Yenilenebilir Enerji Kapasitesi 2025'te Rekor Seviyeye Ulaştı
Yenilenebilir enerji kapasitesi 2025'te 692 gigavat artarak rekor kırdı. Güneş ve rüzgar enerjisi büyümede başı çekti.
Ankara
Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) tarafından yayımlanan "Yenilenebilir Kapasite İstatistikleri" raporunda, geçtiğimiz yıl yenilenebilir enerji kapasitesinde 692 gigavatlık rekor bir artışın gerçekleştiği bildirildi.
Enerji konusundaki jeopolitik gerginlikler küresel gündemin odağına yerleşirken, Orta Doğu'daki çatışmalar enerji arz güvenliği ve fosil yakıt fiyatlarındaki dalgalanmalar konusunda yeni endişelere yol açıyor. Rapora göre, bu koşullar sürdürülebilir enerji sistemlerinin önemini vurguluyor.
Yenilenebilir enerji, hızlı devreye alınabilmesi, yerli oluşu ve düşük maliyetleriyle ulusal enerji sistemlerinde daha fazla yer alarak, ülkelerin uluslararası yakıt piyasalarına olan bağımlılığını azaltabilir.
Güneş Enerjisi Öne Çıkıyor
Geçen yıl küresel yenilenebilir enerji kapasitesi 5 bin 149 gigavat seviyesine ulaşırken, güneş enerjisi 511 gigavatlık bir artışla bu büyümenin yüzde 73,8'ini oluşturdu. Rüzgar enerjisi ise 159 gigavatlık artışla ikinci sırada yer aldı.
Güneş ve rüzgar enerjisi, toplam yenilenebilir enerji kapasitesindeki artışın yüzde 96,8'ini temsil ederek, bu iki alandaki maliyet düşüşlerinin önemini gösterdi.
Biyokütle enerjisi ise yüzde 2,3'lük bir yıllık büyümeyle üçüncü sırada yer aldı ve toplam kapasiteye 3,4 gigavat katkı sağladı.
Eşitsizlikler Sürüyor
Rapora göre, ülkeler ve bölgeler arasında önemli eşitsizlikler devam ediyor. Asya ülkeleri, yenilenebilir enerji kapasitesini 513,3 gigavat artırarak yüzde 74,2 ile lider konumda kalmaya devam etti.
Afrika'da kapasite 11,3 gigavat arttı, bu artışta özellikle Etiyopya, Güney Afrika ve Mısır etkili oldu. Orta Doğu da hızlı büyüyen bölgelerden biri olarak yüzde 28,9 artış gösterdi; Suudi Arabistan bu büyümede lider rol oynadı.
Asya toplamda 2 bin 891 gigavat ile en büyük yenilenebilir enerji kapasitesine sahipken, Avrupa 934 gigavat ile ikinci sırada yer aldı. Orta Amerika ve Karayipler ise toplam 21 gigavat ile en düşük kapasiteye sahip bölge oldu.
Bu eşitsizlik, yenilenebilir enerji oranı düşük olan ekonomilerin kırılganlığını gözler önüne seriyor ve enerji güvenliği için yenilenebilir enerji payının artırılması gerektiğini vurguluyor.
IRENA Genel Direktörü Francesco La Camera, belirsizliklerin yoğun olduğu bir dönemde yenilenebilir enerjinin kararlı büyümesine dikkat çekerek, "Bu durum yalnızca piyasa eğilimlerini değil, aynı zamanda yenilenebilir enerjinin dayanıklılığını da açıkça gösteriyor. Merkezi olmayan enerji sistemleri, doğası gereği daha dayanıklıdır." dedi.
La Camera, enerji dönüşümüne yatırım yapan ülkelerin, enerji güvenliği, dayanıklılık ve rekabet gücünü artırarak ekonomik açıdan daha az etkilendiğini ifade etti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!