3 Yıllık Emeğin Benzersiz Aroması: Coğrafi İşaretli Tekirdağ Soğanı Dünya Pazarına Açılıyor
Tekirdağ'ın coğrafi işaretli, susuz yetişen tescilli soğanı, 3 yıllık zorlu üretim serüveninin ardından sofralara ve dünya pazarına ulaşıyor.
Tekirdağ'ın tarımsal zenginliklerinin en önemli simgelerinden biri olan ve 2022 yılında coğrafi işaret tescili alan Tekirdağ soğanı, üreticilerin toprakta adeta iğneyle kuyu kazarak gösterdiği üç yıllık sabırlı emeğin ardından sofralardaki yerini alıyor. Kendine has basık şekli, turuncu ile bakır tonlarındaki parlak kabuğu, pembe-açık mor et rengi, hafif acımtırak tadı ve yüksek aromatik yapısıyla fark yaratan Tekirdağ soğanı için bu yıl kent genelinde 4 bin 400 dekar alanda ekim gerçekleştirildi. Sezon sonunda ise yaklaşık 5 bin 700 ton rekolte elde edilmesi hedefleniyor.
Tekirdağ Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri, bölgedeki stratejik ürünlerin hasat süreçlerini yakından takip ediyor. Bu kapsamda ekipler, Süleymanpaşa ilçesine bağlı Köseilyas Mahallesi'nde coğrafi işaretli Tekirdağ soğanı üretimi yapan ve aynı zamanda ürünün ana tedarikçilerinden biri olan üretici Sacit Vardas'ı tarlasında ziyaret etti. Ziyarette, hasat işlemleri ve hasat sonrası depolama süreçleri hakkında detaylı bilgi alışverişinde bulunuldu.

Dededen Toruna Aktarılan Üç Yıllık Sabır Yolculuğu
Tekirdağ soğanının coğrafi işaret tescili almasıyla birlikte Türkiye genelinde hızla bir marka haline geldiğini belirten üretici Sacit Vardas, bu özel ürünün sıradan bir soğan olmadığını vurguladı. Vardas, "Yaptığımız iş soğan ama bu sıradan bir soğan değil; bu Tekirdağ soğanı. Geçtiğimiz yıllarda aldığımız coğrafi işaret tesciliyle birlikte artık tüm Türkiye'nin tanıması gereken bir marka yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Bu soğanın en büyük sırrı üretim şeklindedir. Tam 3 yıllık bir döngüde yetişir. İlk yıl kara tohumu toprakla buluştururuz, ikinci yıl arpacık (kıska) elde ederiz, üçüncü yılda ise nihayet normal baş soğan olarak hasat ederiz. Tekirdağ soğanı; restoranların, köftecilerin, börekçilerin ve yemekhanelerin vazgeçemediği, Brix oranı en yüksek, en aromatik ve lezzetli soğandır. Aynı zamanda Türkiye'nin yeşil soğan üreten tüm illerine anaç olarak bu soğanı sevk ediyoruz" dedi.

Bu üretimin kendileri için sadece ekonomik bir faaliyet olmadığını, aile mirası olduğunu dile getiren Vardas, sözlerine şöyle devam etti: "Biz bu işi dedemizden devraldık, babalarımız devam ettirdi, şimdi ise bayrak sırası bizde. Bizden sonra da inşallah çocuklarımız devralacak. Bu uzun sürecin sonunda coğrafi işaretimizi almayı başardık. Türkiye'de tarımla uğraşan herkes bizi tanıyor ancak bizim asıl hedefimiz dünya pazarı. Küresel pazar bu kalitedeki ürünleri her zaman daha çok tercih ediyor. Tekirdağ soğanı olmadan gerçek bir Tekirdağ köftesi, lezzetli bir yemek ya da börek yapılamaz. Şu an üretimimiz son derece güzel, sevkiyatlarımız sorunsuz devam ediyor. Çok şükür işlerimiz yolunda."

