Yatırımcı Yeniden 'Güvenli Liman'a Sığınıyor: Altında Yeni Yükseliş Dalgası ve Dev Bankaların Tahminleri
Küresel jeopolitik riskler ve Fed beklentileriyle altın fiyatları son 3 ayın zirvesine tırmandı. Uzmanlar, kasım ayındaki kritik seçime dikkat çekiyor.
Duygu Erdoğan - Küresel piyasalardaki hareketlilik ve jeopolitik belirsizlikler, tasarruflarını altın üzerinden değerlendiren yatırımcıların yüzünü yeniden güldürmeye başladı. Altın fiyatlarında yaklaşık üç haftadır gözlenen yukarı yönlü seyir, dördüncü haftasına da artışla girerek son üç ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Küresel gelişmelerin etkisiyle hareketlenen ons altın, gün içinde 4 bin 650 dolar seviyesini test ederken, gün genelinde 4 bin 640 dolar sınırında dalgalı bir grafik çizdi.
Küresel Riskler ve Fed Kararları Güvenli Limanı Tetikledi
Altının yeniden "güvenli liman" kimliğiyle öne çıkmasında, tırmanan jeopolitik riskler ve ABD dolarının küresel ölçekte değer kaybetmesi belirleyici oldu. Geçtiğimiz şubat ayında ons altın hızlı bir yükselişle 5 bin 200 dolar sınırına kadar dayanarak yatırımcıları şaşırtmış, ancak sonrasında yaşanan ani değer kayıpları piyasada panik satışlarına yol açmıştı. Bugün ise ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırım ihtimallerinin zayıflaması ve ABD ekonomi yönetiminin tahvil piyasasına yönelik müdahaleleri dolara olan talebi baskılayarak altına can suyu oldu.
Ons başına yaklaşık 4 bin 650 dolara kadar yükselerek mayıs ortasından bu yana en yüksek seviyesini gören altın için kritik virajlar kapıda. Yatırımcılar, ABD faiz politikasının geleceğine dair ipuçları barındıran temmuz ayı PCE enflasyon verilerine ve Fed Başkanı Warsh’ın Jackson Hole toplantısında yapacağı açıklamalara odaklandı. Öte yandan, ABD’nin İran’a yönelik yeni yaptırım tehditleri petrol arzını riske atarak enerji fiyatlarını yükseltebilir ve bu durum faiz indirimlerinin seyrini etkileyebilir.

"Asıl Kırılma Kasımda" ve Kapalıçarşı'dan Uzun Vadeli Yatırım Uyarısı
Piyasa analistleri, altın fiyatlarındaki asıl büyük kırılmanın kasım ayında yaşanacağını öngörüyor. ABD’de Başkan Donald Trump’ın siyasi geleceğini de şekillendirecek olan ara seçimlerde; Temsilciler Meclisi, Senato’nun bir kısmı ve eyalet valilikleri yeniden belirlenecek. Kasım ayının ilk haftasında gerçekleşecek bu kritik seçimlerin ardından piyasaların yönünü daha net tayin etmesi bekleniyor.
İç piyasadaki durumu değerlendiren Kapalıçarşı’nın deneyimli kuyumcu esnaflarından Nazar Özsahakyan, yatırımcılara önemli uyarılarda bulundu. Özsahakyan, "Şubat ayında gram altın 8 bin 200 lira seviyelerinden geri döndü, ons altın ise 5 bin 200 doları aşmıştı. Yaşanan hızlı yükselişin ardından bölgedeki savaşlar ve Trump’ın yarattığı belirsizliklerle fiyatlar hızla dip yaptı. Bu dalgalanma yatırımcıyı zorladı ve yüksek fiyattan alanlar panikle satış yaptı. Altının uzun vadeli bir yatırım aracı olduğunu unutmamak gerekir; gündelik hareketlerle altın alınmaz. Yastık altı tasarrufu olanlar kayıp yaşamayacaktır. Şu an gram altın 7 bin 180 lira seviyelerinde. Kasım ayıyla birlikte piyasanın gerçek yönünü göreceğiz" dedi.
Dev Bankalardan 5 Bin Dolar ve Üzeri Ons Altın Tahminleri
Dünyanın önde gelen finans kuruluşları da orta ve uzun vadeli altın tahminlerini güncellemeye devam ediyor. J.P. Morgan, ons altının 2026’nın üçüncü çeyreğinde ortalama 4 bin 300 dolar, son çeyreğinde ise 4 bin 500 dolar seviyesinde olmasını bekliyor. İsviçreli UBS ise 2026 sonunda altının 4 bin 600 dolara ulaşacağını ve 2027’nin ilk yarısında 5 bin dolar sınırını aşabileceğini öngörüyor.
Para politikasının beklenenden daha sıkı kalabileceği ihtimali üzerine tahminlerini revize eden Goldman Sachs, Aralık 2026 için ons altın hedefini 5 bin 400 dolardan 4 bin 900 dolara indirdi. Buna karşın Morgan Stanley, ons altının 2027 yılında 5 bin doların üzerine çıkacağını tahmin ediyor. HSBC ise 2026 yılı ortalama ons altın fiyatı tahminini 4 bin 560 dolar, 2027 tahminini ise 4 bin 925 dolar olarak belirledi. Bankanın yıl sonu hedefleri ise 2026 için 4 bin 750 dolar, 2027 için 5 bin 25 dolar seviyesinde bulunuyor.
Küresel Piyasada Çin Etkisi ve İç Piyasadaki Destekleyici Gelişmeler
Altındaki yükseliş trendinde jeopolitik krizlerin yanı sıra Çin'in stratejik hamleleri de dikkat çekiyor. Analistler, ABD ve Avrupa'nın farklı ekonomik tedbirler aldığı bu süreçte, Çin'in altın alımlarını agresif bir şekilde artırarak finansal güvencesini pekiştirdiğini belirtiyor. Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu'daki gerilimler enerji krizini körüklerken, Çin'in resmi olarak açıklanan verilerin çok daha üzerinde bir altın rezervine ulaştığı tahmin ediliyor. Bu durumun küresel altın talebini yüksek tutmaya devam edeceği öngörülüyor.
Yurt içinde ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) bir hafta vadeli repo ihalelerine geri dönmesi, piyasalar tarafından "faiz indirim sürecinin kapısının aralandığı" şeklinde yorumlandı. Bankaların fonlama maliyetinin yüzde 40'tan yüzde 37'ye düşmesi, iç piyasada altına olan ilgiyi daha da artırabilir. Nitekim TCMB’nin son yayımladığı Hanehalkı Beklenti Anketi de bu eğilimi doğruluyor. Ankete göre yatırım tercihinde altın ilk sıradaki yerini korurken, "Altın alırım" diyenlerin oranı yüzde 41.3'e yükseldi, gayrimenkule yönelenlerin oranı ise yüzde 37.1'e geriledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!