Yatan Hastalarda Deliryumun Ölüm Riskini Arttırdığına Dikkat Çekildi
Zonguldak'ta Prof. Dr. Hilal Ayoğlu, deliryumun ölüm riskini artırdığını ve erken tanının önemini vurguladı.
Zonguldak
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi'nden Prof. Dr. Hilal Ayoğlu, deliryumun, bilinç seviyesinde değişim, dikkat eksikliği, zihinsel işlevlerde gerileme ve düşünme süreçlerinde zorluk ile karakterize edilen bir beyin bozukluğu olduğunu belirtti.
Deliryumun özellikle erişkinlerde yaygın görüldüğüne dikkat çeken Ayoğlu, "Bu durum, hayatı tehdit eden ve yaşamsal fonksiyonları bozan bir özellik taşımaktadır." ifadelerini kullandı.
Ayoğlu, hastaneye yatırılan hastaların %30'unda deliryum vakalarına rastlandığını belirterek, "Yoğun bakım ünitesinde bu durum daha da ciddi. Solunum cihazına bağlı hastaların yaklaşık dörtte üçünde deliryum görülürken, cihazsız olanların da yarısından fazlasında bu durum ortaya çıkıyor. Bu da ölüm riskinin artmasına yol açıyor, normalden iki kat fazla ölüm riski söz konusu." şeklinde konuştu.
📲 Gelişmeleri takip edin!Deliryuma sebep olan faktörlerin çeşitli olduğunu, altta yatan sağlık sorunlarının başlıca etkenler arasında yer aldığını ifade eden Ayoğlu, "Hastaların kendilerini yabancı bir ortamda hissetmeleri de deliryumun temel sebeplerinden biri." dedi.
Ayoğlu, deliryumun tedavisinde erken tanı ve önleyici yaklaşımların önemine vurgu yaparak, öncelikle hastalığa yol açan altta yatan patolojilerin ve metabolik dengesizliklerin düzeltilmesi gerektiğini belirtti.
Ağrı gibi deliryuma neden olabilecek etmenlerin kontrolünün önemine dikkat çeken Ayoğlu, yoğun bakım hastalarında uyku ve uyanıklık döngüsünün korunmasının kritik olduğunu belirtti.
Ayoğlu, hastaların bilişsel seviyelerini koruyabilmeleri için bulundukları ortamda saat ve takvim bulundurulmasının, deliryum görülen hastaların hareketli kalmasının önemine değinerek, yoğun bakım hastalarının yakınlarıyla iletişim kurmasının teşvik edilmesinin deliryumu önlemeye katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Deliryumla mücadelede önceliğin koruyucu yöntemler olduğunu belirten Ayoğlu, ilaç tedavisinin genelde aşırı ajitasyon gösteren ve kendine zarar verme riski bulunan hastalarda uygulandığını kaydetti.
Ayoğlu, deliryumun sadece huzursuzluk ve ajitasyonla değil, bazı durumlarda hareketsizlik ve içe kapanma şeklinde de ortaya çıkabileceğini sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!