Yapay Zekalı Sistemler Patates Üretimini Yeniden Şekillendiriyor
Yapay zeka destekli yeni sistemler, patates üretim sürecini dönüştürerek tarımda devrim yaratıyor. GESK Teknoloji'nin geliştirdiği proje, verim ve kalite tahminlerini önceden yaparak çiftçilerin risklerini minimize ediyor.
İstanbul
Patates üreticileri için yeni bir çağ başlıyor; artık sadece çiftçilerin deneyimi değil, yerli yazılım ve donanımlarla geliştirilen sensörler, uydu görüntüleri ve yapay zeka algoritmaları da önemli bir rol oynuyor.
DOSYA: Tarımda Dijital Dönüşüm📲 Haberler ayağınıza gelsinAnadolu Ajansı'nın (AA) "Tarımda Dijital Dönüşüm" başlıklı dosya haberinde, yapay zeka yardımıyla geliştirilen ve patates üretimine odaklanan bir uygulama tanıtılıyor.

Yıldız Teknik Üniversitesi Teknopark içinde faaliyet gösteren GESK Teknoloji, Avrupa Birliği (AB) destekli bir akıllı tarım projesi yürütüyor. Bu proje ile patates tarlalarında hastalıklar erken aşamalarda tespit ediliyor, toprak ve iklim verileri gerçek zamanlı izleniyor, rekolte ve kalite önceden tahmin edilebiliyor.
Tarlada Sensörler, Analizde Yapay Zeka
GESK Teknoloji'nin Kurucu Ortağı Mehmet Baylan, AA muhabirine, firmalarının kuruluş hikayesini anlattı. Üniversitedeyken bir arkadaşıyla birlikte kurdukları bu firma, bugün mobil uygulamalardan bulut platformlarına, gömülü yazılımlardan elektronik devre tasarımına kadar geniş bir yelpazede hizmet veriyor.
Baylan, tarım sektörüne girişlerinin bir gıda firmasıyla yaptıkları işbirliği ile başladığını ve bu sürecin zamanla AB destekli bir projeye dönüştüğünü belirtti.

İzmir Ödemiş ve Afyon'daki iki pilot sahada çalıştıklarını ifade eden Baylan, "Bu iki yıl süren süreçte önemli miktarda veri topladık. Patates tarlalarının uzaktan izlenmesi, hastalıkların erken tespiti ve verim tahmini üzerine bir yapay zeka projesi geliştirdik. Sensörler aracılığıyla iklim verilerini ve toprak parametrelerini ölçtük, dronlar ile bitkilerin gelişimini takip ettik ve tüm bu verileri yapay zekayla birleştirdik." dedi.

Baylan, projede kullanılan sensörlerin tamamen tarlalara uygun bir şekilde tasarlandığını belirterek, atmosferik koşulların yanı sıra toprağın iletkenliği ve mineral değerlerini de ölçtüklerini açıkladı. Baylan, bu verileri uzaktan izleme imkanı sunan yazılım ve donanım altyapısını kendilerinin geliştirdiğini söyledi.
Projenin sonuçlarının ardından ikinci faz için tekrar AB'ye başvurduklarını dile getiren Baylan, bu aşamada daha çok tahminleme üzerine yoğunlaştıklarını belirtti. "İlk fazda izleme ve veri toplama öncelikliydi. İkinci fazda ise bu verileri ileri analizlerle işleyerek rekolte tahmini, kalite öngörüsü ve olası hastalıkların erken tespiti üzerine yoğunlaşıyoruz." diye konuştu.
"Tarım Teknolojileri Geleceğin En Büyük İlerlemelerinden Biri Olacak"
Baylan, tarımda teknolojik dönüşümün kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, "Tarım hala büyük ölçüde geleneksel yöntemlerle yapılıyor. Ancak yeni nesille teknoloji kullanımı artıyor. Verimi artırmak ve kaynakları doğru kullanmak zorundayız, önümüzdeki dönemin en büyük ilerlemelerinden biri tarım teknolojileri olacak." değerlendirmesinde bulundu.
"Uydu Görüntüleri ve İklim Verileriyle Entegre Çalışıyoruz"
Projenin ikinci aşamasında görev alan yapay zeka mühendisi Alp Erem, çalışmaların kapsamının genişlediğini ifade etti.
Erem, Polonya'daki iki üniversite ile işbirliği yapacaklarını ve bu sayede farklı iklim koşullarını test etme fırsatı bulacaklarını belirtti.

