Yapay Zekanın Hukuki Sınavı: Hak İhlalleri ve Düzenleme Gereksinimi
Yapay zeka kaynaklı içerik üretimi, hukuki düzenlemeler gerektiriyor. Telif hakları ve kişisel verilerin korunması önem kazanıyor.
Çoğalan, hukukun gerçek bir eseri ve sahibini telif haklarıyla koruma yeteneğine sahip olduğunu belirtirken, yapay zeka ile üretilen içeriklerde, komut veren kişinin yaratıcılığı söz konusu olduğunda eserin niteliğinden bahsedilebileceğini, aksi halde bunun tartışmalı olacağını ifade etti.
Kişisel verilerin kullanılarak görsel içerikler üretilebildiğine dikkat çeken Çoğalan, DeepFake teknolojisiyle kişilere ait görüntülerin gerçeği yansıtmayan eylem ve konuşmalarla birlikte sunulabildiğine vurgu yaptı.
Bu tür içeriklerin Türk Ceza Kanunu'ndaki bazı suçlarla ilişkilendirilebileceğini belirten Çoğalan, bu durumda hem kişisel verilerin hem de kişinin onur ve saygınlığının ihlal edildiğine dikkat çekti.
Çoğalan, Türk Ceza Hukuku'na göre sorumlulukların gerçek kişilerde olduğunu vurgularken, yapay zekanın fail olarak kabul edilemeyeceğini, ancak hukuka aykırı içerik üretenlerin cezai sorumluluk taşıyacağını söyledi.
Yapay zekanın gelişimine paralel olarak hukuki düzenlemelerin de hızla güncellenmesi gerektiğine işaret eden Çoğalan, teknolojinin hukuk sisteminden daha hızlı ilerlediği gerçeğini vurguladı.
Komut Vermek Eser Sahipliğine Yol Açmaz
Hacettepe Üniversitesi'nden Dr. Barış Gözübüyük, yapay zekanın eser niteliği ve telif hakkı ihlalleri konusundaki tartışmalara değindi. Bir eserin kopyalanmasının telif hakkı ihlali oluştururken, stilin kopyalanmasının her zaman aynı sonuca yol açmadığını belirtti.
Gözübüyük, üslup kopyalamanın telif hakkı ihlali sayılmasının karmaşık bir mesele olduğunu, bu tür bir iddianın tartışmalı olabileceğini söyledi.
Yapay zeka modellerinin telifli eserlerle eğitilmesi konusunda farklı hukuk sistemlerinin farklı yaklaşımları olduğunu, Amerikan hukukunda bunun ihlal sayılmadığını, ancak Kıta Avrupası hukukunda ticari kullanımın yasaklanabileceğini ifade etti.
Bir sanatçının sesinin izinsiz kullanımına karşı hukuki yolların aranabileceğini belirten Gözübüyük, bu durumun daha çok kişilik hakları çerçevesinde ele alınması gerektiğini düşündüğünü söyledi.
Eserin hususiyet açısından en önemli unsur olduğunu vurgulayan Gözübüyük, teknik katkıların yaratıcılığa yol açmadığını ve dolayısıyla eser niteliği taşımadığını açıkladı.
Yapay zekayla üretilen içeriklerin eser sahipliğine yol açıp açmadığının tartışmalı olduğunu söyleyen Gözübüyük, komut vermenin eser sahipliği sağlamadığını savundu.
Komutların niteliğinin eserin hususiyetine etkisinin belirsiz olduğunu belirten Gözübüyük, mevcut yasal çerçevede yapay zekaya komut verenlerin eser sahibi olarak kabul edilmeyeceğini ekledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!