ABD-İran Hattında Nükleer Kriz: Darhovin Nükleer Güç Santrali Bombalandı
ABD'nin İran'ın Huzistan eyaletindeki Darhovin Nükleer Güç Santrali’ni vurduğu açıklandı. Saldırı sonrası iki ülke arasında nükleer gerilim tırmanıyor.
Orta Doğu'da tansiyonu zirveye tırmandıran yeni bir askeri gelişme yaşandı. İran, ülkenin güneybatısında yer alan Huzistan eyaletinde inşası devam eden Darhovin Nükleer Güç Santrali’nin Amerika Birleşik Devletleri tarafından hedef alındığını duyurdu. Bölgeden gelen ilk bilgilere göre, stratejik öneme sahip santral sahasına birden fazla mühimmat isabet etti.
İran Atom Enerjisi Kurumu tarafından yapılan resmi açıklamada, askeri harekatın yerel saatle 03.39’da gerçekleştirildiği belirtildi. Saldırının tesiste yol açtığı maddi hasarın boyutu ve olası can kayıplarına ilişkin henüz detaylı bir rapor paylaşılmadı. Bu kritik gelişme, Washington-Tahran hattındaki nükleer rekabeti doğrudan sıcak çatışma zeminine taşıdı.
ABD Saldırısıyla Tırmanan Gerilim ve Hukuk İhlali Suçlaması
Saldırının hemen ardından açıklama yapan İran Atom Enerjisi Kurumu, Washington yönetimini sert bir dille hedef aldı. ABD'yi uluslararası hukuku açıkça çiğnemekle suçlayan kurum, saldırıyı "barbarca ve saldırgan bir eylem" olarak nitelendirdi. Yapılan açıklamada, nükleer tesisin vurulmasının doğrudan uluslararası hukuka karşı işlenmiş bir suç teşkil ettiği vurgulandı.
Tahran yönetimi, inşaat çalışmaları süren Darhovin Nükleer Güç Santrali’ni sadece bir enerji tesisi olarak görmüyor. Tesis, İran makamları tarafından "İran halkının onurunun ve bilimsel bağımsızlığının simgesi" olarak kabul ediliyor. Bu doğrultuda gerçekleştirilen saldırının, doğrudan ülkenin nükleer programına ve bilimsel altyapısına yönelik stratejik bir darbe girişimi olduğu savunuluyor.
Yarım Asırlık Darhovin Projesi: Devrim ve Savaş Kıskacında Bir Tesis
Esteğlal Nükleer Güç Santrali veya Karun adıyla da bilinen Darhovin Nükleer Güç Santrali’nin geçmişi, 1970'li yıllara kadar uzanan köklü ve kesintili bir tarihe sahip. Ahvaz kentinin yaklaşık 70 kilometre güneyinde, Karun Nehri kıyısında konumlanan bu stratejik tesisin inşasını günümüzde İranlı Masna şirketi yürütüyor.
Projenin ilk adımları, 1979 yılındaki İran İslam Devrimi öncesinde atılmıştı. Dönemin İran yönetimi, Fransız nükleer devi Framatome ile bölgede toplam 910 megavat kapasiteli iki basınçlı su reaktörünün kurulması amacıyla yaklaşık 2 milyar dolarlık dev bir anlaşma imzaladı. Ancak devrim sonrasında Fransa projeden çekilme kararı aldı ve üretilen mühendislik ekipmanlarını İran'a teslim etmeyerek kendi topraklarında tuttu. Bu ekipmanların bir kısmının daha sonra Fransa'daki Gravelines Nükleer Güç Santrali’nin 5 ve 6’ncı ünitelerinde kullanıldığı ve bu ünitelerin 1985'te faaliyete geçtiği biliniyor.
Fransa'nın çekilmesinin ardından 1980 yılında patlak veren İran-Irak Savaşı, Darhovin’deki şantiyenin tamamen durmasına neden oldu. Savaşın bitmesiyle arayışa giren Tahran, 1992 yılında Çin ile yeni bir anlaşma imzaladı. Bu anlaşma kapsamında, Pakistan’daki Chashma Nükleer Güç Santrali model alınarak 300’er megavatlık iki reaktörün inşası planlandı. Ancak bu girişim de ABD’nin Pekin yönetimi üzerindeki yoğun siyasi baskıları sonucu Çin’in projeden çekilmesiyle yarım kaldı.
Yaptırımlara Karşı Yerli İmkânlar ve 2022'de Yeniden Başlayan İnşaat
Uluslararası ortakların baskılar sonucu tek tek çekilmesi üzerine İran, Darhovin projesini tamamen kendi öz kaynakları ve yerli mühendislik gücüyle tamamlama kararı aldı. Bu doğrultuda, ülkenin IR-40 araştırma reaktörünü temel alan ve ağır su teknolojisi kullanan 360 megavat kapasiteli yerli bir reaktör tasarımı geliştirildi. Proje 2008 yılında yeniden kamuoyuna duyuruldu ve ilk etapta 2016 yılında faaliyete geçmesi hedeflendi; fakat uluslararası yaptırımların gölgesinde inşaat takviminde ciddi gecikmeler yaşandı.
Geçmiş süreçte İsviçre-İsveç ortaklığı olan teknoloji devi ABB firması da projede danışman olarak görev alsa da, küresel yaptırımların sıkılaşmasıyla ortaklıktan çekilmek zorunda kaldı. Yaşanan tüm bu diplomatik ve ekonomik engellere rağmen İran Atom Enerjisi Kurumu, Mayıs 2022'de yerli santral projesinin planlama safhasının sürdüğünü ilan etti. Aralık 2022'de ise İran devlet televizyonu, 300 megavat kapasiteli yerli nükleer santralin inşasına resmen başlandığını duyurdu. Toplam maliyetinin 1,5 milyar ile 2 milyar dolar arasında değişmesi beklenen projenin, yaklaşık sekiz yıllık bir çalışma takvimiyle tamamlanması öngörülüyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!