ABD, İsrail ve İran Arasındaki Gerilim Altın Piyasasını Nasıl Etkiliyor?
ABD ve İsrail'in İran ile olan çatışmaları, dünya piyasalarında önemli dalgalanmalara neden oldu. Altın fiyatları yükselirken, yatırımcılar için güvenli liman olmayı sürdürüyor.
Küresel Piyasalarda Sarsıntı: ABD ve İsrail'in İran ile Savaşı
Bir aydan fazla süre devam eden ABD ve İsrail'in İran ile olan çatışmaları, dünya piyasalarında önemli dalgalanmalara neden oldu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sadık Ünay, bu hareketliliğin arka planını değerlendirdi.
Altın, uzun yıllardır küresel finans sisteminin kilit taşlarından biriydi, ancak Nixon Şoku ile bu rolünü büyük ölçüde yitirdi. 1971'de ABD Başkanı Richard Nixon, doların altına sabitlenmesini durdurdu ve böylece Bretton Woods sisteminin sonunu getirdi.
Altın Standardından İtibari Para Sistemine Geçiş
Bu gelişmeyle, ulusal para birimlerinin altın değerine dayalı sistemi yerine döviz kurları dalgalanmaya başladı. Bu yeni dönemde, para birimlerinin değeri artık fiziksel varlıklardan ziyade, ülkelerin ekonomik yönetimlerine duyulan güvene bağlı olarak belirlendi.
Bununla birlikte, jeopolitik gerilimlerin ve ekonomik krizlerin olduğu dönemlerde altın, hem bireysel hem de kurumsal yatırımcılar için güvenli liman olma özelliğini korudu. Bu tür dönemlerde artan talep, altın fiyatlarının yükselmesine neden oldu.
Gerilimin Artışı ve Altın Fiyatlarındaki Rekor Seviyeler
2025’in ikinci yarısında artan ABD-İsrail ve İran gerilimi, altın fiyatlarında hızlı bir artışa yol açtı. Yatırımcı talebinin artması, 2026 yılında ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimine gideceği beklentisiyle birleşince, fiyatlar rekor seviyelere ulaştı.
28 Şubat’ta İran’a saldırıların başlamasıyla altının ons fiyatı 5.420 doları aşarak tarihi zirvesini gördü. Ancak bu artış kısa sürdü ve satışların artmasıyla fiyatlar 5.000-5.200 dolar bandına, ardından 4.750-5.000 dolar aralığına geriledi.
Altının Yükselişi Neden Süreklilik Göstermedi?
Genellikle kriz dönemlerinde değer kazanan altının bu kez ivmesini sürdürememesi, çeşitli faktörlerle açıklanabilir.
Riskler Önceden Fiyatlandı
Piyasalardaki risk algısı neredeyse bir yıldır yüksek seviyelerdeydi. 2025 Haziran’dan itibaren artan ABD-İsrail-İran gerilimi, yatırımcıların riskleri önceden fiyatlamasına neden oldu. Bu sebeple, savaşın fiilen başlaması, altın fiyatlarında beklenen yeni bir yükselişi getirmedi.
Petrol Fiyatları ve Faiz Oranlarının Etkisi
Gerilimin Hormuz Boğazı üzerinden küresel enerji akışını tehdit etmesi, petrol fiyatlarını 70 dolardan 100 doların üzerine çıkardı. Artan enerji maliyetleri enflasyon baskısını artırırken, merkez bankalarını faiz indirimlerini ertelemeye yöneltti.
Yüksek faiz ortamı, yatırımcıları altın gibi getirisi olmayan varlıklar yerine devlet tahvillerine yönlendirdi. Bu da altın talebinde düşüşe ve fiyat artışlarının zayıflamasına neden oldu.
Güçlenen Doların Altın Üzerindeki Baskısı
Küresel belirsizlik ortamında ABD dolarının güçlenmesi, altın fiyatlarını sınırlayan bir diğer faktör oldu. Doların değer kazanması, altını diğer para birimleriyle satın alan yatırımcılar için daha pahalı hale getirerek talebi düşürdü.
Likidite İhtiyacı Satışları Artırdı
Bölgesel çatışmanın genişlemesi, Körfez ülkelerinde gelir akışlarını olumsuz etkiledi. Petrol ve turizm gelirlerindeki aksama, bazı ülkeleri likidite ihtiyaçlarını karşılamak için altın satışına yöneltti. Bu satışların geçici olduğu, ancak ülkelerin rezervlerini güçlü tutma eğiliminin sürdüğü ifade ediliyor.
Gelecekte Altın Piyasasında Beklentiler
Altın fiyatlarının seyri büyük ölçüde ABD ve İran arasındaki gerilimin seyrine bağlı olacak. İki haftalık ateşkesin kalıcı bir barışa dönüşmesi durumunda, dolar ve petrol fiyatlarında düşüş yaşanabilir ve bu da altın fiyatlarını yukarı taşıyabilir.
Genel olarak değerlendirildiğinde, jeopolitik risklerin yüksek olması, küresel borçluluğun artması ve merkez bankalarının altın rezervlerini artırma eğilimi, fiyatların uzun vadede yukarı yönlü potansiyelini koruduğunu gösteriyor.
2025'teki hızlı ve spekülatif yükselişler yerine, önümüzdeki dönemde daha dengeli ve ekonomik temellere dayanan artışların görülmesi bekleniyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!