Avrupa Havalimanlarında EES Alarmı: Pasaport Kuyrukları 2 Saate Ulaştı
Avrupa genelinde uygulamaya giren yeni biyometrik sınır sistemi EES, Frankfurt ve Amsterdam gibi dev havalimanlarında pasaport kontrol sürelerini 2 saate çıkardı.
Avrupa genelinde yaz turizminin zirve yapmasıyla birlikte, sınır kapılarında devreye alınan yeni biyometrik kontrol mekanizması havalimanlarında büyük bir yoğunluğa neden oldu. Avrupa Birliği'nin (AB) yeni Giriş/Çıkış Sistemi (EES) kapsamında başlatılan uygulamalar, özellikle Frankfurt ve Amsterdam gibi kıtanın en büyük aktarma merkezlerinde pasaport kontrolü sürelerini iki katına çıkararak 2 saate kadar ulaştırdı. AB dışından seyahat eden yolcular için sınır geçişleri adeta bir sabır sınavına dönüştü.
Frankfurt ve Amsterdam Havalimanlarında Bekleme Süresi İki Katına Çıktı
Küresel seyahat analiz firması Qsensor tarafından paylaşılan güncel veriler, Avrupa'nın en işlek havalimanlarındaki krizin boyutunu gözler önüne seriyor. Frankfurt Havalimanı'nda temmuz ayındaki en yoğun saatlerde pasaport kontrolü için bekleme süresi tam 120 dakikaya ulaştı. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde bu sürenin en fazla 60 dakika olduğu göz önüne alındığında, bekleme süresinin tam iki katına çıktığı görülüyor.
Benzer bir tablo Hollanda'nın başkenti Amsterdam'daki Schiphol Havalimanı'nda da yaşanıyor; geçen yıl 80 dakika olan en uzun bekleme süresi bu yaz 120 dakikayı buldu. Münih Havalimanı'nda ise geçen yıl 31 dakika olan maksimum bekleme süresi yaklaşık 60 dakikaya yükselerek ikiye katlandı. Bu gecikmelerden en çok, manuel pasaport kontrol noktalarından geçmek zorunda kalan AB dışı ülke vatandaşları etkileniyor.
Yeni Giriş/Çıkış Sistemi (EES) Türk Vatandaşlarını Nasıl Etkiliyor?
Havalimanlarındaki bu olağanüstü yoğunluğun temel nedeni, Avrupa Birliği'nin sınır güvenliğini dijitalleştirmek amacıyla hayata geçirdiği yeni Giriş/Çıkış Sistemi (EES) olarak gösteriliyor. Schengen ülkelerinin dış sınırlarında 10 Nisan 2026 tarihi itibarıyla tam kapasiteyle uygulanmaya başlanan bu sistem, kısa süreli seyahat eden AB dışı ülke vatandaşlarını kapsıyor.
Artık pasaportlara fiziki olarak giriş-çıkış damgası vurulması dönemi sona ererken, tüm seyahat verileri elektronik ortamda kayıt altına alınıyor. Herhangi bir istisnası bulunmayan Türk vatandaşları da Schengen Bölgesi'ne giriş yaparken bu yeni sisteme tabi tutuluyor. İlk kayıt esnasında pasaport bilgilerinin yanı sıra parmak izi ve yüz taraması gibi biyometrik verilerin sisteme işlenmesi gerekiyor. Avrupa Komisyonu verilerine göre her bir yolcunun EES kaydı ortalama 70 saniye sürse de, yüzlerce yolcunun aynı anda uçaktan inerek kontrol noktalarına yığılması kilometrelerce uzayan kuyruklara yol açıyor.
Yoğunluğu Azaltmak İçin Parmak İzi İşlemleri Erteleniyor
Yaşanan krizin daha da derinleşmesini önlemek amacıyla bazı Avrupa havalimanlarında geçici çözümlere başvuruluyor. Yoğun saatlerde pasaport kuyruklarının eritilmesi için EES kontrollerinin belirli aşamaları, özellikle de bazı yolcuların parmak izi alma işlemleri geçici olarak erteleniyor. Bu esneklik sayesinde havalimanlarındaki tıkanıklığın bir nebze olsun önüne geçilmesi hedefleniyor.
Avrupa Komisyonu, sistemin devreye alınmasından bu yana yaklaşık 160 milyon başarılı giriş-çıkış kaydının yapıldığını ve sistemin sınır güvenliğine önemli katkı sunduğunu savunuyor. Ancak turizm sektörü temsilcileri; teknik altyapı yetersizlikleri, personel eksikliği ve biyometrik kayıtların getirdiği zaman kaybının büyük havalimanlarında ciddi bir operasyonel yük oluşturduğuna dikkat çekiyor.
Eylül Ayından Sonra Sınır Kapılarında Durum Daha Da Zorlaşabilir
Havalimanlarında kaosu önlemek adına uygulanan esneklik tedbirlerinin mevcut takvime göre eylül ayı itibarıyla sona ermesi planlanıyor. Ancak aralarında sekiz AB ülkesi ve İsviçre'nin de bulunduğu bir grup üye ülke, yoğun sınır kapılarında bu kolaylıkların devam etmesi için Avrupa Komisyonu'na resmi başvuruda bulundu. Komisyonun, bazı ülkelerdeki operasyonel zorlukları göz önünde bulundurarak esnek uygulamanın süresini uzatmayı değerlendirdiği belirtiliyor.
Bu süreçte, özellikle Frankfurt, Amsterdam ve Münih gibi büyük aktarma merkezlerini kullanacak olan Türk yolcuların, uçuş planlamalarında pasaport kontrolleri için ekstra zaman ayırmaları ve aktarma sürelerini daha uzun tutmaları büyük önem taşıyor. Yaz dönemine ilişkin veriler, uçaktan iniş ile sınır kontrolünün tamamlanması arasındaki sürenin seyahatin en uzun aşamalarından biri haline gelebildiğini kanıtlıyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!