bırakmanın ve PKK terör örgütünün kendini feshetmesinin hukuki varlık dönemi içinde izlenmesi ve teyit mekanizmasının güçlü bir şekilde ortaya konulması gerekiyor. Bu süreç, idari ve yasal düzenlemelerle desteklenecek. PKK'nın bazı açıklamalarından silah bırakma konusunda direnç gösterildiğini görüyoruz. Ancak İmralı'dan yapılan 27 Şubat çağrısı, artık bu bölgede silaha ve şiddete yer olmadığını açıkça belirtiyor." ifadelerini kullandı.

Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!