Erem, ikinci fazda sensör sistemine yeni bileşenler eklediklerini belirterek, "Artık sadece sahadaki sensör verileriyle değil, uydu görüntüleri ve iklim verileriyle de çalışıyoruz. Multispektral kameralarla elde edilen dron görüntülerini analiz ediyoruz. Tüm bu verileri bir araya getirerek çok daha gerçekçi ve doğru sonuçlar elde ediyoruz." dedi.
Erem, sistemin en önemli çıktılarından birinin rekolte ve kalite tahmini olduğunu belirterek şöyle devam etti:
"Yapay zeka sayesinde hektar başına ne kadar ürün alınacağını ve kalitenin ne olacağını daha sezon başında tahmin edebiliyoruz. Bu da üreticinin sezon sonunda zarar edip etmeyeceğini önceden görmesini sağlıyor. Çiftçi belirsizlikle değil, veriye dayalı kararlarla üretim yapıyor. Aynı zamanda sözleşmeli üretim süreçlerinde hem üretici hem tüketici için daha güvenli bir zemin oluşuyor."
Anlık Bildirimler ile Sulama ve Gübreleme Tavsiyeleri
Sistemin işleyişi hakkında bilgi veren Erem, tarlaya kurulan sensörlerin güneş enerjisiyle çalıştığını ve kurulumdan sonra ek bir müdahale gerektirmediğini söyledi.

Erem, topladıkları sensör, uydu ve iklim verilerini arka planda analiz ettiklerini belirterek, "Çiftçi mobil uygulama ya da panel üzerinden tarlasıyla ilgili tüm bu sonuçlara erişebiliyor. Eğer toprağın nemi düşmüşse ya da aşırı artmışsa sistem anlık bildirim gönderiyor. Örneğin toprak kuru ama 2 saat sonra yoğun yağış bekleniyorsa 'sulama yapmaya gerek yok' uyarısı veriyoruz. Böylece aşırı sulamanın önüne geçiyoruz." diye konuştu.
Topraktaki mineral değerlerinin de anlık takip edildiğini söyleyen Erem, "Sensörlerimizle gübreleme ihtiyacını da tespit ediyoruz. Hangi mineral eksikse çiftçiyi tek tek uyarıyoruz. Böylece gereksiz gübre kullanımını azaltıyoruz." ifadesini kullandı.
Böceklere Karşı Feromon Tuzaklar
Erem, projede geliştirilen bir diğer yeniliğin böceklere karşı kurulan feromon tuzakları olduğunu dile getirdi.
Geliştirdikleri tuzakla yakalanan böcekleri görüntü işleme ve yapay zekayla analiz ettiklerini belirten Erem, "Zararlı tür tespit edilirse çiftçiye 'şu bölgede zararlı var' diye nokta atışı uyarı gönderiyoruz. Böylece tüm tarlaya ilaç atmak yerine sadece gerekli alana müdahale edilebiliyor." dedi.
Erem, tarım arazilerinin büyüklüğüne dikkati çekerek şunları kaydetti:
"250-1000 dekar büyüklüğündeki alanlarda tek tek bitkiyi kontrol etmek imkansız. Yaprağın üzerindeki küçük bir belirtiyi gözle yakalamak zor. Uydu, sensör ve yapay zeka teknolojileri bu yüzden kritik. Teknoloji geliştikçe tarımda daha yaygın kullanılacağını düşünüyorum."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!