Avrupa'nın Tedarik Üssü Olma Yolunda Türkiye: Çelik Üretiminde Artış
Türkiye'nin ham çelik üretimi şubatta %3,4 artarak 3 milyon tona çıktı. İhracat ve ithalat dengesizliği sürerken, AB'ye ihracat düşüşte.
Şubat ayında Türkiye'nin ham çelik üretimi, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3,4 artış göstererek 3 milyon ton seviyesine ulaştı.
Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD), şubat ayı çelik üretimi, tüketimi ve dış ticaret rakamlarını kamuoyuyla paylaştı.
Bu verilere göre, 2025 yılının aynı ayına oranla ham çelik üretimi yüzde 3,4 artarak 3 milyon tona yükseldi. Ocak ve şubat aylarını kapsayan ilk iki ayda ise üretim, yüzde 4,7 artarak toplamda 6,4 milyon ton oldu.
Son ürün tüketimi de şubat ayında yıllık bazda yüzde 11,3 artış göstererek 3,2 milyon tona, yılın ilk iki ayında ise yüzde 4,1 artarak 6,7 milyon tona ulaştı.

İHRACAT VE İTHALATTAKİ DENGE SORUNLARI
Çelik ürünleri ihracatı, şubat ayında 2025 yılının aynı dönemine göre miktar olarak yüzde 8,6 artarken, değer olarak yüzde 9,2 azalarak 714,8 milyon dolar seviyesine geriledi.
Yılın ilk iki ayında ise ihracat, miktar bazında yüzde 13,5 azalarak 2 milyon tona, değer bazında ise yüzde 15,2 düşerek 1,3 milyar dolara indi.
İthalat rakamları ise şubat ayında geçen yılın aynı dönemine göre miktar olarak yüzde 9 artışla 1,5 milyon ton, değer olarak ise yüzde 7,2 artışla 1 milyar dolar olarak hesaplandı.
Ocak-şubat döneminde ithalat, geçen yıla göre miktar bazında yüzde 10,8 azalarak 2,7 milyon ton, değer bazında ise yüzde 11,7 düşüşle 1,9 milyar dolara indi.
Geçen yılın aynı döneminde yüzde 72,5 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, bu yıl yüzde 69,7 seviyesine geriledi.

TALEPTEKİ DÜŞÜŞLER ENDİŞE YARATIYOR
TÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan, AB'ye olan ihracatın düşüş eğiliminde olduğunu ve 1 Temmuz'da yürürlüğe girecek yeni korunma önlemleri öncesinde bu durumun endişe yarattığını belirtti.
Yayan, yılın ilk iki ayında AB'ye ihracatın yüzde 36 azalarak 540,5 bin tona gerilediğini bildirdi ve şunları ekledi:
"Orta Doğu, Türkiye'nin ikinci en büyük ihracat pazarı konumunda. Ancak bölgedeki jeopolitik riskler ve ekonomik yavaşlama nedeniyle talepte ciddi düşüşler yaşandı ve ihracatımız yüzde 38 azalarak 278,7 bin tona geriledi. Güney Amerika ve BDT ülkelerine olan ihracatta sınırlı artışlar gözlemlense de, büyük ihracat pazarlarındaki kayıplar telafi edilemedi. Avrupa'nın tedarik güvenliğini yeniden yapılandırma sürecinde Türkiye'nin 'Made in Europe' konseptine daha fazla entegre edilmesi, Türk sanayisi için bir fırsat yaratıyor. Ayrıca İsrail-ABD ve İran arasında artan gerilim, dünya ticaretini ve çelik sektörünü olumsuz etkiliyor. Türkiye'nin barışçıl girişimlerini artırması, bu savaşın ekonomimiz ve çelik sektörü üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirebilir."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!