ABD-İran Anlaşması: Lübnan Krizi ve Ateşkesin Ardından
ABD ve İran arasında imzalanan mutabakat sonrası, İsviçre'deki görüşmeler ertelendi ve Lübnan'da ateşkes sağlandı.
ABD ve İran arasında imzalanan mutabakat sonrası, İsviçre’de yapılması planlanan teknik görüşmeler ertelendi. Bu ertelemenin ardında, Lübnan konusundaki anlaşmazlıkların yattığı belirtildi. İsviçre'nin Bürgenstock kasabasında dün başlaması beklenen görüşmelerin ani iptali, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in bölgeye yapacağı ziyareti de etkiledi. İddialara göre, taraflar Lübnan'da yaşananlar konusunda ciddi bir görüş ayrılığı yaşıyor.
Lübnan'da Artan Gerginlik
İsrail'in, Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'a yönelik sürdürdüğü askeri operasyonlar, İran tarafından kabul edilemez bulunuyor ve bu durumun, mutabakata dahil edilmesi gerektiği ifade ediliyordu. Hizbullah'ın saldırılarında 4 İsrail askerinin hayatını kaybetmesi ve İsrail'in karşılık olarak Lübnan'a hava saldırıları düzenlemesiyle tansiyon iyice yükseldi. Bu gelişmelerin ardından, İran'ın İsviçre'ye göndereceği ekibi ertelediği iddia edildi. İran Devrim Muhafızları, İsrail'in Lübnan'dan ve ABD'nin bölgeden çekilmediği sürece ticari gemilerin geçişine izin verilmeyeceğini duyurdu. Lübnan Sağlık Bakanlığı, şu ana kadar en az 47 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
Ateşkes Anlaşmasının Sağlanması
Lübnan'daki bu gergin ortamda, bir ateşkes anlaşmasının sağlanması uluslararası arenada büyük yankı uyandırdı. İsrail basını, devlet televizyonu KAN başta olmak üzere, Lübnan’da ateşkesin başladığını duyurdu. İsrail yetkilileri, Hizbullah ile varılan yeni ateşkesin yürürlüğe girdiğini belirtti. Ancak İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği pozisyonlardan çekilmeyeceğini ve herhangi bir saldırı durumunda karşılık vereceğini de bildirdi. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), ateşkesin sağlandığını doğruladı.
ABD ve İsrail Arasındaki Fikir Ayrılığı
ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu'da barışın korunması için diplomatik çabaların sürdüğünü belirterek, İsrail ve Hizbullah başta olmak üzere tüm taraflara ateşkes çağrısında bulundu. Ancak bu açıklama, ABD yönetimi ile İsrail’in Lübnan konusundaki açık görüş ayrılığının ardından geldi. Özellikle, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in İsrail’e yönelik eleştirileri, iki müttefik arasındaki ayrışmayı daha da belirgin hale getirdi. ABD-İran anlaşmasının ilk maddesi, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde askeri operasyonların derhal sonlandırılmasını öngörüyordu.
Trump ve İsrail Arasındaki Gerilim
İsrail ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki tansiyon yükselmeye devam ediyor. Cumhuriyetçi Parti ve Trump’ın en büyük finansörlerinden biri olan Miriam Adelson’un sahibi olduğu Israel Hayom gazetesi, Trump’a yönelik sert eleştirilerde bulundu. Gazetede, Trump’ın İran ile yapılan anlaşmaya tepki gösterilerek, ABD’nin aşağılanmasına yol açtığı belirtildi. Yazıda, Trump’ın sadece Nobel ödülünü değil, kendine saygı duyulmasını da kendi eliyle kaybettiği ifade edildi.
Türkiye Ziyareti ve NATO Zirvesi
ABD Başkanı Donald Trump, yeni Başkanlık uçağı Air Force One için düzenlenen törende önemli açıklamalarda bulundu. Trump, “Bu uçakla birçok seyahat gerçekleştireceğiz. Yakında Türkiye’ye de gideceğiz.” diyerek, 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesine katılacağının sinyalini verdi. ABD Başkan Yardımcısı J.D Vance ise bu zirvenin tarihin en önemli NATO zirvesi olacağını belirtti.
Hürmüz Boğazı'ndaki Hareketlilik
ABD ile İran arasındaki mutabakatın ardından, dikkatler Hürmüz Boğazı'na çevrildi. Ticari gemilerin geçişlerinde bu ayın başından itibaren en yüksek seviyeye ulaşıldı. AA’nın haberine göre, önceki gün toplam 25 gemi Hürmüz Boğazı’ndan geçti. Bu sayı, 1 Haziran’dan bu yana kaydedilen en yüksek geçiş rakamı oldu. İran'dan yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapmak isteyen tüm gemilere 60 günlük süre boyunca geçiş izni verileceği belirtildi. Öte yandan, Lübnan konusundaki gerginliğin ardından, İran Devrim Muhafızları, gemi geçişlerine izin verilmeyeceğini açıkladı.
İsrail ve Lübnan Arasındaki Çatlak
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in İsrail'e yönelik eleştirileri son günlerde dikkat çekiyor. Vance, bir röportajda, İsrail’e güvenip güvenmediği sorulduğunda, uluslararası ilişkilerde kimseye güvenmemek gerektiğini belirtti. Vance'in bu açıklamaları, İsrail'de büyük yankı uyandırdı ve İsrailli siyasetçileri sert bir şekilde eleştirdi.
İsrail Kabinesi ve ABD Gerilimi
İsrail'de kabine bakanlarının sert açıklamaları, Başbakan Binyamin Netanyahu’yu zor durumda bıraktı. Netanyahu'nun, Trump yönetimiyle yaşanan gerilimi tırmandırmamak için kabine üyelerinin Washington'a yönelik açıklamalarının kendi tutumunu yansıtmadığını ifade etmeye çalıştığı bildirildi. Daha önce de aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in açıklamaları karşısında Netanyahu, karar alma yetkisinin kendisinde olduğunu vurgulamıştı.
ABD-İsrail İlişkileri: 'Kötü Bir Boşanma'
New York Times gazetesi, ABD ve İran arasında varılan mutabakatı, ABD ve İsrail arasında kötü biten bir boşanmaya benzetti. İsrailli analistler, bu mutabakatın İsrail’in savaş hedeflerini gerçekleştiremediğini ve özellikle Lübnan'da askeri kısıtlamaların en kötü durum olduğunu belirtti.
Netanyahu'nun Barışa Etkisi
Washington Post gazetesi, ABD’li istihbarat birimlerinin, Netanyahu’nun İran ile kalıcı bir barış anlaşmasına varma çabalarını baltalayabileceğini öne sürdüğünü aktardı. Rapora göre, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürme niyetinde olduğu ve bu adımların mutabakatı ihlal edebileceği belirtildi.
Bu gelişmelerin ışığında, ABD-İran mutabakatının gelecekte nasıl şekilleneceği ve Orta Doğu'da barışın sağlanıp sağlanamayacağı konusunda belirsizlikler devam ediyor. Anlaşmanın uygulanabilirliği ve tarafların tutumları, bölgedeki istikrarın sağlanmasında kritik bir rol oynayacak.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!