ABD-İran Savaşında Kritik İstihbarat: Çatışmalar Yıllarca Sürebilir!
ABD ve İran arasındaki gerilim tırmanırken, Trump'ın üst düzey danışmanları askeri çatışmanın yıllarca sürebileceği yönünde kritik uyarılarda bulundu.
Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında Orta Doğu genelinde tırmanan askeri ve diplomatik gerilim, küresel dengeleri sarsmaya devam ediyor. Washington koridorlarından sızan son istihbarat raporları, iki güç arasındaki mücadelenin tahmin edilenden çok daha uzun soluklu olabileceğini ortaya koyuyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın en yakın kurmaylarının, Beyaz Saray’da gerçekleştirilen kritik zirvelerde savaşın yıllarca sürebileceği yönünde uyarılarda bulunduğu iddia edildi.
Trump’a "Yıllarca Sürebilir" Uyarısı ve Pentagon’un Açık Uçlu Planı
Wall Street Journal gazetesinin üst düzey hükümet yetkililerine dayandırdığı habere göre; Oval Ofis ve Durum Odası’nda gerçekleştirilen yüksek düzeyli güvenlik toplantılarında, Tahran’ın askeri ve ekonomik direnç kapasitesi masaya yatırıldı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun da aralarında bulunduğu üst düzey danışmanlar, Başkan Trump’a İran ile girilecek doğrudan bir askeri çatışmanın kısa sürede sonuçlanmayacağını ve yıllarca sürebilecek bir yıpratma savaşına dönüşebileceğini iletti.
Prestijli yayın organı Foreign Affairs’te yayımlanan güncel bir analiz de bu görüşü destekler nitelikte. Analize göre, uluslararası yaptırımlar sebebiyle İran ekonomisinin belirli sektörlerinde çok ciddi daralmalar yaşansa da Tahran’daki yönetici elit, olası bir savaşın finansal maliyetlerini uzun süre karşılayabilecek alternatif kaynakları elinde bulunduruyor.

Yaşanan bu gelişmelerin gölgesinde ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Orta Doğu’daki askeri konuşlanmasını uzun vadeye yayıyor. Kaynaklar, Pentagon’un bölgedeki bazı kritik hava savunma birimlerinin görev sürelerini ucu açık şekilde uzatmayı planladığını belirtiyor. Diğer taraftan Başkan Donald Trump, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada İran ile aktif bir müzakere süreci yürütmediklerini vurgulamış ve savaşın 3 Kasım’da gerçekleştirilecek ABD Kongre ara seçimlerinin hemen ardından İran’ın daha fazla dayanamayarak çökeceği iddiasıyla son bulacağını savunmuştu.
Ürdün’deki Üsse Saldırı: ABD Savaş Uçakları Hasar Gördü
Washington yönetimi, Tahran üzerindeki ekonomik ve askeri baskıyı en üst düzeyde tutmakta kararlı görünüyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran’ın bölgedeki Amerikan savaş gemilerini hedef alan eylemlerine sert tepki göstererek, "Savaş gemilerimize ateş açmaya cüret ettiklerinde bunun bedelini tankerleriyle ödüyorlar. Gemilerimizi vurmayı başaramıyorlar ancak her denemelerinde beş tanker kaybediyorlar. Onları ekonomik olarak tamamen boğmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Öte yandan, İran’ın salıyı çarşambaya bağlayan gece Ürdün’deki ABD askeri üssüne gerçekleştirdiği misilleme saldırısının detayları ortaya çıktı. İlk etapta hasarsız atlatıldığı belirtilen saldırıda, aslında Amerikan hava gücünün ciddi darbeler aldığı öne sürüldü. Askeri kaynaklardan edinilen bilgilere göre, üste konuşlu yaklaşık 8 adet "F-15" tipi savaş uçağı saldırıda hasar gördü ve detaylı bakım/onarım işlemleri için servis merkezlerine gönderildi. Ayrıca, yakın hava desteği ve taarruz görevlerinde kullanılan "Warthog" lakaplı 1 adet "A-10 Thunderbolt" uçağının da kanadının kırıldığı bildirildi. Yaşanan ağır bombardımana rağmen hiçbir ABD askerinin hayatını kaybetmediği açıklandı.
Bölgesel Kriz Büyüyor: Babülmendep’te Husi Tehdidi ve Üçlü İttifak Uyarısı
Çatışmanın coğrafi alanı genişlerken, Yemen’deki İran destekli Husiler stratejik hamlelerini hızlandırdı. Husilerin, Kızıldeniz’in kritik liman kentlerinden biri olan el Muha’nın kontrolünü tamamen ele geçirerek Babülmendep Boğazı’na doğru askeri ilerleyiş başlattığı öğrenildi. Yemen’in uluslararası alanda tanınan meşru hükümetinin kontrolünde bulunan el Muha, ağustos ayının başından bu yana yoğun Husi kuşatması altındaydı.
Askeri uzmanlar, Husilerin bu hamleyle İran’ın Hürmüz Boğazı’nda uyguladığı deniz ablukası stratejisini Babülmendep Boğazı’nda da devreye sokmayı amaçladığını belirtiyor. Kızıldeniz şeridindeki adalar ve liman kentleri Husilerin bir sonraki hedefi olarak öne çıkarken, grup geçtiğimiz hafta Suudi Arabistan destekli Yemen hükümet güçlerine karşı geniş çaplı operasyonlar başlatmış ve Suudi topraklarındaki bazı stratejik hedefleri vurmuştu.
Suudi Arabistan’a yönelik Husi tehdidinin artması üzerine Pakistan diplomasisi hızlı bir refleks gösterdi. İslamabad yönetiminin, bölgesel bir savaşı engellemek adına Tahran nezdinde girişimlerde bulunarak Husi saldırılarının durdurulmasını talep ettiği bildirildi. Pakistan Savunma Bakanı Havace Asif, saldırıların Suudi Arabistan’ın egemenliğini tehdit edecek boyuta ulaşması halinde, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında geçmişte imzalanan üçlü güvenlik ve savunma iş birliği mekanizmasının derhal devreye gireceğini açıkladı. Pakistanlı Bakan, bu anlaşmanın uygulanması konusunda hiçbir tereddütlerinin olmadığını vurgularken, İran tarafı ise klasik savunmasını tekrarlayarak "Husiler üzerinde doğrudan bir kontrollerinin bulunmadığını" iddia etti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!