Vize Randevusu Şebekesine Büyük Operasyon: Sistemi Kilitleyip Milyarlarca Liralık Vurgun Yaptılar
İstanbul'da yürütülen vize randevusu dolandırıcılığı soruşturmasında, 41 binden fazla kişiden 918 milyon TL toplayan şebekenin kirli çarkı deşifre edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen kapsamlı soruşturma, vize randevu sistemlerini kilitleyerek vatandaşları mağdur eden ve bu yolla devasa haksız kazanç sağlayan bir şebekenin kirli faaliyetlerini gün yüzüne çıkardı. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran soruşturma dosyasındaki detaylar, dolandırıcılık ağının ulaştığı ürkütücü boyutları ve sistemli çalışma yöntemlerini gözler önüne seriyor.
Milyarlık Vurgun: 41 Binden Fazla Mağdur ve Devasa Para Trafiği
Soruşturma kapsamında elde edilen finansal veriler, şebekenin gerçekleştirdiği vurgunun büyüklüğünü kanıtlar nitelikte. Yapılan incelemelere göre, Ocak 2024 - Temmuz 2026 dönemini kapsayan süreçte, şüpheli şirket hesaplarında toplam 2 milyar 841 milyon 220 bin lira tutarında brüt para hareketi tespit edildi. Bu süreçte vize başvurusu yapmak isteyen 41 bini aşkın kişiden yaklaşık 918.4 milyon lira tahsil edildiği belirlendi.
Mağdur edilen vatandaşların hesaplarında 500 bin liraya yaklaşan para hareketleri görülürken, taahhüt edilen vize ve randevu hizmetlerinin sunulmamasına rağmen ücret iadelerinin kesinlikle yapılmadığı saptandı. Elde edilen haksız kazançların izini kaybettirmek amacıyla yoğun nakit akışının yanı sıra kripto varlıklar ve kıymetli maden piyasasının da aktif olarak kullanıldığı belirlendi.
Kişisel Veriler Ele Geçirildi ve Otomatik Yazılımlara Aktarıldı
Dolandırıcıların sadece maddi kazanç sağlamakla kalmayıp, vatandaşların en hassas kişisel verilerini de hukuka aykırı şekilde ele geçirdiği ortaya çıktı. Başvuru sahiplerinden talep edilen pasaportların ön yüz görüntülerinin, "Vize Randevu Yönetim Sistemi" adı verilen yasa dışı bir panele aktarıldığı belirlendi. Bu sisteme; ad-soyad, doğum tarihi, pasaport numarası ve şehir bilgileri gibi kritik verilerin otomatik yazılımlar aracılığıyla girildiği ve bu yöntemle toplam 201 başvuru kaydının sisteme işlendiği saptandı.
Şebekenin pazarlama taktikleri arasında sahte vaatler de önemli bir yer tutuyor. Bir müşteriyle yapılan yazışmalarda 15 günlük randevu garantisi verilmesine rağmen, mağdurun tam beş ay boyunca bekletildiği ve vaat edilen hizmetin hiçbir şekilde yerine getirilmediği belgelendi.
Vize Şirketlerine Sızma Girişimi: "İstediğimiz Zaman Vize Alabiliriz"
Soruşturmanın en dikkat çekici detaylarından biri ise şebekenin vize aracı kurumlarına sızma çabası oldu. Şüphelilerden Bünyamin Ç.'nin, vize işlemlerinde yetkili kuruluş olan VFS Global'in İnsan Kaynakları departmanı ile ağ ve sistem tecrübesi gerektiren müdür yardımcılığı pozisyonu için mülakata katıldığı belirlendi. Bünyamin Ç.'nin, diğer şüpheli Gaye Ç. ile yaptığı görüşmede, bu göreve kabul edilmesi durumunda "Fransa, Hollanda ve 21 Avrupa Birliği ülkesinde istediğimiz zaman vize alabiliriz" dediği teknik takibe takıldı. Şüphelinin, VFS ve iDATA bünyesinde sistem yetkisi elde ederek kurum içi erişim sağlamayı ve bu sızma faaliyetini yasa dışı vize temininde kullanmayı amaçladığına dair kuvvetli deliller dosyaya eklendi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten Kararlılık Mesajı
Yaşanan skandalın ardından adli makamlar harekete geçerken, Adalet Bakanı Akın Gürlek de sosyal medya hesabı üzerinden konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, vatandaşların mağduriyetine yol açan yasa dışı yapılara göz açtırılmayacağını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Vatandaşlarımızın mağduriyetine yol açan, haksız kazanç sağlamayı amaçlayan ve kişisel verileri hukuka aykırı şekilde kullandığı değerlendirilen yapılara karşı tavizsiz mücadele ediyoruz."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!