WindEurope, Türkiye'nin Rüzgar Enerjisindeki Başarısını Övdü
WindEurope, Türkiye'nin rüzgar enerjisindeki başarısını övdü. Türkiye, Avrupa'da ikinci sırada yer alıyor ve COP31'e ev sahipliği yapacak.
Ankara
Belçika'nın eski Enerji Bakanı ve 2 Şubat'ta WindEurope'da görevine başlayan Van der Straeten, AA muhabirine Türkiye'nin rüzgar enerjisindeki başarısı, BMİDÇS'nin 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ev sahipliği yapması ve Avrupa'da rüzgar enerjisi sektörünün hedefleri hakkında görüşlerini paylaştı.
WindEurope'un hazırladığı rapora göre, Türkiye geçen yıl 2 bin 142 megavatın üzerinde ek rüzgar enerjisi kapasitesi ile Avrupa'da ikinci sırada yer aldı. Van der Straeten, Avrupa'da bu dönemde 19 bin 100 megavatlık rüzgar kapasitesinin devreye alındığını ve bunun yüzde 90'ının karasal rüzgar santrallerinden oluştuğunu vurguladı.
Van der Straeten, Türkiye'nin yeni rüzgar enerjisi kurulumlarında Almanya'nın ardından ikinci sırada yer aldığını hatırlatarak, "Türkiye, 2 gigavatın üzerinde yeni kapasite devreye alarak dikkat çekici bir performans sergiledi. Bu başarı, sadece güçlü bir büyüme göstergesi değil, aynı zamanda Türkiye'nin şimdiye kadarki en yüksek yıllık kurulum kapasitesine ulaştığının da bir işareti. Bu durum, ülkenin yenilenebilir enerji alanındaki ivmesini gözler önüne seriyor," dedi.
Van der Straeten, bu başarının Türkiye'nin Avrupa Birliği için güvenilir bir ortak olarak konumunu güçlendirdiğini belirtti ve AB ile Türkiye arasındaki rüzgar enerjisi işbirliğinin teknoloji, yatırım ve tedarik zinciri açısından güçlü bağlar oluşturduğunu dile getirdi.
Türkiye'nin sadece rüzgar enerjisi kurulum kapasitesiyle değil, aynı zamanda gelişmiş yerli tedarik zinciriyle de öne çıktığını belirten Van der Straeten, "Güçlü üretim altyapısı kanat, kule ve ekipman imalatını kapsarken, bu yapı yerel istihdama ve yerli sanayiye doğrudan katkı sağlıyor. Tüm bu gelişmeler, Türkiye'nin rüzgar enerjisinde hem bölgesel hem de Avrupa ölçeğinde artan rolünü pekiştiriyor. Aynı zamanda, bu durum enerji güvenliği sağlıyor çünkü yerli kaynaklara dayanıyor, rekabetçi ve dayanıklı bir yapı sunuyor," dedi.
Türkiye'nin COP31 Ev Sahipliği
Van der Straeten, Türkiye'nin yenilenebilir enerjideki örnek başarısıyla COP31'e ev sahipliği yapacak olmasına ilişkin olarak "COP31 başkanlığını sabırsızlıkla bekliyorum. Türkiye'nin 2025 rüzgar verilerini görmek, başkanlık sürecine olan güvenimi artırıyor," diye konuştu.
Dubai'de düzenlenen COP28'de yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılmasına yönelik ilk kez küresel taahhüt ortaya kondu. Van der Straeten, "İklim diplomasisinde dönüm noktalarından biri olan bu zirvede kabul edilen mutabakat, 2030'a kadar küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin üç katına çıkarılmasını, enerji verimliliğinin iki katına yükseltilmesini ve fosil yakıtlardan uzaklaşmaya yönelik bir geçiş sürecinin başlatılmasını öngörüyordu. Türkiye de bu küresel taahhütler doğrultusunda aktif bir liderlik üstlenebilir ve enerji bakanlarıyla koordinasyon içinde ilerlemeyi izleyen ülkeler arasında yer alabilir," dedi.
Avrupa'da Yenilenebilir Enerjiye Geçiş Fırsatları
Van der Straeten, WindEurope'un yaz boyunca yenilenebilir temelli sistem maliyetlerine ilişkin bir rapor hazırladığını ve enerji sistemlerinin kaynaklara göre maliyetleri hakkında senaryolar ortaya koyduğunu belirtti.
Yenilenebilir enerjinin üretim kaynağı olarak düşünüldüğünde, elektrik şebekelerine yatırımın kaçınılmaz olduğunun altını çizen Van der Straeten, "WindEurope çalışmasında yenilenebilirler senaryosu, şebeke ve depolama maliyetleri de dikkate alındığında bile açık ara en ucuz seçenek olarak ortaya çıktı. Yenilenebilir temelli enerji sistemiyle Avrupa, yavaş geçiş senaryosuna kıyasla 2050'ye kadar 1.6 trilyon avrodan fazla tasarruf sağlayacak. Hem enerji üretim kapasitesine yapılan yatırımlar hem de şebekeye yapılan yatırımlar bütüncül olarak düşünüldüğünde, ağırlıklı olarak yenilenebilir enerjiye dayanan ve yenilenebilir kaynaklarla çalışan bir sistemin her zaman en ucuz seçenek olduğunu görüyoruz," dedi.
Türkiye'nin Avrupa'da şebeke modernizasyonu, artacak yenilenebilir enerji yatırımları ve tasarruf hedefini bir ilham kaynağı olarak değerlendirebileceğini ifade eden Van der Straeten, "Türkiye'nin mevcut yenilenebilir enerji hedeflerini sürdürmesi ve yenilenebilir enerjiyi sisteme daha fazla entegre etmesi durumunda, Türk ekonomisi, özellikle Türk vatandaşları ve sanayisi kazançlı çıkacaktır," şeklinde konuştu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!