Yerli ve Milli Buğday "Serince" Sınırları Aştı: Suriye ve Irak Yolunda İhracat Atılımı
Şanlıurfa GAPTAEM tarafından 12 yıllık çalışma sonucu geliştirilen yerli buğday çeşidi Serince, Suriye'deki denemelerde 20 çeşit arasında birinci oldu.
Şanlıurfa'da konumlanan GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (GAPTAEM) bünyesinde yaklaşık 12 yıl süren titiz ıslah çalışmalarının ardından toprakla buluşturulan yerli ekmeklik buğday çeşidi "Serince", Türkiye sınırlarını aşarak uluslararası arenada gövde gösterisi yapıyor. Türk çiftçisinin beğenisini kazanan yerli tohum, Barut Tohumculuk firmasının küresel girişimleriyle Irak'ın ardından Suriye pazarında da tescil edilmek üzere gün sayıyor. Suriye Araştırma Enstitüsü tarafından kurulan özel deneme alanlarında test edilen Serince, verim ve kalite parametrelerinde rakiplerini geride bırakarak büyük bir başarıya imza attı.
On İki Yıllık Emeğin Ürünü: Serince Buğdayı
Yeni bir buğday çeşidinin tarıma kazandırılmasının 10 ila 15 yıl arasında değişen son derece sabır ve emek isteyen bir süreç olduğunu belirten GAPTAEM Müdürü İbrahim Halil Çetiner, yaklaşık 3 bin genetik materyalin yer aldığı zengin bir gen havuzundan yararlandıklarını ifade etti. Geliştirdikleri her yerli tohumun Türkiye tarımı için stratejik bir değer taşıdığını vurgulayan Çetiner, temel hedeflerinin her yeni çeşitte verimlilik, kalite ve hastalıklara karşı dayanıklılık çıtasını daha da yukarı taşımak olduğunu söyledi.
Serince'nin hem yurt içinde hem de komşu ülkelerde dikkat çekici tarımsal sonuçlar ortaya koyduğunu dile getiren Çetiner, şu bilgileri paylaştı: "İş birliği yaptığımız Barut Tohumculuk, Serince çeşidini Suriye ve Irak'ta tescil ettirmek üzere resmi süreçleri başlattı. Suriye Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen denemelerde, Serince'nin 20 farklı buğday çeşidi arasında açık ara birinci sırada yer aldığını gururla öğrendik. Resmi belgesi hazırlanan bu başarı, tohumumuzun hem hektolitre ağırlığı ve protein oranı gibi kalite kriterlerinde hem de yüksek verimde lider olduğunu kanıtladı. Ayrıca tarımsal üretimin en büyük tehditlerinden biri olan sarı pas hastalığına karşı da mükemmel bir direnç gösterdi."
Zorlu İklim Koşullarında Yüksek Protein Performansı
Serince buğdayının ıslah çalışmalarını bizzat yürüten Ziraat Yüksek Mühendisi Memduh Serdar Polat, yerli tohumun 2021 yılında tescil edilmesinin ardından kısa sürede üreticilerin vazgeçilmez tercihleri arasına girdiğini belirtti. Sahadan son derece olumlu geri dönüşler aldıklarını kaydeden Polat, iklimsel zorluklara karşı tohumun gösterdiği direncin altını çizdi.
Özellikle aşırı yağışlı geçen son sezonda bölgedeki birçok ekmeklik buğday çeşidinin protein değerlerinin yüzde 10-11 seviyelerinde kaldığına dikkat çeken Polat, "Serince çeşidimizde en düşük protein oranını yüzde 13, en yüksek oranı ise yüzde 14,5-15 seviyelerinde tespit ettik. Sıra dışı hava koşullarına karşı gösterdiği yüksek tolerans, üstün kalitesi ve verimiyle bu tohum, üreticilerimizin gelirini doğrudan artırırken tüketiciler için de çok daha kaliteli gıda üretilmesine zemin hazırlıyor" dedi.
Ortadoğu'dan Kuzey Afrika'ya Uzanan İhracat Vizyonu
GAPTAEM tarafından tescillenen buğday, arpa ve mercimek gibi stratejik tohumların sözleşmeli tarım modeliyle sertifikalı üretimini gerçekleştirdiklerini belirten Ziraat Mühendisi ve Barut Tohumculuk Yöneticisi Mahmut Barut, yerli tohumları dünya çiftçileriyle buluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Irak'taki tescil sürecinin devam ettiğini, Suriye'de ise deneme ekimlerinin ardından tescil aşamasına geçildiğini müjdeleyen Barut, Suriyeli tarım uzmanlarının da Serince'nin performansından büyük memnuniyet duyduklarını aktardı.
Türk tohumculuk sektörünü küresel pazarda lider konuma taşımak için stratejik bir yol haritası izlediklerini belirten Mahmut Barut, sözlerini şöyle tamamladı: "Şu an Irak, Suriye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) aktif deneme alanlarımız bulunuyor. Önümüzdeki yıl bu coğrafyayı daha da genişleterek Cezayir, Fas ve Tunus gibi Kuzey Afrika ülkelerinde yeni deneme alanları kuracağız. Geliştirdiğimiz nitelikli tohum çeşitleriyle hem bölge tarımına katkı sunmayı hem de ülkemizin tohum ihracatını çok daha üst seviyelere taşımayı hedefliyoruz."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!