ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'dan İran'a Sert Uyarı: "Bedel Ödemeye Devam Edecekler"
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'ın nükleer programı, UCM'nin yetki sınırları, Ukrayna savaşı ve Çin ile ilişkiler hakkında çok sert açıklamalarda bulundu.
Filipinler'de gerçekleştirilen 59. Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Dışişleri Bakanları Toplantısı kapsamında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, küresel gündemi sarsacak nitelikte açıklamalarda bulundu. Rubio; İran'ın nükleer faaliyetlerinden Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) sınırlarına, Rusya-Ukrayna savaşından Çin ile ilişkilere kadar pek çok kritik başlıkta Washington'ın net duruşunu ortaya koydu.
"İran Anlaşma İçin Yalvarıyor Ancak Bedel Ödemeyi Sürdürecek"
İran yönetiminin bir uzlaşıya varmaya hazır olmadığını savunan Rubio, Tahran'ın hem doğrudan hem de üçüncü ülkeler aracılığıyla kendilerine adeta yalvardığını iddia etti. Rubio, "İran ile ilgili temel sorun, ne zaman bir anlaşmaya varsalar, oradaki yetkililerin bunu ya ihlal etmesi ya da kuralları değiştirmek istemesidir. Bu durum onların gerçek bir anlaşmaya hazır olmadığını gösteriyor. Dolayısıyla ödedikleri bedel her geçen gün daha da ağırlaşarak artmaya devam edecek" ifadelerini kullandı.
İran'ın askeri ve ekonomik olarak büyük bir yıkım yaşadığını öne süren Rubio, "Savunma sanayi altyapıları yerle bir oldu. Her gece fırlatma rampalarını ve radar sistemlerini kaybediyorlar. Milyarlarca dolarlık zarara uğradılar ve ekonomileri felaket durumda. Bu haldeyken her gün bizi arayıp anlaşma için yalvarıyorlar, üçüncü ülkeler üzerinden mesajlar gönderiyorlar. Artık mesaj gönderecek ülke bile kalmadı" dedi.
Tahran yönetiminin ülkenin zengin kaynaklarını teröre harcadığını iddia eden Rubio, "İran, Orta Doğu'nun en zengin ülkesi olabilirdi. Ancak paralarını kendi halkı yerine Hizbullah, Hamas, Husiler ve Şii militanlara aktarıyorlar. Dünyanın dört bir yanında terörü desteklemek, insanları katletmek için İHA'lar, füzeler üretiyor ve nükleer silah programlarını sürdürüyorlar" şeklinde konuştu. Rubio, "İran'da rejim değişikliği mi istiyorsunuz?" sorusuna ise "Bizim amacımız İran'ı nükleerden arındırmaktır" yanıtını verdi.
Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Küresel Güç Dengeleri
Amerika Birleşik Devletleri'nin Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) üyesi olmadığını vurgulayan Rubio, mahkemenin üye olmayan ülkelerin liderlerini ve yetkililerini yargılama iddiasına sert tepki gösterdi. Rubio, "UCM'nin anlaşmaya taraf olmayanların peşine düşme ve devlet başkanlarını hapse atma hakkı olduğunu iddia etmesi kabul edilemez" dedi.
UCM'ye yönelik eleştirilerini sürdüren Rubio, "Şunu çok iyi anlamaları gerekiyor: İnsanlar o aptal örgüte katılmak ve onun bir parçası olmak istiyorlarsa bunu yapabilirler. Ancak biz bu yapının bir parçası olmayacağız ve onlar da Amerikalılar üzerinde hiçbir şekilde yargı yetkisi uygulayamayacaklar" açıklamasında bulundu.
Küba'daki siyasi duruma da değinen Rubio, ülkedeki mevcut yönetimin çökmüş bir ideolojiyle halkı yoksulluğa sürüklediğini belirterek, "Küba halkı çok daha iyisini hak ediyor. Değişim zorlu olacaktır ancak daha parlak bir gelecek için bu dönüşüm kaçınılmazdır" değerlendirmesini yaptı.
Çin ile İlişkiler, Ukrayna Savaşı ve Sivil Nükleer Güvenlik
Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın sona ermesini istediklerini belirten Rubio, "Savaşı sonlandırmak adına elimizden gelen her türlü yapıcı rolü üstlenmeye hazırız. Ancak bu savaşın bitmesi için hem Rusya'nın hem de Ukrayna'nın kabul edebileceği ortak bir çözüm formülü gerekecektir" dedi.
Dünyanın en büyük iki ekonomisi, ordusu ve nükleer gücü olan ABD ile Çin arasında iyi ilişkiler kurulması gerektiğine dikkat çeken Rubio, bu sürecin bölgedeki ABD müttefiklerinin ve ortaklarının güvenliği pahasına yürütülmeyeceğinin altını çizdi.
Son olarak Suudi Arabistan ile nükleer teknoloji alanındaki iş birliğine değinen Rubio, "Suudi Arabistan bizim en önemli stratejik ortaklarımızdan biridir. Barışçıl ve sivil nükleer program yürütmek isteyen ülkelerin bu teknolojiyi ABD'den almasını tercih ederiz. Herhangi bir ülkeyle imzalayacağımız sivil nükleer enerji anlaşmalarında, bu teknolojinin kesinlikle askeri bir silah programına dönüştürülmesini engelleyecek en sıkı güvenlik önlemleri yer alacaktır" diyerek sözlerini tamamladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!