Yeşilay'ın Türkiye Sosyal Medya Araştırması Sonuçlandı
Yeşilay'ın sosyal medya araştırması, yoğun kullanımın sosyal becerileri olumsuz etkilediğini gösterdi. Özellikle gençler ve yaşlılar üzerinde bağımlılık ve dolandırıcılık riskleri arttı.
Yeşilay tarafından yapılan araştırma, sosyal medyanın aşırı kullanımının bireyler arası ilişkiler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ve sosyal becerilerin gelişimini engellediğini ortaya koydu. Bu durumun, sosyal medyanın varoluş amacının tam tersine bir etki yarattığı vurgulandı.
Dinç, sosyal medyanın aşırı kullanımının yarattığı zararlara dikkat çekerek, stres yönetimi, problem çözme becerileri, yaşam düzenlemeleri ve duygusal kontrol gibi yeteneklerin olumsuz etkilendiğini belirtti. Özellikle Türkiye'deki gençlerin, OECD ülkelerine kıyasla daha yüksek düzeyde kaygı ve güvensizlik hissettiklerinin altını çizdi. Türkiye'deki öğrencilerin en az bir kez siber zorbalığa maruz kalma oranının OECD ortalamasının üzerinde olduğu belirtildi.
Dinç, eğitim düzeyi düştükçe sosyal medya bağımlılığının arttığını, bunun diğer bağımlılık türlerinde genellikle tersi bir durum olduğunu ifade etti.
Dinç, sosyal medya kullanımının nedenlerini açıklarken, kullanıcıların yüzde 70'inin mutluluk arayışı içinde olduğunu, iyi hissetmek ve sorunlarından uzaklaşmak için sosyal medyayı tercih ettiğini söyledi. Ancak bu yaklaşımın genellikle hayal kırıklığı ile sonuçlandığını vurguladı. Sosyal medyanın kendi başına bir bağımlılık olmasının yanı sıra, başka bağımlılıklara ulaşma konusunda da tehdit oluşturduğunu dile getirdi. Kullanıcıların yüzde 30'unun kumar ve bahis, yüzde 70'inin tütün ve alkol reklamlarına maruz kaldığını belirtirken, bu içeriği değiştirenlerin yüzde 58, platform üzerinden şikayet edenlerin yüzde 43 ve resmi kurumlara şikayet edenlerin yüzde 13 olduğunu söyledi. Ancak yüzde 12'lik bir kesimin pasif izlemeye devam ettiğini ve bu durumun endişe verici olduğunu ekledi.
Dinç, "hayır" diyebilme, öz kontrol, stres yönetimi ve duygu düzenleme becerilerinin geliştirilmesinin önemine değindi.
Yaşlıların da sosyal medya kullanımından zarar görebildiğini belirten Dinç, Türkiye'de 60 yaş üstü 10 milyon kişinin bulunduğunu, bunların 1,8 milyonunun yalnız yaşadığını ve sosyal medyanın bu grupta dolandırıcılığın yaygınlaşmasına neden olduğunu söyledi. Yanlış bilgiye maruz kalma ve bu bilgileri ayırt edememe gibi sorunların yaşlılar arasında yaygın olduğunu belirtti.
"Kadınlar Erkeklerden Daha Fazla Sosyal Medyada Zaman Geçiriyor"
Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Osman Tolga Arıcak, araştırmanın detaylarını paylaştı. Çalışmanın 12 yaş ve üzeri 1195 kişiyle gerçekleştirildiğini, katılımcıların yüzde 67'sinin kadın olduğunu ve ortalama yaşın 32 olduğunu belirtti. Araştırmaya göre, 18-34 yaş arasında en yaygın kullanılan sosyal medya platformu Instagram, 16-24 yaş arası TikTok ve 20-39 yaş aralığında X platformu olarak tespit edildi.
Facebook ve LinkedIn'in daha üst yaş gruplarında kullanıldığını, Facebook'un 30-55 yaş arası, LinkedIn'in ise 25-44 yaş arası kullanıcılar tarafından daha çok tercih edildiğini aktardı.
Arıcak, en fazla kullanılan sosyal medya platformlarının yüzde 83 WhatsApp, yüzde 67 Instagram ve YouTube olduğunu, kadınların sosyal medyada erkeklerden daha fazla zaman geçirdiğini belirtti.
Sosyal medya kullanımını kontrol etmekte zorlananların oranının yüzde 15,7 olduğunu vurgulayan Arıcak, yüzde 22'lik bir kesimin işlev kaybı yaşadığını söyledi.
Sosyal medyayı sürekli düşünme oranının yüzde 25 ve daha fazla kullanma isteğinin yüzde 24 olduğunu belirtti. Arıcak, "Bu kriterlere baktığımızda, yüzde 16 ile yüzde 25 arasında ciddi bir risk grubunun olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda daha özel gruplarla çalışarak tanıya yönelik değerlendirme yapılabilir ama bağımlılık riski taşıdığını söyleyebiliriz." dedi.
Arıcak, kadınların erkeklere göre daha fazla problemli sosyal medya kullanımı gösterdiğini, erkeklerin ise oyun bağımlılığı geliştirme riskinin daha yüksek olduğunu söyledi.
Yeşilay olarak önerilerini dile getiren Arıcak, dijital okuryazarlık ve sağlıklı sosyal medya kullanımına yönelik eğitim programlarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullarda dijital okuryazarlık dersleri eklemesi, rehberlik programlarının öz düzenleme ve stres yönetimi gibi becerilere odaklanması gerektiğini belirtti. Ayrıca, çocuk ve gençler için okul dışı etkinliklerin, oyun, spor ve sanat alanlarının yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.

"Düzenleme Eksikliği Hak ve Özgürlükleri İhlal Ediyor"
Yeşilay Başkanı Dinç, toplantı sonrası gazetecilere açıklama yaptı. Sosyal medya düzenlemesine ilişkin Türkiye'nin de dünyadaki adımlar arasında yer almasının ümit verici olduğunu belirtti. Çocukların ve gençlerin bağımlılıklardan korunmasının Anayasa'da devlete verilen bir görev olduğunu söyledi. Kanunların halk ve ebeveynler tarafından desteklenmedikçe yazıda kalacağını vurguladı. Dinç, "Endüstri bazen bu tartışmaları körüklüyor, 'Bu ifade özgürlüğüne müdahale mi?' diye. Ancak düzenleme olmaması, aslında hak ve özgürlükleri ihlal ediyor. İfade özgürlüğüne karşı en büyük tehdit bu." dedi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!