Susuz Tarımın Gücü ve 9 Aylık Depolama Ömrü
Ürünün zorlu yetiştirilme aşamalarını detaylandıran Sacit Vardas, soğanın dayanıklılık sırrının yetiştirilme tarzında saklı olduğunu belirtti. Vardas, "Ürünümüz üç aşamalı bir serüvenden geçiyor. İlk aşamada soğan anacını ekerek kara tohum elde ediyoruz. Bu tohumu depolayıp bir sonraki yıl ektiğimizde arpacık dediğimiz küçük soğanlar oluşuyor. Arpacığı da yaklaşık 7-8 ay depoladıktan sonra, üçüncü yılda baş soğan olması için yeniden toprağa ekiyoruz. Hasat bittikten sonra ise depolama süreci başlıyor. Tekirdağ soğanı inanılmaz dayanıklıdır; yaklaşık 8 ila 9 ay boyunca bozulmadan depolanabilir. Bu yüksek dayanıklılığın temel sebebi, kıraç ve susuz arazilerde yetiştirilmesidir. Susuz yetiştiği için soğan etli, sıkı ve sert olur, bu da onu dış etkenlere karşı korur" ifadelerini kullandı.
Tekirdağ soğanının yeşil soğan üreticileri tarafından neden birinci sırada tercih edildiğine de değinen Vardas, "Yeşil soğan üreticilerinin bizi tercih etmesinin en büyük sebebi soğanın içindeki göz sayısıdır. Sıradan bir soğanı ektiğinizde tek bir yeşil sürgün alırsınız. Ancak bizim soğanımızı kestiğinizde içinde 3 ya da 4 ayrı göz olduğunu görürsünüz. Toprağa ekildiğinde tek bir baş soğandan en az 3-4 dal kaliteli yeşil soğan elde edilir. Bu benzersiz verim gücü nedeniyle Türkiye'nin en iyi anacı olarak kabul ediliyoruz" şeklinde konuştu.

Balkanlar'a İhracat Kapısı Aralanıyor: Yeni Rota Yunanistan ve Bulgaristan
Ürünün Türkiye'nin dört bir yanındaki yeşil soğan üreticilerine ve aracılara gönderildiğini belirten Vardas, yeni dönem hedeflerinin ihracat olduğunu açıkladı: "Şu anki yeni rotamız Yunanistan ve Bulgaristan başta olmak üzere Balkan ülkeleri. Bu işi yapmak, üretmek isteyen tüm gençlere ve çiftçilerimize tohum, bilgi ve üretim desteği vermeye hazırız. Tarımı modernize ettik, artık ekim ve hasat süreçlerinde gelişmiş makineler kullanıyoruz. Eskiden bir kadının gün boyu yapabileceği işi, geliştirdiğimiz sistemle modernize ederek bir kadının günde 2 bin kilogram soğan paketleyebileceği seviyeye getirdik. Yeter ki kaliteli mal üretilsin, her zaman alıcısı bulunur."

Sıfır Sulama ile Gelen Yüksek Dayanıklılık
Tekirdağ Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Aksoy da Tekirdağ soğanının bölge tarımı için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek, ürünün en ayırt edici özelliğinin sulama yapılmadan yetiştirilmesi olduğunu vurguladı. Aksoy, "Bizim ilimizde Tekirdağ soğanı sulanmıyor. Tekirdağ soğanı susuzluğa son derece dayanıklı, çok özel bir çeşittir. Kıraç ve susuz arazilerde yetişebilmesi, ürünün et yapısını sıkılaştırarak depolama ömrünü uzatan en kritik faktördür" dedi.
Toprak yapısına ve organik madde miktarına göre verimin değişiklik gösterdiğini ifade eden Aksoy, "Dekar başına ortalama verimimiz bin 250 kilogram ile 2 bin 500 kilogram arasında değişmektedir. 2026 yılında Tekirdağ genelinde yaklaşık 4 bin 400 dekar alanda soğan ekimi gerçekleştirildi. Bu ekim alanlarından toplamda yaklaşık 5 bin 700 ton ürün elde etmeyi öngörüyoruz" açıklamasında bulundu.
İl Müdürlüğü olarak üretimin ekimden hasada kadar her aşamasında sahada aktif olarak yer aldıklarını belirten Aksoy, üreticilerin her zaman yanında olduklarını ve kalitenin korunması için teknik desteklerini sürdürdüklerini kaydetti. Coğrafi işaretli Tekirdağ soğanı, çiftçinin nasırlı ellerinde hayat bularak hem iç piyasada sofraları tatlandırmaya hem de Türkiye'nin yeşil soğan üretimine can suyu olmaya devam ediyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!