Yunus Emre'nin Vefatının 705. Yılında Anıları Canlanıyor
Yunus Emre, vefatının 705. yılında Eskişehir'de çeşitli etkinliklerle anılıyor.
Anadolu'nun manevi atmosferine derin etkiler bırakan düşünürlerden biri olan Yunus Emre, tarihi kayıtlarca 13. yüzyılın sonları ile 14. yüzyılın başlarında yaşamış önemli bir şahsiyettir.
Türk-İslam tasavvuf geleneğinin en önemli temsilcilerinden olan bu büyük şair, 'Risaletü'n-Nushiyye' isimli eseri ve ölümünden sonra derlenen yüzlerce ilahinin bulunduğu 'Divan'ıyla, Türk edebiyatının gelişiminde önemli bir kilometre taşı olmuştur.
Yunus Emre, ilahi aşk ve insan sevgisini "Yaratılanı severiz, yaradandan ötürü" felsefesiyle birleştirerek, her yıl mayıs ayında Eskişehir'de düzenlenen "Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası" etkinlikleri kapsamında paneller, dinletiler ve sergilerle anılmaktadır.
705. ölüm yıl dönümü münasebetiyle Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde bulunan ve mezarının yer aldığı Yunusemre Mahallesi'nde Valilik himayesinde düzenlenecek resmi törenlerin yanı sıra mayıs ayı süresince il genelinde onun evrensel mesajlarını bugüne taşıyan anma etkinlikleri gerçekleştirilecektir.
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İlahiyat Fakültesi İslam Felsefesi Öğretim Üyesi ve Yunus Emre Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kamil Sarıtaş, AA'ya yaptığı açıklamada, Yunus Emre'nin insanın özünden yola çıkarak zaman ve mekan üstü bir evrensellik kazandığını belirtti.
Sarıtaş, Yunus Emre'nin 13. ve 14. yüzyıllarda Anadolu'nun en zor dönemlerinden birinde yaşadığını ve "Yunus Emre bugün yaşasaydı, Divan'daki ifadelerinin aynısını yazardı" dedi. O, Haçlı saldırıları, Moğol istilaları ve iç karışıklıkların olduğu dönemde, sevgi ve empatiyle Anadolu'da birliği sağlamıştır.
Yunus Emre'nin düşünce dünyasında adeta bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Sarıtaş, bugünkü birçok toplumsal sorunun onun ahlaki ilkeleriyle aşılabileceğine işaret etti.
Yunus Emre'nin öncesi ve sonrasında düşünce dünyasında belirgin bir sınır çizildiğini ifade eden Sarıtaş, "Bu nedenle onun düşüncelerini bugüne benzer şekilde getirmiş olsak, bugün de düşünce anlamında birçok problemimizi çözebiliriz" şeklinde konuştu.
Modernizmin insana "haz, hız ve daha çok kazanmak" üzerine kurulu bir yaşam dayattığını belirten Sarıtaş, "Problemlerimizin çoğunu 'Yunus gibi' bir baba, anne, eş veya öğretmen profilini hayata yansıtarak çözebiliriz. O, gününe hapsolmayan biri. Bugün yöneticiler de onun 'gönül diline' kulak vermeli." dedi.
Yunus Emre'nin "Her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası." sözünün umut dolu bir yaşamı öğütlediğine dikkat çeken Sarıtaş, bu felsefenin özellikle gençler için kritik önem taşıdığını vurguladı.
Sarıtaş, sevginin canlandırıcı, nefretin ise yok edici gücüne değinerek, "İnsanın bir günü ile diğer günü eşit olmamalı. Yunus, sevgiyle insanlığı var etmeye çalışıyor. Bugün okullarda yaşanan şiddet olaylarının ve gençlerin gelecek kaygılarının önüne geçecek olan şey, Yunus Emre'nin bize anlattığı sevgi, gönül ve umut dilidir." dedi.
Üç dilin birleşmesiyle gençlerin geleceğe daha güvenle bakabileceğini belirten Sarıtaş, bugün sadece bedeni değil, ruhu da doyuracak Yunus Emre'nin manevi bakış açısına ihtiyaç duyulduğunu ekledi.
Anadolu Ajansı © 2026
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!