81 İlde Yeni İklim Seferberliği: Yerel Eylem Planlarıyla 2053 Net Sıfır Hedefine Doğru
Türkiye genelinde 81 ilde uygulanacak yerel iklim eylem planları ile sera gazı emisyonları düşürülecek, enerji verimliliği ve yeşil yatırımlar hız kazanacak.
Türkiye, küresel iklim kriziyle mücadelede yerel yönetimlerin gücünü en üst seviyeye çıkaracak tarihi bir adım atıyor. İklim Değişikliği Başkanlığı'ndan edinilen bilgilere göre, iklim değişikliğiyle mücadeleyi yerel düzeyde daha planlı, ölçülebilir ve sürdürülebilir kılmak amacıyla yeni bir dönem başlıyor. Bu doğrultuda, İklim Kanunu uyarınca hazırlanan ve 4 Ağustos’ta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları ile İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları Hakkında Yönetmelik", Türkiye'nin yeşil dönüşüm sürecinde çok kritik bir yol haritası olarak öne çıkıyor. Bugüne kadar belediyeler tarafından farklı yöntemlerle yürütülen yerel iklim çalışmaları, yeni düzenlemeyle birlikte 81 ilin tamamını kapsayan ortak bir sistem altında birleştiriliyor.
Sektörel Entegrasyon ve Kaynağında Emisyon Analizi
Yeni düzenlemeyle birlikte iklim politikaları, sadece çevre müdürlüklerinin yürüttüğü sınırlı bir faaliyet alanı olmaktan çıkıyor. Süreç; enerji, ulaşım, sanayi, tarım, su yönetimi, şehircilik ve yatırım politikaları gibi hayati sektörlerle tam entegre şekilde yürütülecek. Her il, kendi sınırları içerisindeki iklim risklerini ve sera gazı emisyon kaynaklarını detaylıca analiz edecek. İl bazında hazırlanacak olan sera gazı envanterleri sayesinde, emisyonların hangi sektörlerden ve hangi faaliyetlerden kaynaklandığı net bir şekilde ortaya konulacak. Binalar, ulaşım hatları, sanayi tesisleri ve atık yönetim sistemlerinin enerji tüketimleri mercek altına alınarak, enerji verimliliği yatırımlarına en çok ihtiyaç duyulan noktalar belirlenecek. Bu sayede yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılabileceği stratejik bölgeler ve en yüksek karbon azaltımı sağlayacak projeler hızla tespit edilecek.
Somut Projeler ve Güçlü Finansman Modelleri
Yerel planlar, Türkiye’nin küresel taahhütlerini içeren Ulusal Katkı Beyanı hedeflerini sahada uygulanabilir yatırımlara dönüştürecek. Bu doğrultuda belediye binalarında enerji verimliliği, çatı üstü güneş enerjisi sistemleri (GES), elektrikli belediye araçlarının yaygınlaştırılması, raylı sistem ve toplu taşıma yatırımları ile atıktan enerji üretimi gibi somut projeler hayata geçirilecek. Her bir iklim eyleminin tahmini bütçesi ve olası finansman kaynakları henüz planlama aşamasındayken netleştirilecek. Yönetmelik doğrudan yeni bir fon oluşturmasa da belediyelerin İller Bankası kaynakları, ulusal teşvikler, uluslararası iklim fonları ve hibe programlarına başvururken teknik açıdan güçlü ve kabul edilebilirliği yüksek proje portföyleri hazırlamasına zemin hazırlayacak. Gelecek dönemde ulusal ve uluslararası finansal kaynakların Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı (YİDEP) öncelikleriyle uyumlu projelere yönlendirilmesi sağlanacak.
2026-2032 Dönemi İçin Kritik Yol Haritası ve Dijital İzleme
Sürecin kurumsal altyapısı için net bir takvim belirlenmiş durumda. Valilerin başkanlığında belediyeler, üniversiteler, kamu kurumları ve meslek odalarının katılımıyla oluşturulacak İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları, 31 Aralık 2026 tarihine kadar kurulacak. 2026 yılında ekipler kurulup veri toplama aşaması tamamlanırken, 2027 yılında sera gazı envanterleri ve risk değerlendirmeleri tamamlanarak bütçelendirilmiş eylemler netleştirilecek. 2028-2032 yıllarını kapsayacak ilk Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları (YİDEP), 31 Aralık 2027'ye kadar karara bağlanacak. Tüm bu süreç, internet tabanlı E-YİDEP sistemi üzerinden dijital olarak takip edilecek ve veriler İklim Portal üzerinden şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılacak. Kurulan güneş enerjisi kapasitesinden azaltılan emisyon miktarına kadar tüm veriler her yıl 30 Haziran'a kadar sisteme girilecek ve değerlendirme raporları her yıl 31 Ekim'e kadar kamuoyuna sunulacak.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!